Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3850 E. 2026/1917 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3850
Karar No
2026/1917
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1498 E., 2025/1495 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/395 E., 2023/123 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 8 49... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmazda üç katlı yapı bulunduğunu, yapıdaki 1. kattaki daire ile deponun davalı ... tarafından kullanıldığını, 2. kattaki dairenin ise davalı ... tarafından kullanıldığını, müvekkilinin tüm uyarılarına rağmen davalıların kullanımlarının devam ettiğini, davacıya kullanım bedelinin ödenmediğini, davacının dava konusu taşınmazı payı oranında kullanmak istediğini, bu hususta davalılara ihtar göndermesine rağmen sonuç alınamadığını, davalıların dava konusu taşınmaza davacının hissesi oranında müdahalelerinin önlenmesine ve geriye dönük 5 yıl için her bir davalıdan şimdilik 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapının zemin katındaki yerin metruk nitelikte tek pencereli depo olduğunu, ikamet olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, davalıların kullandığı daireler için yapılan masrafların davacıdan istenmesinin mümkün olmadığını, mantolamanın davacının onayı alınmadan yapıldığını, dava konusu taşınmazda taraflar arasında paylaşım bulunmadığını belirterek haklı davanın kabul edilmesini istemiştir. 3. Davacı vekili 17.02.2023 tarihli dilekçeyle; 31.03.2021 tarihinden önceki ecrimisil talebinden feragat ettiğini, her bir davalıdan 4.614, 43 TL ecrimisil alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapının giriş katında bulunan dairenin tarafların murislerinin vefatından bu yana davacıya bırakıldığını, buranın davacı tarafından beğenilmeyerek boş tutulduğunu, taraflar arasında el birliği ortaklığının bulunduğunu, davacının el atmanın önlenmesi isteminde bulunamayacağını, ortaklığın giderilmesi davası açma hakkı olduğunu, müvekkillerinin dava konusu yerde davacının sözlü izni ile oturduklarını, intifadan men tarihinden itibaren ecrimisil talep edilebileceğini, dava konusu yapıda 5-6 yıl kadar önce 4.250 USD karşılığında mantolama yapıldığını, yapılan mantolama nedeniyle davacının 1.417,00 USD sorumluluğunun bulunduğunu, ayrıca 1. katta 2000 yılında tadilat yapıldığını, bu tadilatın bedelinin 70.000,00 TL olduğunu, günümüz koşullarında davacının bu tadilat bedelinden sorumluluğunun 3.403,00 USD olduğunu, ecrimisile hükmedilecekse 5.820,00 USD tutarındaki tadilat bedelinin takas ve mahsubuna karar verilmesi gerektiğini, 1. kattaki 2 numaralı dairenin davalı ..., 2. kattaki No.lu dairenin davalı ... tarafından ikametgâh olarak kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...dava konusu taşınmazda davacı ve davalıların paydaş olduğu, taşınmaz üzerinde zemin ve zemin üstü iki kat olduğu, zemin üstü iki dairenin davalılar tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, zemin katta bulunan bölümün depo şeklinde olduğu, daire olarak kullanılmaya elverişli olmadığı, bu alanın davacıya kullanılması için bırakıldığı iddia edilse de bu alanın davacı tarafından kullanılacağına dair anlaşma yapıldığı veya davacı tarafından kullanıldığına dair delil olmadığı, tanıklarında bu yönde bilgilerinin olmadığı, davacının taşınmazda kullanabileceği veya kullandığı bölüm olmadığı, dava konusu binayı davalılar yani paydaşlar kullanmakta olup intifadan men koşulunun re'sen gözetilmesi gerekeceği, tanık anlatımlarından davacının taşınmazı kullanmaya yönelik davalılara istekte bulunduğuna yönelik bilgilerinin olmadığı, ... 1. Noterliğinin 30/03/20 21... yevmiye numaralı ihtarnamesinin 31.03.2021 tarihinde tebliği ile intifadan men koşulunun sağlandığı, davacının payı oranında(1/3) tebliğ tarihinden dava tarihine kadar ecrimisil ve el atmanın önlenmesi talep edebileceği, 4.614,43 TL olarak hesaplanan ecrimisil bedelinin davalılardan ayrı ayrı talep edilebileceği, davalılar taşınmaza yapılan tamiratlarla ilgili mahsup talep ettikleri ancak tamiratların yapıldığı tarihlerin ecrimisil talep edilen tarihlerden önceki tarihlere ait oldukları anlaşıldığından mahsup talebinin hüküm aşamasında dikkate alınmadığı" gerekçesiyle davacının davasının el atmanın önlenmesi talebi yönünden kabulü ile; 8 49... parsel üzerinde bulunan binada davalı ...'nun kullanımında olan 1. kat 2 No.lu bağımsız bölüm ile davalı ...'nun kullanımında olan 2. kat 3 No.lu bağımsız bölüme yapılan el atmanın davacının hissesi oranında önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 31.03.2021-13.10.2021 tarihleri arası için 4.614,43'er TL davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Davacı vekili mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 88... . maddelerinde düzenlendiği üzere; Madde 688: Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır. Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir. Madde 689: Paydaşlar, kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabilirler. Ancak, böyle bir anlaşmayla paydaşların aşağıdaki hak ve yetkileri kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz: 1. Paylı mülkiyet konusu eşyanın kullanılabilirliğinin ve değerinin korunması için zorunlu olan yönetim işlerini yapmak ve gerektiğinde mahkemeden buna ilişkin önlemlerin alınmasını istemek, 2. Eşyayı bir zarar tehlikesinden veya zararın artmasından korumak için derhâl alınması gereken önlemleri bütün paydaşlar hesabına almak. Taşınmazlarla ilgili anlaşmalar imzalarının noterlikçe onaylanması koşuluyla paydaşlardan birinin başvurusu üzerine tapu kütüğüne şerh verilebilir. Madde 690: Paydaşlardan her biri olağan yönetim işlerini yapmaya, özellikle küçük onarımları yaptırmaya ve tarımsal işleri yürütmeye yetkilidir. Zorunlu ve ivedi işlerin yapılmasına ilişkin kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, paydaşların çoğunlukla alacağı kararla olağan yönetim işlerinde yetkiyle ilgili farklı düzenleme getirilebilir. Madde 691: İşletme usulünün veya tarım türünün değiştirilmesi, adî kiraya veya ürün kirasına ilişkin sözleşmelerin yapılması veya feshi, toprağın ıslahı gibi önemli yönetim işleri için pay ve paydaş çoğunluğuyla karar verilmesi gerekir. Olağan yönetim sınırlarını aşan ve paylı malın değerinin veya yarar sağlamaya elverişliliğinin korunması için gerekli bakım, onarım ve yapı işlerinde de aynı çoğunluk aranır. Pay ve paydaşların eşitliği hâlinde hâkim, paydaşlardan birinin istemi üzerine bütün paydaşların menfaatini gözeterek hakkaniyete uygun bir karar verir; gerekli gördüğü işlerin yapılması için paydaşlar arasından veya dışarıdan bir kayyım atayabilir. Madde 692: Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Paylar üzerinde taşınmaz rehni veya taşınmaz yükü kurulmuşsa, paydaşlar malın tamamını benzer haklarla kayıtlayamazlar. Madde 693: Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de olabilir. Paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir. Somut uyuşmazlıkta el atmanın önlenmesine karar verilmesi istenen 8 49... parsel sayılı taşınmazda tarafların paydaştır. Davaya konu yerde bulunan üç katlı yapıda bulunan 2. ve 3. katlardaki bağımsız bölümler davalılar tarafından işgal edilmek suretiyle kullanılmaktadır. Zemin kattaki yer ise kullanılmaya elverişli nitelikte bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafından el atmanın önlenmesi talep edilmiş ve mahkemece uyuşmazlık bu şekilde nitelendirilmiş ise de esasen uyuşmazlık 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4. Kitabının1. bölümünün eşya hukuku birlikte mülkiyet başlıklı 693. maddesine dayalı uyuşmazlık halinde yararlanma ve kullanma şeklinin belirlenmesine ilişkindir. Aynı Kanunun 693/1. maddesine göre paydaşlar arasında yararlanma ve kullanma yönünden uyuşmazlık çıkması halinde hakim yararlanma ve kullanma şeklini belirleyecektir. Paylı mülkiyete tabi bağımsız bölümde paya vaki el atmanın önlenmesine dair mahkeme kararının fiilen icra edilebilme olanağı yoktur. Dava konusu yapıda bağımsız bölüm niteliğindeki dairenin yararlanma hakkının bir paydaşa diğerinin diğer bir paydaşa özgülenmesi şeklinde paya vaki el atmanın önlenmesi mümkün değildir. O halde uyuşmazlığın hakim tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 693/2. maddesine göre çözülmesi gerekmektedir. Davalıların yeri tapudaki paylarına yönelik olarak kullandıklarına göre kullanımlarının haksız ve hukuki bir sebebe dayalı olmaksızın olduğu söylenemez. Ne var ki davacı da bu taşınmazda paydaş olmasına rağmen taşınmazı kullanma ve yararlanma imkanından yoksun olduğuna göre bundan kaynaklanan yoksun kalınan kullanım bedelinin tahsiline yönelik olarak uyuşmazlığın giderilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VI KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3850, K. 2026/1917, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3850-e-2026-1917-k-8ea815896bf8