Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1638 E. 2026/1947 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1638
Karar No
2026/1947
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2309 E., 2026/139 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/147 E., 2023/251 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 117 parsel sayılı taşınmazda davalının 28.07.2021 tarihinde 3/8 pay satın aldığını, müvekkiline satışın bildirilmediğini, müvekkilinin önalım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapusunda davalı adına olan kaydın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunduğunu, paydaşların her birinin kendisine bırakılan alanı kullandığını, taşınmazın değeri arttığı için davacının kâr etmek amacıyla ön alım hakkını kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece mahallinde yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları ile saptanan fiili taksim olgusuna değer verilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin fiili taksim bulunduğuna ilişkin gerekçesinin yanlı olduğunu, bir kısım paydaşın taşınmazı kullanmadığını, müvekkilinin kendisine ait olan yeri bilmediğini, taşınmazda kullandığı ya da kira aldığı bir yer olmadığını, diğer iki paydaşın kendi kendine yarattığı fiili durumun taksim yapıldığını göstermeyeceğini, raporun ve araştırmanın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1638, K. 2026/1947, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1638-e-2026-1947-k-3f7c774c757d