Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3725 E. 2026/2132 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3725
Karar No
2026/2132
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/372 E., 2025/1382 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/60 E., 2024/800 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, davalı hakkında İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2021/15995, ... İcra Müdürlüğünün 2010/2081 ve ... İcra Müdürlüğünün 2019/2654 Esas sayılı dosyaları ile başlatılan ve devam eden icra dosyalarının bulunduğunu, borçlunun mirası reddinin tamamen alacaklılara zarar vermek amacıyla yaptığını, bu nedenlerle dilekçenin kabulü ile kanıtlarının toplanarak davalının muris ...'den intikal edecek mirasın reddine ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1029 Esas sayılı mirasın reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin murisi ...'in adına miras bıraktığı mal varlığı değerinden daha fazla borcunun bulunduğunu, murisin terekesinin borca batık olduğunu, muris adına kayıtlı olan taşınmazların değerinin belirlenmesinin murisin borçlu olduğunun tüm tüm icra takip dosyalarının güncel kapak hesaplarının belirtilmesinin terekenin borcunu karşılayıp karşılamadığının tespitinin gerektiğini, müvekkilinin alacaklılarını zarara uğratmak için değil, terekenin borca batık olması sebebiyle mirası reddettiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davalı murisi ...'in ölüm (20.08.2022) tarihi itibariyle terekesinin borca batık olduğu ve davalının mirası reddetmesinde geçerli bir sebebi olduğu, yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 618. Maddesi gereği davalı mirasçının, murisin ölümünden geriye doğru 5 yıl içerisinde muris tarafından herhangi bir kazanımının olmadığı, ayrıca davalı mirasçının tereke üzerinde mirası kabul anlamına gelecek herhangi bir davranışının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapılarak karar verildiğini, dosya incelendiğinde görüleceği üzere borçlu mirasbırakanın mirasçılarının tümü mirası reddetmediklerini, burada mirasçı anne mirasın reddi işlemi dışında tutulmuş ve muristen kalan malların aktarımı sağlanarak diğer mirasçılardan alacaklılarından mal kaçırıldığını, Medeni Kanunumuza göre hiç kimse kötüniyetli olarak davranamayacağını, yine, dosyada incelenen borçlu murisine ait olduğu belirtilen icra dosyalarında borçların dava tarihi itibarı ile durumları ayrıntılı olarak istenilmediğini, bazı dosyalar işlemsizlik nedeni ile düşmüştüğünü, konulan hacizler ile ilgili olarak gerekli satış avansları da yatırılmamış olduğu için hacizlerin de düşmüş durumda olduğunu, talep edilemeyecek olan alacakların borçlu murisinin borcu olarak değerlendirilmesinin hatalı ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3725, K. 2026/2132, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3725-e-2026-2132-k-ab4ace62c107