Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4572 E. 2025/16191 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4572
- Karar No
- 2025/16191
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1800 E., 2024/1890 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/238 E., 2020/54 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... Şirketinin asıl ve işveren konumunda bulunduğu altyapı inşaatında kaynak ustası olarak çalıştığı sırada 23.01.2017 tarihinde üzerine toprak kütlesi düşmesi neticesi ile göçük altında kaldığını, bu olay sonrası vücudunda kırıklar oluştuğunu, kırıkların büyük kısmının omurgada olması sebebi ile hayati riskinin ortaya çıktığını, iş kazasının meydana gelmesinde kusurun davalı işverenlerde olduğunu belirterek 496.651,24 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın ve 500,00 TL tedavi giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İnş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin çalışanı olmadığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddini, iş yerinde iş ve işçi güvenliğine dair tüm tedbirlerin alındığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.03.20 20... /238 E., 2020/54 K. sayılı kararıyla; iş kazasının oluşumunda davalı ... İnşaat-... Şirketinin %70, diğer davalı ... İnş. A.Ş.'nin % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı, davacının sürekli iş göremezlik oranının ise %35,2 olduğu kabulünden hareketle; " davanın kısmen kabulü ile a–) 496.651,24 TL maddi tazminatın 23.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b–) 15.000,00 TL manevi tazminatın 23.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, c-)140,00 TL tedavi giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi 20.10.2022 tarih, 2020/1752 E., 2022/1737 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davacı vekili ile davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde 19.09.20 24... /... /.. Karar sayılı kararla özetle "...Eldeki davada, Bölge Adliye Mahkemesince karar ilamının gerekçesinde davalı ... firması vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen uygun görüldüğü, itirazları doğrultusunda 20.06.2022 tarihli ek hesap raporu aldırıldığı, anılan hesap raporunda ise davacının maddi zararının İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 17.06.2019 tarihli kök hesap raporunda hesaplanan maddi zarar miktarı olan 496.651,24 TL'den daha az hesaplandığı ve alınan 20.06.2022 tarihli hesap raporu doğrultusunda davacının maddi zararının 377.708,69 TL olarak belirlendiği ve anılan raporun İstinaf Mahkemesince dosya kapsamına uygun görülerek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması suretiyle davacı lehine 377.708,69 TL maddi tazminata hükmolunduğu ancak ne var ki karar ilamının hüküm fıkrasında davalı ... Firmasının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinin yazıldığı anlaşılmakla bu suretle de hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı ve bu şekilde infazı kabil hüküm tesis edilmediği açık olduğundan verilen karar isabetsiz bulunmuştur." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; "1-Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen yerinde olduğu, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olup, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, ancak mevcut delil durumuna göre yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, -377.708,69 TL maddi tazminatın 23.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -50.000,00 TL manevi tazminatın 23.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince aldırılan hesap raporunun hatalı olduğu, bilinen son asgari ücretin dikkate alınmasının kamu düzeni gereği olduğu, ayrıca ücretin düşürülmesinin de hatalı olduğunu beyanla Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... firması temyiz dilekçesinde; davacının kendilerinin işçisi olmaması nedeniyle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, olayın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığını, meydana gelen iş kazasında kusurun davacıda olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ve hesap raporunun hatalı olduğunu ve faize hükmedilmesinin yanlış olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 439. maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesince yargılama aşamasında aldırılan 13.06.2019 tarihli hesap raporunda davacı kazalının ücretinin asgari ücretin 3,11 katı olduğu tespiti ile maddi zarar hesabı yapıldığı ve maddi tazminatın 496.651,24 TL olarak hesaplandığı, davalı ... Firması vekilince anılan rapora itiraz dilekçesinde açıkça ücret tespitine yönelik itirazda bulunulmadığı, davacı vekilince 13.06.2019 tarihli rapor gibi talebini arttırdığı, Mahkemece talep gibi maddi tazminata karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince ise davalı ... Firmasının ücret tespitinin hatalı yapıldığına dair istinaf isteminin gözetilmesi suretiyle yeniden hesap raporu aldırıldığı, aldırılan 20.06.2022 tarihli hesap raporunda davacı kazalının ücretinin asgari ücretin 2.51 katı olduğu tespiti ile maddi tazminatın 377.708,69 TL olarak hesaplandığı Bölge Adliye Mahkemesince işbu raporun hükme esas alınması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davacı lehine 377.708,69 TL maddi tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır. Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2.maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.19 59... /5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi yargılama aşamasında aldırılan 13.06.2019 tarihli hesap raporuna ilişkin ücret tespitine yönelik itirazının bulunmadığı gözden kaçırılarak ücretin yeniden aldırılan 20.06.2022 tarihli hesap raporunda düşürülmesi davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olup hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; davacının maddi zararının tespitine yönelik 13.06.2019 tarihli hesap raporunu esas alarak ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.