Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2202 E. 2026/2789 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2202
Karar No
2026/2789
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2159 E., 2026/265 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/395 E., 2024/146 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 77... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, 18.11.2022 tarihinde davalıya yapılan hisse satışı ile ilgili olarak müvekkiline ... Noterliğinin 13.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirim yapıldığını belirterek, ön alım hakkına dayalı olarak davalının payının tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, beyan dilekçesiyle dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kötü niyetin varlığının araştırılması gerekirken peşinen hüküm kurulmasının hatalı olduğu, paylı mülkiyete konu taşınmazın tarım arazisi olma niteliği itibarıyla fiili taksim savunmasına konu olamayacağının göz önüne alınmadığını, bu hususta bilirkişi incelemesi talep edilmesine rağmen araştırılmadan karar verildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2202, K. 2026/2789, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2202-e-2026-2789-k-aa72db679574