Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/17433 E. 2024/8564 K. – Eziyet

Konu: Eziyet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17433
Karar No
2024/8564
Karar Tarihi
Konu
Eziyet

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2631 Esas, 2019/3228 Karar SUÇ : Eziyet HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2015 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen eşe karşı eziyet; aynı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan; aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentlerinde düzenlenen kasten yaralama suçundan ve 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2016 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına; ayrıca, aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Aynı kararla hakaret suçundan şikayet yokluğu nedeniyle düşme, tehdit suçundan beraat kararı verilmiştir. C. Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2016 tarihli kararı suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. Akabinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 25.12.2019 tarihli ve 2018/2631 Esas, 2019/3228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Aynı kararla; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Dava konusu olay; sanığın eşi olan mağdura yönelik olarak pek çok kez sinkaflı küfürler ederek hakaret etmek, dövmekle tehdit etmek, uyurken kaynar su dökerek yakmak suretiyle eziyet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. İlk derece mahkemesince; mağdurun iddiaları, tanık beyanları, sanık savunmaları ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Küçükçekmece Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 09.11.2015 tarihli raporu nazara alınarak; sanığın kasten yaralama ve eziyet suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından hüküm kurulmasına yer olmadığına, eziyet suçundan ise 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık müdafinin temyiz isteminin sanık hakkında eziyet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşıldığından; inceleme bu suçtan kurulan hükme özgülenmiş ve Tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın ilk derece mahkemesince yapılan yargılamadan haberdar edilmediği, sanığın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli kararı ile eksikliğin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verildiği, gerekçeli kararın 28.02.2018 tarihinde tebliği üzerine suçtan zarar gören ve davaya katılma talebinde bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin 06.03.2018 tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunulduğu ancak Bölge Adliye Mahkemesince katılma talebi konusunda karar verilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla; suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 25.12.2019 tarihli ve 2018/2631 Esas, 2019/3228 Karar sayılı kararının sair yönler incelenmeksizin 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/17433, K. 2024/8564, T. 11.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-17433-e-2024-8564-k-9a6b8bb81444