Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/17801 E. 2024/63 K. – Kişiyi Hürriyetind
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17801
- Karar No
- 2024/63
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/936 E., 2020/1622 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kumru Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2017 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2.Kumru Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir. 3.Sanıkların istinaf talebi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 14.10.2020 tarihli kararı ile mahkumiyet kararları kaldırılarak sanıklar hakkında beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, katılan ve tanık beyanları ile doktor raporu dikkate alınarak sabit olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1-Dava konusu olay, sanıkların, tanık E.U. ile görüşmesi nedeniyle işyerine giderek katılanı darp ettikleri, görüşmediğini beyan eden katılanı yüzleştirmek amacıyla zorla araca bindirerek Tekkeköy ilçesine götürdükleri, tanık E.U. ile yüzleştirdikten sonra Kumru ilçesine getirdikleri, görevlilerce aranmaları üzerine Polis Merkezi'ne birlikte müracaatta bulundukları iddiasına ilişkindir. 2-Kumru Devlet Hastanesince düzenlenen 14.10.2017 tarihli adli raporda, katılanın mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir. 3-Görevlilerce düzenlenen 14.10.2017 tarihli tutanakta, ... adlı şahsın darp edilerek araca bindirilip götürüldüğüne ilişkin ihbar üzerine, olay yerine giden görevlilerce, ... ve ...'un olayın şüphelileri olduğu tespit edilmiş, telefonla aranan mağdur, şüpheliler ... ve ... tarafından darp edilerek araçta zorla alıkonulduğunu beyan etmiştir. 4-Sanıklar, tevil yollu ikrar içeren savunmada bulunmuşlardır. 5-Katılan aşamalardaki istikrarlı ve değişmez beyanlarında özetle, sanıklar tarafından darp edilerek zorla araca bindirildiğini, tanık E.U.'nun evine götürülerek yüzleştirildiğini, daha sonra şantiyeye geri getirildiğini, polisler arayınca da Polis Merkezi'ne gittiklerini ifade etmiştir. 6-Yeminli tanık olarak dinlenen E.U. aşamalardaki anlatımlarında özetle, amcası olan sanık ... ile onun arkadaşı olan sanık ...'ün, yüzleştirmek için bulunduğu yere katılanı zorla getirdiklerini, arabanın içerisinden katılanı çıkarmaya çalıştığını, ancak sanık ...'ün engel olduğunu, arabanın içerisinde katılanı darp ettiğini beyan etmiştir. 7-Yeminli tanık olarak dinlenen S.D. kovuşturma aşamasındaki anlatımlarında, çalıştıkları işyerine gelen sanıkların, katılan ile tartıştıklarını, ardından katılanı darp ettiklerini, katılanın arabaya rızası ile mi yoksa zorla mı bindiğini görmediğini beyan etmiş ise de, soruşturma aşamasında olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına alınan beyanlarında, sanıklar ile katılanın kavga ederek aşağıya doğru indiklerini, sanıkların, katılanı kolundan tutarak arabaya kadar götürdüklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıkların, katılana yönelik birden fazla kişi tarafından birlikte ve cebir kullanarak atılı suçu işlediklerinin katılan, tanık ve doktor raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Katılanın, rızası ile sanıkların aracına bindiği ancak aralarında çıkan tartışma üzerine, katılanı darp ettikleri gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararları kaldırılarak sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen tutanak, adli rapor, katılan ve tanık beyanları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde işlendiği anlaşıldığından sanıkların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde beraatlarına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 14.10.2020 tarihli kararına yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.