Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1888 E. 2026/2260 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1888
- Karar No
- 2026/2260
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/125 E., 2025/566 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın 26.12.2012 tarihinde öldüğünü, murisin terekesinin aktifinde mal varlığı bulunsa da yüksek miktarda vergi borcunun bulunduğunu, müvekkillerine ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini ileri sürerek, mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.02.2015 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacılar murisi ...'ın borca batık olduğunun ve davacılar yönünden mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Kararın süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 17.03.2016 tarihli kararı ile Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, terekenin borca batık olup olmadığının, murisin mal varlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı göz önünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 23.03.2017 tarihli kararı ile, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile mirasın hükmen reddine karar verilmiştir. Kararın süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.04.2018 tarihli kararı ile ilâmda açıklanan ilkeler ışığında araştırılma yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Davacılar vekilinin karar düzeltme istemi üzerine yapılan inceleme sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli kararıyla; Dairenin 16.04.2018 tarihli bozma ilâmına ek olarak 38... parsel sayılı taşınmaz içerisindeki muhdesatın değeri ve kimin kullandığının araştırılması, murisin aracının olup olmadığının ölüm tarihi itibariyle tespit edilmesi, murise ait diğer şirketlerin akıbeti ile kabul anlamına gelen işlemler bulunup bulunmadığı ile araştırma yapılması, SGK'nın ... Elektrik İnşaat Tic. Ltd. Şti.'nin borcu ile ilgili ödeme emirleri ve yazıları arasındaki çelişkinin giderilmesi, 20.12.2016 tarihli kolluk tutanağındaki ifadenin araştırılması, murisin ... Bankası A.Ş.'ye olan kredi kartı borcunu temlik alan ... Varlık Yönetimin 06.02.2017 tarihli yazı cevabında borç miktarının 03.02.2017 tarihi itibariyle belirlendiği, ancak murisin ölüm tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiği ile ilgili de araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekirken maddi hata ile eksik bozma yapılmış olması nedeniyle karar düzeltme isteminin kabulüne, hükmün bu şekliyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 02.03.2023 tarihli kararı ile muhdesatın toplam bina ve arsa değerinin 1.198.680,00 TL olduğunun tespit edildiği, murisin dosya kapsamında toplam borcunu kapsayacak şekilde malı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.12.2023 tarihli kararı ile Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gereğinin eksiksiz şekilde yerine getirilmediği, 38... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/114 Esas sayılı dosyasında ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ve taşınmaz üzerindeki muhdesata isabet eden kısmın davalı ...'e verilmesine karar verildiği, 38... parsel üzerinde murisin hak ve alacağının kalmadığı, önceki bozma nedenlerinin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi ve ondan sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan araştırma sonucunda davacıların murisi ...'ın 26.12.2012 ölüm tarihi itibariyle terekesinin pasifinin aktifinden fazla olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile terekenin borca batık olduğunun tespitine, mirasın hükmen reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... (Hazine) vekili temyiz dilekçesinde; mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışları bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, murisin ölüm tarihindeki malvarlığının tam olarak tespit edilmediğini, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışları bulunup bulunmadığının irdelenmediğini, müvekkili Kurum harçtan muaf olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince temyiz eden davalılar İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme kanun yolu açık olmak üzere, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.