Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/8298 E. 2023/6177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/8298
- Karar No
- 2023/6177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/362 E., 2016/180 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Havza Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Havza Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 er yıl 2 şer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanıklara son söz verilmeden hüküm kurulduğuna, tanık ... ... ...'e tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı hatırlatılmadan hüküm kurulduğuna, sanık ... hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 39 uncu maddesinde belirtilen yardım hükümleri gösterildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanun'un 37 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırıldığına, mağdurun ifadelerindeki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğuna ilişkindir. 2. Sanık ...'in temyiz isteği, suçu işlemediğine, mağdurun rızasının bulunduğuna, suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve saire ilişkindir. 3. Sanık ... ...'in temyiz isteği, suçu işlemediğine, suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinde belirtilen yardım hükümleri gösterildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanun'un 37 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırıldığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve saire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, olaydan önce mağdur ile aralarında duygusal arkadaşlık ilişkisi bulunan sanık ...'in, kuzeni olan diğer sanığın kullandığı araca mağduru zorla bindirdikleri, sanıkların bu suretle atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Havza İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce, olaydan hemen sonra olayın bir erkek şahıs tarafından ihbarına ilişkin 29.09.2015 tarihinde, saat 17.20'da düzenlenmiş tutanak, mağdurun babasının olaydan hemen sonra, kızının kaçırıldığını ve bulunmasını istediğine dair kolluk ifadesi, sanık ...'in kendisinin kolluk tarafından aranması sonrası mağdur ile karakola geldiklerine dair beyanları ve tüm dava dosyası kapsamından anlaşıldığı üzere mağdurun soruşturma başladıktan sonra serbest bırakıldığı görülmekle, tebliğnamedeki sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair düşünceye iştirak edilmemiştir. Olay intikal şekli ve zamanına, tanık beyanlarına, sanık savunmaları ile yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanıkların ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a. 29.02.2016 tarihli karar duruşmasında hazır bulunan sanıklara, 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak, müşteki ve mağdur vekilinin beyanlarından sonra son söz verilmeden hüküm kurulmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, b. Sanık ... hakkında Havza Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.10.2015 tarihli iddianamesinde sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinde belirtilen yardım hükümleri gösterildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanun'un 37 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen iştirak hükümlerine göre mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ıncı maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, c. sanık ...'in babası olan ...'in tanık sıfatıyla beyanı alınırken 5271 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkının hatırlatılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle aynı Kanun'un 45 inci ve 51 nci maddelerine muhalefet edilmesi, d. Sanıkların eylemlerini olay tarihinde on sekiz yaşından küçük olan mağdura karşı gerçekleştirdikleri kabul edilmesine rağmen, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hususları hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Havza Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/362 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı ile sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.