Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/95 E. 2026/1872 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/95
Karar No
2026/1872
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/604 E., 2025/1036 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Göle Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/94 E., 2025/76 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 31 parsel sayılı taşınmazın murisleri ... tarafından 05.10.1982 tarihinde önce 114,00 metrekare kısmının, daha sonra ise tamamının satın alındığını, bilahare de taşınmazın üzerine ev yapılıp bugüne kadar taşınmazın nizasız ve fasılasız zilyet edildiğini, buna karşın kadastro tespiti sırasında taşınmazın ... adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazda temliken tescil davasının tüm koşullarının oluştuğunu ileri sürerek; taşınmazın tapu kaydının iptali ile tamamının ya da bir kısmının müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacı tarafından dava dilekçesinde dava konusu taşınmazdaki yapıların kadastro öncesinde yapıldığının bildirildiği ve dolayısı ile eldeki davada kadastro öncesi nedene dayanıldığı, çekişme konusu taşınmazın kadastro tespiti 1987 yılında kesinleşmiş olup görülmekte olan davanın ise 13.02.2024 tarihinde açıldığı, dolayısı ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrasında sözü edilen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “çekişmeli taşınmazın kadastro tespiti 09.06.1987 tarihinde kesinleşmiş olup, eldeki dava ise 12.02.2024 tarihinde açılmıştır. Buna göre çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği” gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/95, K. 2026/1872, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-95-e-2026-1872-k-fa3090566bcf