Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/997 E. 2025/4819 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/997
- Karar No
- 2025/4819
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/79 E., 2024/4 K.
Bozmaya uyularak verilen Mahkeme kararı, duruşmasız olarak karşı davalı ... vekili, duruşmalı olarak davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı-karşı davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı-karşı davalı .... vekili Av. .... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... Sicil Müdürlüğü dava dilekçesinde; Iğdır ili, ... Mahallesinde bulunan 98... parsel sayılı taşınmazın, imar uygulaması sonucunda 9 92... parsel olarak 32/473 hisse ile ... kızı ... adına tescil edilmesi gerekirken sehven ... kızı ... adına tescil edildiğini ve 06.04.2000 tarihinde davalı ...’ya devredilerek adına tescil edildiğini, tapu kayıtlarında sehven yapılan hata nedeniyle 9 92... parsel sayılı taşınmazın 32/473 payının iptali ile ... kızı ... adına tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... davanın reddini savunmuş, karşı davasında; davacı-karşı davalının tapu kayıtlarının yanlış tutulmasından dolayı uğradığı zarar nedeniyle şimdilik 8.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.05.2009 tarihli kararı ile asıl davanın Tapu Müdürlüğünün aktif dava ehliyeti olmadığından reddine, karşı davanın ise imar uygulaması ile zarar gördüğü iddiasının ispat edilemediği gibi imar uygulamasına karşı açlmış bir iptal davası da olmadığından reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.05.2009 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 13.10.2009 tarihli ve 2009/9677 Esas, 2009/10845 Karar sayılı ilamında; uyuşmazlığın imar uygulaması sonucu 9 92... parsel sayısını alan taşınmazın tapu siciline kaydı sırasında malik hanesine ... kızı ...yerine hata ile ... kızı ...yazılmış olmasından kaynaklandığı, Tapu Sicil Tüzüğünün “kütük, yevmiye defteri ve yardımcı siciller üzerindeki düzeltmeler” başlıklı 85. maddesine göre kütük üzerinde belgelere aykırı olarak tescil yapılmışsa, düzeltilmesinin ilgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa müdür, defterdarlık veya mal müdürlüğünün açacağı dava ile istenebileceği hükmü gereğince davacının dava ehliyeti yokluğundan sözü edilerek reddine dair hüküm kurulmasının doğru görülmediği açıklanarak karar, bozulmuştur. 2. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 13.01.2012 tarihli karar ile; ... Mahallesi 98... parsel sayılı taşınmazın maliklerinden 43/360 hissesi olan...'nın ... kızı olduğu ve edinme şeklinin kadastro olduğu, aynı parselin imar uygulaması sonucu 9 92... ve 2 parsel olarak tescil edildiği ancak hisseli malik olan ... kızı... imar uygulaması sonucu 9 92... parsel sayılı taşınmaza yazılırken yanlışlıkla ... olan baba adının ... olarak yazılmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; Iğdır ili, ...., .... Mahallesi, 98... parsel sayılı taşınmazın imar uygulması sonucu 9 92... parsel olarak tescilinden sonra ....; ..... kızının sehven....; ... olarak taşındığı tespit edilmekle 9 92... parsel sayılı taşınmazdaki kaydın doğrusu olan ....; .... kızı olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 13.01.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine; Dairemizin 09.03.2022 tarihli ve 2022/391 Esas, 2022/1800 Karar sayılı ilamında; dava dilekçesinin, duruşma gün ve saati ve aşamalarda yapılan tahkikata ilişkin işlemlerin aleyhine hüküm kurulan 1944 doğumlu ... kızı ....’ya değil 1959 doğumlu ... kızı....’ya tebliğ edildiği, davalıya geçerli şekilde tebliğ edilmeden yargılama yapılarak hüküm verilmesinin HMK'nın 27. maddesi gereğince savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağı açıklanarak dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde anılan davalıya tebliği ile savunma ve delillerinin toplanması, ondan sonra davanın esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği ve diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; imar uygulaması sonucu oluşan yeni parselde malik adının yanlış yazılmasının imar cetvelinde yapılan hatadan kaynaklandığı, 7094 sahife 9 92... parsel sayılı 473,00 m² miktarındaki taşınmazdaki 32/473 hisse maliki olarak görülen ... kızı .... adının .... kızı ..... olarak düzeltilmesinin geldi kayıtlarına uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, Iğdır ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 98... parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 9 92... parsel olarak tescilinden sonra .... ... olarak taşındığı tespit edilmekle; 9 92... parsel sayılı taşınmazdaki kaydın .... Kızı ... olarak düzeltilmesine, bu itibarla ... kızı ....adına tescili yapılan hissenin 06.04.2000 tarihli ve 664 yevmiye numaralı satış işlemi ile ... adına tescil edilen hissenin iptali ile .... kızı .... adına tescil edilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı-karşı davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada davacı ... Müdürlüğünün aktif dava husumeti olmadığını, dava dışı .... kızı ....'nın araştırılmadığını, davaya dahil edilmediğini, ek dilekçe ile tazminat davası hakkında karar verilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Karşı davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı Belediyenin taraf sıfatı olmadığını, kendilerine yalnızca gerekçeli kararın tebliğ edildiğini, aleyhlerine bir hüküm de kurulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu kaydındaki yolsuzluğun düzeltmesi istemine ilişkin, karşı dava ise tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğa dayalı tazminat istemine ilişkindir. 1. Davalı-karşı davalı vekilinin temyizi yönünden; davaya konu tescilin yolsuz olduğu belirlenmek suretiyle, davalı kayıt maliki ...'nın da işlem tarafının yakın akrabası olarak durumu bilen ya da bilmesi gereken kişi olduğu dolayısıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gözetilerek tapu iptal ve tescil hükmü kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. 2. Karşı davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 11.05.2009 tarihli kararda asıl ve karşı dava hakkında davanın reddine karar verildiği, kararın yalnızca asıl dava yönünden davacı vekilince temyiz edildiği, karşı dava yönünden bir temyiz bulunmadığı, bu nedenle Yargıtayca asıl dava ile ilgili bozma kararı verildiği, bu şekilde karşı dava hakkında verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bundan sonra da bozmaya uyularak verilen 13.01.2012 tarihli kararda karşı dava hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığı gibi karşı dava hakkında yine bir temyiz itirazı olmamıştır. Temyiz incelemesine konu son kararda karşı dava hakkında bir hüküm kurulmadığı halde, karşı dava davalısı Belediye vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş olup karşı dava temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve davalı ... aleyhine verilmiş yeni bir hüküm bulunmadığına göre Belediyenin bu aşamada karşı dava hakkında temyiz isteminde bulunmasında hukuki yararı yoktur. Açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 40.000,00 TL'nin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, 2. Karşı davalı ... vekilinin TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.