Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/112 E. 2026/2207 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/112
Karar No
2026/2207
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/430 E., 2025/418 K.

Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 14.Hukuk Dairesinin bozma ilâmına uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 39, 60, 61, 75... parsel sayılı taşınmazlarda paydaş iken yapılan imar uygulaması neticesinde 1 42... parsel sayılı taşınmazın adına tescil edildiğini, anılan imar uygulamasının iptal edilmesi üzerine geri dönüşüm işleminin 2008 yılında yapılabildiğini, iptal kararı zamanında uygulanamadığından ve 2/B'lik alanlarla ilgili davalarda kök parsellere dönülmediğinden ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/919 Esas, 2005/422 sayılı Kararı uyarınca 1 42... parselin 9 ve 10 No.lu parseller olarak iki kısma ifraz edildiği ve 1 42... parselin 37 26... 'lik bölümünün orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiği, imar öncesi paydaşı oldukları kök parsellerin 2/B alanıyla bir ilgisi olmadığını, yapılan uygulama neticesinde 2/B'lik alanın bulunduğu yerden yer verildiğini, kök parsellerin yeniden imar uygulamasına tabi tutulduğunu ve Hazinenin 1 42... parselden gelen 2/B orman alanı uygulama bölgesi imar parsellerinde haksız ve mükerrer şekilde hissedar olup 14 31... parselde de kendileri ile paydaş kılındığını ileri sürerek Hazine adına kayıtlı payın iptaliyle adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/919 Esas, 2005/422 sayılı kararı ile sonradan yapılan imar uygulaması arasında bir ilişki bulunmadığını, imar uygulamasının kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.11.2019 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 14.Hukuk Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/3476 Esas, 2021/3861 Karar sayılı ilâmında ise; “Somut olaya gelince, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ancak bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Mahkemece bilirkişiden rapor alınmış; ancak, kök 39, 60, 61, 75... No.lu kadastral parsellerdeki davacı payının geri dönüşüm yapıldıktan sonra yapılan imar uygulaması ile hangi oranda ve hangi parsellere revizyon gördüğü, yine davalı Hazinenin çekişmeli 14 31... parsel sayılı taşınmazdaki payının farklı taşınmazlardan gelip gelmediği ile hükmen oluşan 1 42... sayılı parselden gelip gelmediği açıklığa kavuşturulmamıştır. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre gerekleri yerine getirilmeli, bilirkişiden ek rapor alınarak, gerekli görüldüğü takdirde uzman bilirkişilerle yeniden keşif yapılarak geri dönüşüm, şuyulandırma ve dağıtıma esas cetvellerin, imar uygulamalarının, mahkeme kararlarının ve dosya içerisindeki tüm belgelerin bir bütün halinde değerlendirilmesi neticesinde denetime elverişli ve hükme yeterli bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “rapora göre birinci 18. madde uygulaması ile davacıya, kendi kök parselinin bulunduğu yerde veya yakınında değil, uzaktaki Uskumruköy sınırları içindeki 72 kök parsel üzerinde yer alan 1 42... nolu imar parselinin müstakilen tahsis edildiği, bu dağıtım şeklinin 18. madde uygulama esaslarındaki yerinde yer verme ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu, bu işlem sonrasında 72 kök parsel üzerinde bulunan, tamamı davacıya ait 1 42... nolu parselin, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 2005/422 sayılı kararı ile 37 26... büyüklüğündeki kısmının ifrazen 1 42... nolu parsel olarak Hazine adına “eylemli orman” olarak hükmen tapu siciline tescil edildiği, ikinci 18. Madde uygulamasındaki DOP oranı (0.381570) düşüldükten sonra davacıya net 10477, 48... imar parseli verilmesi gerekirken toplamda 6480. 35... yer verildiği, bu durumda davacıya imarlı arsa payının 3997. 13... eksik olarak verildiği, diğer taraftan, dava konusu olan 14 31... nolu parselde Hazine hissesi olarak ise 3425. 80... pay verildiği, bu durumun davacının mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; 14 31... parsel sayılı taşınmazda davalı Maliye Hazinesi adına tapuda kayıtlı 139775/240000 payın tapu kaydının iptali ile davacı ... Ticaret Limited Şirketi adına tapuya kayıt ve tesciline” karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği karar ile belediyenin yaptığı imar uygulaması arasında bir bağ olmadığını, imar uygulamasına davacının bir itirazı olmadığını, Hazine yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/112, K. 2026/2207, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-112-e-2026-2207-k-c3c8349882ad