Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/17033 E. 2024/8562 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17033
Karar No
2024/8562
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3357 Esas, 2020/841 Karar SUÇLAR : Çocuğa karşı eziyet, kasten yaralama HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararları kaldırılarak eziyet suçundan mahkumiyet; kasten yaralama suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğa karşı eziyet suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2014 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen alt soy olan çocuğa karşı eziyet suçundan ve aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen kasten yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli kararıyla; sanığın, atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. C. İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli kararı katılan ..., katılan ... vasisi ..., katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Akabinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2017/3357 Esas, 2020/841 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında kurulan hükümlerin kaldırılmasına; kasten yaralama suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Aynı kararla; eziyet suçundan ise; 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 4 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi; sanığın en üst sınırdan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Dava konusu olay; sanığın, gayriresmi birlikteliğinden çocuğu olan katılan ...'un vücudunun farklı bölgelerini sigara ile yakmak ve değişik zamanlarda döverek yaralamak suretiyle eziyet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Mahkemesince; Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 25.11.2013 tarihli düzenlenen raporunda dizel altı bacak bölgesinde daha yoğun kalçaya doğru azalan 0.5 cm çapında kahverengi lekelerden bahsedildiği, raporda açıkca görüleceği üzere yanık ya da sigara yanığından bahsedilmediği yine dosya içerisinde bulunan İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 04/07/2014 tarihli raporunda sağ ve sol bacaklarda, bağ kolda dirsek üzerinde, kalça üstünde, göbek üstünde yer yer kahverengi, kurumuş 1cm'lik izler olduğu, yanık izinden bahsedilmediği şeklindeki gerekçeyle sanığın her iki suçtan beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Dosyada mevcut olan Sakarya Kadın ve Çocuk Hastanesi ile Adli Tıp Kurumu İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16.04.2014 ve 04.07.2014 tarihli raporları, katılan çocuğun ve katılan ...'un beyanları ile katılan kurum vekilinin beyanları nazara alınarak; yerel mahkemenin beraat kararları kaldırılmıştır. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına; eziyet suçundan ise mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. B. Sanık hakkında eziyet suçundan kurulan hükme yönelik incelemede ise; Sanık hakkında alt soy olan çocuğa eziyet suçundan mahkumiyet kararı verilirken; uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri yerine aynı maddenin ve fıkranın (a) bendi olarak gösterilmesi hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkündür. I. Oluş, tüm dosya kapsamı, katılan çocuğun vekil ve bilirkişi eşliğinde alınan "annemde kaldığım sürede çok eziyet gördüm, annem benim vücudumda sigara söndürdü, annem alkollü oluyordu, bazen bana vuruyordu, benim yeme içmemle hiç ilgilenmiyordu.." şeklindeki iddialarıyla uyumlu olan İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16.04.2014 tarihli "çok sayıda sigara yanığına bağlı arızasının basit tıbbi müdaheleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığına" dair raporu ile katılan çocuğun velayetinin annesi olan sanıktan alınarak anneannesi olan katılan ...'a verilmesine hükmedilen Sakarya 2. Aile Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2013/829 Esas, 2015/857 Karar sayılı dosyasında yapılan tespitler birlikte değerlendirilmiştir. Bu cihetle; sanığın eziyet suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. II. Katılan Bakanlık vekilinin ... cezanın üst sınıra yakın şekilde tayin edilmesi gerektiğine dair temyiz itirazının incelenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında; ... cezanın alt sınırdan bir yıl uzaklaşılarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik incelemede; Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE; B. Sanık hakkında eziyet suçundan kurulan hükme yönelik incelemede ise; Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2017/3357 Esas, 2020/841 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/17033, K. 2024/8562, T. 11.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-17033-e-2024-8562-k-e5ecfb141594