Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4598 E. 2025/5064 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4598
- Karar No
- 2025/5064
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/62 E., 2025/118 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar; mirasbırakan ...’ın 1 36... , 1 17... ve 1 41... parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğullarına satış suretiyle temlik ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişler, aşamada davacılar vekili, davalı ...’in adına kayıtlı dava konusu taşınmazları devretmesi üzerine HMK’nın 125. maddesi uyarınca davalarını yeni maliklere karşı devam ettirmek istediklerini bildirmiştir.
II. CEVAP Davalı ...; dava konusu taşınmazların bir kısmını muris babasından bir kısmını da dava dışı amcalarından bedeli karşılığında satın aldığını, muvazaanın söz konusu olmadığını; diğer davalı ... ise taşınmazların mirasbırakan tarafından davalı ...’ya devredildiğini, sonrasında ağabeyi ... tarafından payının kendisine satış yoluyla devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ...; dava konusu 1 36... parsel sayılı taşınmazı 17.500,00 TL bedelle satın aldığını, taşınmazın davalı olduğunu bilmediğini, anılan taşınmazın köydeki dede yerlerinin yanı olduğunu, ...’in taşınmazı teklif ettiğini, ev yapmak için taşınmazı aldığını ve taşınmaza ev yaptığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2015 tarihli ve 2013/82 Esas, 2015/57 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakanın, mirasçılarını mirastan mahrum etmek kastıyla hareket etmediği, asıl uyuşmazlığın, davalıların, mirasbırakanı kandırıp onu ikna etmek suretiyle dava konusu taşınmazları bedelsiz olarak devralıp devralmadıklarına ilişkin olduğu, davacıların iddiasını karşı tarafın açık muvafakati olmaksızın genişletemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 11.02.2015 tarihli kararının davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 25.11.2019 tarihli ve 2016/14071 Esas, 2019/6040 Karar sayılı kararıyla; hükme yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemenin 16.11.2021 tarihli ve 2021/17 Esas, 2021/325 Karar sayılı kararı ile; davaya konu taşınmazların ölünceye kadar mirasbırakan tarafından kullanıldığı, mirasbırakanın, eşi ve davalı ... ile birlikte yaşadığı, davaya konu devrin yapıldığı dönemlerde davalıların dava konusu taşınmazları satın alabilecek maddi imkanları bulunmadığı, aksine mirasbırakanın yardımları ile geçimlerini sürdürdükleri, mirasbırakanın kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olduğu, davaya konu taşınmazların satışını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, cevap dilekçesi ile bildirilmeyen ve 05.10.2021 tarihli celsede ibraz edilen 25 milyon TL bedelli senede ilişkin davacı tarafın muvafakati bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 16.11.2021 tarihli kararının davalı ... vekili tarafından istinafı üzerine Dairenin 18.01.2023 tarihli ve 2022/3808 Esas, 2023/284 Karar sayılı kararı ile; dava konusu eski 1 17... ve 1 36... parsel sayılı taşınmazların dava açıldıktan sonra dava dışı ... ve ...’a devredilmesine rağmen re'sen nazara alınması gereken HMK’nın 125/1. maddesi gereğince işlem yapılmadığı, Mahkemece güncel tapu kayıtları ve resmi akitler dosya arasına alındıktan sonra HMK'nın 125/1. maddesi gereğince davacı tarafa seçimlik ... hatırlatılarak dava konusu eski 1 17... ve 1 36... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davayı ne şekilde sürdüreceğinin sorulması ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiği belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazların ölünceye kadar muris tarafından kullanıldığı, murisin, eşi ve davalı ... ile birlikte yaşadığı, davaya konu devrin yapıldığı dönemlerde davalıların bu taşınmazları satın alabilecek maddi imkanları bulunmadığı, davalıların murisin yardımları ile geçimlerini sürdürdüğü, muris ve eşinin emekli maaşları bulunduğu, kendi ihtiyaçlarını kendi karşılayabilecek durumda olduğu ve davaya konu taşınmazların satışını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, murisin mirasçı diğer çocukları ile arasında bir husumet bulunmadığı, murisin mirasçıları arasında bir paylaşım yapmadığı, ibraz edilen senedin dava konusu muvazaa iddiasında davalı savunmalarını destekler ve itibar edilebilir bir belge olmadığı, dahili davalılara yapılan devirlerin düşük bedelli olduğu, ...’ün ...'in kızı olduğu, dahili davalıların davalılar ile fikir ve işbirliği içinde oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmazı 17.500,00 TL karşılığında satın aldığını, taşınmazı satın aldığı tarihteki rayiç değerlerin hesaplatılmadığını, temlik tarihinde tapuda şerh olmadığını, kötü niyete ilişkin delil bulunmadığını, müvekkilinin aile evlerinin komşusu olan ve fındık döneminde harman olarak kullanabilecekleri yer ararken dava konusu taşınmaza denk geldiklerini, müvekkilinin satıcı ile akrabalığı bulunmadığını, muvazaalı işlemden 2 yıl sonra taşınmazın alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; mirasbırakan ...’un çekişme konusu 1 36... ve 1 17... parsel sayılı taşınmazlardaki 179/880 payının tamamını 17.06.1993 tarihinde ve 1 41... parsel sayılı taşınmazdaki 1/5 payının tamamını 24.06.1993 tarihinde davalı oğlu ...’ya satış suretiyle temlik ettiği, ...’nın 1 41... parsel sayılı taşınmazdaki 1/10 payını uhdesinde bırakarak kalan 1/10 payını, yine 1 36... ve 1 17... parsel sayılı taşınmazlardaki 179/1760 payını uhdesinde bırakarak 179/1760 payını 14.05.2003 tarihinde davalı kardeşi ...’e devrettiği, davacı ...’in 05.10.2020 tarihinde öldüğü, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmazın 10 59... parsel, 1 36... parsel sayılı taşınmazın 10 63... parsel, 1 41... parsel sayılı taşınmazın 10 81... parsel sayılı taşınmaz olduğu, eski 1 36... parsel sayılı taşınmazın ...’a, eski 1 17... parsel sayılı taşınmazdaki davalı ... adına olan ½ payın ...’a temlik edildiği, 1933 doğumlu mirasbırakan ...’ın 19.04.2004 tarihinde ölümü üzerine geriye mirasçı olarak davanın tarafları olan davacı eşi ... ve davacı kızları ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile davalı oğulları ... ve ...’in kaldıkları, davacı ...’in de 05.12.2020 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, temyizen incelenen Mahkeme kararının bozma kararına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gözetilerek davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Somut olayda; murisin 1 17... (10 59... ) ve 1 36... (10 63... ) parsel sayılı taşınmazlarda 179/880'er payı, 1 41... (10 81... ) parsel sayılı taşınmazda ise 1/5 payı olduğu ve bu payları davalı ...’ya temlik ettiği, ...’nın da trampa ile bu taşınmazlardaki paylarının yarısını davalı kardeşi ...’e devrettiği, 1 17... parsel sayılı taşınmazda diğer maliklerle yapılan taksim sonucu taşınmazın ½ payının ..., ½ payının ise ... adına tescil edildiği, ...’in ½ payını davalı ...’e devrettiği, 1 36... parsel sayılı taşınmazda diğer maliklerle yapılan taksim sonucu taşınmazın tamamının ... adına tescil edildiği, ...’in anılan taşınmazı 01.09.2022 tarihinde davalı ...’a temlik ettiği, 1 41... parsel sayılı taşınmazda diğer maliklerle yapılan taksim sonucu taşınmazın tamamının ... adına tescil edildiği, davalıların dava konusu taşınmazlarda muristen gelen paylar dışında da pay sahibi oldukları göz ardı edilerek taşınmazların tamamı muristen gelmiş gibi hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Ne var ki, Mahkeme hükmü sadece davalı ... vekili tarafından temyiz edildiğinden, bu husus diğerleri yönünden sadece eleştirilmekle yetinilmiş, bozma nedeni yapılmamıştır. Hal böyle olunca, temyize gelmeyen davalılar yönünden davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu ve davacı ...’in aşamada öldüğü dikkate alınmak suretiyle dava konusu taşınmazdaki muristen gelen payın tespiti ile bu pay üzerinden davacıların miras payları gözetilerek kabul kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, Dosyanın Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.