Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4551 E. 2025/5071 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4551
- Karar No
- 2025/5071
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/317 E., 2025/123 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 18... ve 9 parsel sayılı taşınmazların 585/960 hissesinin ... oğlu ... adına, 375/960 hissesinin ise davacının murisi ... adına kayıtlı olduğunu, kadastro tespitinin 05.09.1989 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazlarda müvekkilinin nizasız ve fasılasız olarak otuz yıldan fazla tek başına zilyet olduğunu, kazanma koşulları oluştuktan sonra davalıların tapuda intikal yaptırdıklarını ileri sürerek; dava konusu taşınmazlardaki davalılar adına intikalen tescil edilen payların tapularının iptali ile davacı adına kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar; cevap dilekçelerinde....’ın davacıdan başka da mirasçıları olduğunu, davacının tek başına bu davayı açamayacağını, dava konusu taşınmazların murislerinden kaldığını, davada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. madde koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemece 17.02.2022 tarihli ve 2019/244 Esas, 2022/54 Karar sayılı ilâmıyla yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile, 1 18... ve 9 parsel sayılı taşınmazların davalıların hisseleri nispetinde davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile bu hisselerin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 2022/5773 Esas, 2023/2111 Karar sayılı ve 11.04.2023 tarihli ilâmında, tapu maliki ... oğlu ...'ün kadastro tespitinden çok önce 1948 yılında öldüğü, ancak tapuda onun adına tescil yapıldığı, bu durumda mirasçıların kastedildiğinin anlaşılması gerektiği, mirasçılarının hayatta bulunduğu, taşınmazın bu şekilde ölüm nedenine dayalı olarak zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmayacağı ve davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bozma öncesi kararın davalılardan .... ve ...'e tebliğ edildiği halde bunların kararı temyiz etmediklerini, kararın bunlar yönünden kesinleştiğini, 2. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin harç süresinde tamamlanmadı ise reddinin gerektiğini, 3. Yerel mahkemece verilen kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından incelendiği, kararın bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verildiğini, burada davacı lehine usulü kazanılmış hakkın olduğunu beyan etmektedir. B. Gerekçe Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde yer alan ''... maliki 20 yıl önce ölmüş ...'' hukuki sebeplerine dayalı olarak 4721 sayılı Kanun'un 713/1 ve 2. fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.