Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3903 E. 2026/1290 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3903
- Karar No
- 2026/1290
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1328 E., 2025/1800 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/47 E., 2025/20 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedarı olduğu 12 87... parsel sayılı taşınmazda, 04.03.2022 tarihinde yapılan satın alma işlemiyle davalının pay sahibi olduğunu, ancak satış işlemiyle ilgili olarak müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını, sonradan öğrendiğine göre tapu dairesinde satış bedelinin de yüksek gösterilerek muvazaa yapıldığını, taşınmazda fiili taksim de bulunmadığını ve müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek; taşınmazda davalılar adına kayıtlı hisselerin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, öncelikle süre yönünden davanın reddi gerektiğini, taşınmazın ilk defa el değiştirmediğini, 2021 yılında davadışı bir kişiye daha satıldıktan sonra 04.03.2022 tarihinde davalı ...'e satıldığını, taşınmazın tarafları arasında uzun yıllardır fiili taksim bulunduğu, bu taksim doğrultusunda taraflarca ve eski maliklerce kullanıldığını, her hissedarın kullandığı kısmı kazıklarla ve tellerle çevirmiş olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise taşınmazın satın alınma tarihinden sonra değerinin artması, paranın alım gücünün düşmesi, satış tarihinin üzerinden uzun zaman geçmiş olması gibi faktörler de göz önüne alındığında ön alım bedelinin yeni duruma göre tespit edilerek bu bedelin davalıya ödenmesi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif mahallinde yapılan incelemelerden ve dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre, davacının ve davalının kendine ait kullandığı kısımların bulunduğu, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre fen bilirkişi raporu ekinde sunulan krokiye göre, krokide A harfi ile gösterilen kısımın davacının kullanımında olduğu, C-D-E harfleri ile gösterilen kısımın davalının ve öncesinde dava dışı ... ...'ün kullanımında olan yer olduğu, B harfi ile gösterilen kısmın ise dava dışı ... ...'e ait yer olduğu, bu hâliyle taşınmazın 3 parça hâlinde sınırları belirlenerek bölünmüş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise 6100 sayılı Kanun'un353/1-b.2 hükmü gereğince kabulü ile; Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.01.2025 tarih ve 2024/ 47... /20 Karar sayılı kararının vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmak suretiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, işgal etmenin fiili taksim olarak yorumlanamayacağını, bir kısım tanık anlatımlarının dikkate alınmadığını, paydaş sayısının üçten fazla olduğunu, taşınmazın kazıklarla bölümlenmiş olmasının da fiili taksim olarak yorumlanamayacağını zira, kazıkların araziyi ve ekinleri hayvanlardan korumak amaçlı konulduklarını, gizlice payını daha önce üçüncü kişilere satan ve aynı zamanda davacının kardeşi olan ...'nın kötüniyetinin Mahkemece hiç dikkate alınmadığını, rapora yönelik itirazlarının da değerlendirilmediğini, satış bedelinin yüksek gösterilmiş olduğunu, sunulan delillerinin dikkate alınmayarak adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında vekâlet ücretinin arttırılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu ve anılan kararın gerekçe içermediğini, ayrıca vekâlet ücretinin tarafların ekonomik durumları ve harcanan mesai ile uyumlu olması gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.