Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/15342 E. 2023/10078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/15342
- Karar No
- 2023/10078
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/299 E., 2016/135 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Selendi Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2014 tarihli iddianamesi ile, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığı ihlal etme suçlarından cezalandırılmaları talep olunmuştur. 2. Selendi Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli kararı ile sanıkların atılı suçlardan beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, suçların sabit olduğuna ilişkindir. III. OLAYLAR VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanıkların, olay günü sabah saatlerinde, katılanın ikametine girip, kollarından tutarak araca bindirdikten sonra, katılanın direnmesi ve araç camını kırması üzerine, kimliği belirsiz araç şoförünün, katılanın rızasının olmadığını anlayıp, aracı durdurması ile sanıkların katılanı serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir. 2. Katılana ait 05.06.2014 tarihli raporda, katılanın her iki omzunda ağrı tarifi yaptığı, ancak katılanda herhangi bir darp-cebir izi tespit edilemediği yazılıdır. 3. Sanıklar savunmalarında, atılı suçlamayı inkar etmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden; 1. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, tanıkların kendi içlerinde ve diğer tanıklar ile katılan beyanları ile çelişkili ifadeleri, katılanın ve tanık ...'nın aşamalarda, katılanın sanıklar tarafından omuz ve/veya kaburgalarına yumruk atıldığının beyan edilmesine, katılanın araç camını ayakları ile kırdığına ve tanık baba ...'nın katılanın kollarında morarma olduğunu beyan etmesine rağmen, katılana ait doktor raporunda herhangi bir darp-cebir izine rastlanılmadığının belirtilmesi ve sanıklar ... ve ...'nın, dedikodu olmasın diye katılanın evinin dışında katılan ile görüşüp, ailelerin rızası ile evlenmek gerektiğine dair beyanı üzerine, oradan ayrıldıklarına dair savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair sanıklar savunmalarının aksine mahkumiyete yeter, kesin ve inandırıcı delil de bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmamış ve katılan vekilinin suçun sübütuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmediğinden sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükümler yönünden; 1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.03.2015 tarihli sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Selendi Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Selendi Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.