Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1475 E. 2026/2193 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1475
- Karar No
- 2026/2193
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/121 E., 2025/526 K.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 07.11.2014 tarihinde ölen ortak murisleri olan ...’ın 6 81... parsel sayılı taşınmazdaki arsa payı ve 3 katlı evini intifa hakkını kendi üzerine bırakarak davalıya bağışladığını, müvekkillerinin söz konusu işlemi murisin ölümü sonrasında öğrendiğini, öz annelerinin ölümü sonrasında murisin başka bir kadınla gayri resmi ilişkisinin bulunduğunu, bu kişi tarafından murisin çocuklarına karşı kışkırtıldığını, bu nedenle söz konusu bağışın mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazın davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile müvekkillerinin adlarına tescilini aksi halde belirlenecek değer üzerinden saklı pay oranında tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, ortada bir muvazaanın olmadığından tapu iptali ve tescil talebinin reddinin gerektiğini, işlemin sağlar arası bir işlem olduğunu ve terditli tenkis talebine yönelik araştırma yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı vekili 29.06.2016 tarihli beyan dilekçesiyle; öncelikli olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, talebinin kabul edilmemesi halinde ise, mahkemeye sunmuş olduğu 16.06.2016 tarihli dilekçe ve ekinde bulunan ... Genel ... Yönetim Kurulunun kararı doğrultusunda tercih hakkını alacaktan yana kullanması dolayısıyla bu doğrultuda karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece 14.04.2022 tarihli 2021/31 E. 2022/253 K. sayılı ilamı ile yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 6 81... parsel sayılı taşınmazdaki davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile davacılar adına ... 13. Noterliğinin 18/11/2014 tarih ve ... yevmiye nolu mirasçılık belgesindeki miras payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı tarafça depo edilen 150.338,88 TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte karar kesinleştiğinde davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 14.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 2024/4609 E. 2025/164 K. Sayılı ve 09.01.2025 tarihli ilamında, dosyada yer alan bilirkişi raporlarında tenkis hesabının hükümde de belirtildiği üzere karar tarihi yerine tercih tarihi esas alınarak yapılmasının doğru olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda hesaplama yapılarak, davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 126 92... parsel (imar öncesi 6 81... parsel) sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 12162/224194 hissenin iptali ile ... 13. Noterliğinin 18.11.2014 tarih ve ... yevmiye No.lu mirasçılık belgesindeki miras payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, karar kesinleştiğinde ... ... Adliyesi Bağlı Şubesine depo edilen 150.338,88 TL ve 1.717.305,48 TL bedelin tüm nemasıyla birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemece lehine hükmedilen yasal vekalet ücretinde yanılgıya düşülerek maktu olarak hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, yasal olarak davanın konusu gereği vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bu yönüyle bozulmasına/düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tasarrufun tümünün değeri üzerinden hesaplama yapılırken karar tarihindeki rayice göre değerin belirlenmesi gerektiğini, b. Davacıların iddialarını ispata yarar hiçbir delil ikame edemediklerini, c. Bağışlama işleminde saklı paylı mirasçıların saklı paylarını ihlal kastının varlığını ispat yükünün davacılarda olup, yapılan sağlararası teberrularda müvekkilinin iyiniyetli olarak bulunduğuna şüphe olmadığını, ç. Müvekkilinin hukuki niteliği gereği 'kamuya yararlı dernek' statüsünde olup, yapılan kazandırımların tenkisine karar verilecek olması halinde bu durumun göz önünde bulundurularak lehe yapılan kazandırımların en son sırada tenkise tabi tutulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil, aksi halde tenkis istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacılar vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yasa yolunun açık olduğuna, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.