Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4276 E. 2026/1968 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4276
- Karar No
- 2026/1968
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/630 E., 2025/766 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/553 E., 2025/161 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacı Bankanın borçlusu olduğunu, borcunu ödemeyen davalı hakkında davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, davalının murisi olan ...'nın 12.06.2023 tarihinde öldüğünü, bahse konu icra takibi kapsamında muristen davalıya intikal eden miras payı üzerinde haciz işlemi uygulanmak istenildiğini ancak davalının murisinden kendisine intikal eden mirası reddettiğinin öğrenildiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen bu ret işleminin davacıyı zarara uğratma amacı taşıdığını, zira davalıya intikal eden mirasın, aktifinin pasifinden açıkça fazla olduğunu, kişisel mal varlığı borcunu ödemeye yetmeyen davalının alacağını sürüncemede bırakmaya çalıştığını belirterek davalı tarafından gerçekleştirilmiş olan mirasın reddi işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının muris ...'nın mirasını yasal süresi içerisinde reddettiğini, ret işleminin Bursa 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/1533 Esas, 2023/1507 Karar sayılı ilâmı ile kesinleştiğini, davacı tarafından kendisine yöneltilen işbu davanın 6 aylık hak düşürücü süreye tâbi olduğunu, bu sürenin mirasın reddine yönelik mahkemeye başvurma tarihi ile başlayacağını belirterek yasal süresi içerisinde açılmayan davanın usulden reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının muris ...'nin mirasını Bursa 7. Sulh Hukuk Mahkmesinin 23.08.2023 tarihli ve 2023/1533 Esas, 2023/1507 Karar sayılı kararı ile reddettiği, mirasın reddinin iptali davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesine göre en geç 23.02.2024 tarihinde açılabileceği belirtilerek 01.11.2024 tarihinde açılan eldeki davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 617. maddesindeki 6 aylık hak düşürücü sürenin, mirası reddin özel kütüğe kaydedilmesi tarihinden itibaren başlayacağının gözetilmesi gerektiği, Dairece reddin özel kütüğüne kaydedilme tarihine ilişkin eksiğin ikmali kapsamında mirasın reddine karar veren Bursa 7. Sulh Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkere cevabından, davalı ...'ın murisi ...'nın mirasının reddinin özel kütüğüne 23.08.2023 tarihinde kaydedildiği, eldeki davanın ise 01.11.2024 tarihinde açıldığı, bu suretle davanın özel kütüğe kayıt tarihinden 6 ay geçtikten sonra açıldığından hak düşürücü sürenin geçtiği, İlk Derece Mahkemesinin davanın hak düşürücü yönünden reddine dair kararında sonucu itibariyle bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mirasın reddi işleminden davalı hakkında yürütülen icra takibi kapsamında açılan ortaklığın giderilmesi davası ile haberdar olduklarını, mirasın reddi kararını daha önceden bilme imkanlarını bulunmadığını, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırı olacağını, eldeki davanın ortaklığın giderilmesi davasının görüldüğü mahkeme tarafından kendilerine verilen kesin süre içerisinde açıldığını, davalının davacı Bankayı zarara uğratmak amacı ile mirası reddettiğini zira bahse konu mirasın aktifinin pasifinden fazla olduğunu ilaveten davalının kişisel mal varlığının borcunu ödemeye yetmediğini ileri sürerek kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.