Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/5046 E. 2023/910 K. – Kişiyi Hürriyetind
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/5046
- Karar No
- 2023/910
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/274 E., 2016/39 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 05.08.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında katılan ...'ye karşı basit yaralama suçu ve cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında katılan ...'ye karşı basit yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiınin temyiz isteği; 1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanığın fiilinin anlık olduğuna, katılan üzerinde tam bir zapt ve kontrol sağlanmadığına, 3. Eksik inceleme olduğuna, Ve somut bir nedene dayanmayan diğer sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın evlilik dışı birliktelik yaşadığı katılan ...'nin ikametine gelerek katılanın kolundan tutup ... bahçesinde bulunan mutfak olarak kullandıkları yere doğru rızası olmadan sürükleyerek götürdüğü ve burada katılanı yere yatırarak dizi ile başına bastırıp yaralanmasına sebebiyet verdiği esnada sanık ile katılanın müşterek çocuğu olan N.T.'nin duyduğu sesler üzerine mutfağa gelmesiyle birlikte sanığın olay yerinden ayrılmasına ilişkindir. 2. ... Devlet Hastanesinin 22.07.2015 tarihli raporunda, katılanın durumunun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu belirtilmiştir. 3. Kolluk birimleri tarafından tanzim olunan 22.07.2015 tarihli olay tutanağı dosyada mevcuttur. 4. Sanık savunmalarında, suçlamayı kabul etmeyerek olay günü alkollü olduğunu belirtmiştir. IV. GEREKÇE Söz konusu suçun, hukuka aykırı olarak bir kimsenin bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinin engellenmesiyle oluşacağı, mağdurun hürriyetinin kısıtlanması ile suçun tamamlanacağı ve fiilin kabul edilebilecek bir zaman müddetince devam ettiği gözetilerek katılanın tüm aşamalardaki birbirlerini doğrulayan istikrarlı beyanları, tanık beyanı, adli muayene raporu, 22.07.2015 tarihli kolluk tutanağı ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık müdafıinin atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın fiilinin anlık olduğuna, katılan üzerinde tam bir zapt ve kontrol sağlanmadığına, ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemekle kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiınin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.