Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3458 E. 2026/1274 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3458
- Karar No
- 2026/1274
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/168 E., 2025/591 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/491 E., 2024/459 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı taşınmazın 11.08.2016 tarihinde davalı ...'a satıldığını, davalı ... tarafından taşınmazın satışından yaklaşık iki hafta sonra diğer davalı lehine ipotek tesis ettirildiğini, ancak davaya konu taşınmazın aile konutu olduğu ve davacının eşinin rızası dışında devredildiğinden aile mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açıldığını, dava sonucunda tapu kaydının iptali ile yeniden davacı adına kayıt ve tesciline karar verilip kararın kesinleştiğini, ancak tüm bu süreç devam ederken, davacının kendi kullanmadığı kredi sebebiyle evinin satılmak üzere olduğunu, davalı Vakıfbank tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini, hâlihazırda satış işlemlerine devam edildiğini, davalı Bankanın da iyi niyetli üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceğini, zira gerekli araştırmayı yapmadığını, davacının ipotek nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, ilk başta yapılan tescil işleminin hukuka aykırı olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olduğunu, bu nedenle Banka lehine verilen ipoteğin hukuka aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğunu, Bankanın tamamen iyi niyetli üçüncü şahıs konumunda olduğunu, müvekkili davacıya taşınmaz satışı karşılığında ödediği bedeli davacıdan tahsil edemediği için maddi açıdan sıkıntıya düştüğünü ve bu nedenle kullandığı kredinin taksitlerini ödeyemediğini, davacının ise hem taşınmazı geri aldığını, hem de müvekkilinden almış olduğu parayı iade etmediğini, Bankanın da haklı olarak kullandırdığı kredi karşılığı almış olduğu ipotekli taşınmazı satışa çıkardığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı Bankanın iyi niyetli üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceğini, Bankanın gerekli araştırmayı yapmadığını, kaldı ki tapu iptali ve tescil edilmiş olmasına ve ipoteğin fekki davası devam etmesine rağmen davalı Banka tarafından taşınmazın satıldığını ve davanın konusuz bırakılmaya çalışıldığını, tescilin yolsuz olduğunun mahkeme kararıyla sabit olması nedeniyle tesis edilen ipoteğin kaldırılması gerektiğini, 2. İpoteğin geçersiz olduğunu, taşınmazın yargılama sırasında satılmış olsa da dava tarihi itibari ile hukuki yararlarının mevcut olması ve ipoteğin hukuka aykırı olması sebebiyle haklı davalarının kabulü gerektiğini, 3. Davanın konusuz kalmadığını, her ne kadar satış yapılmış olsa bile sonuç itibari ile hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinin taşınmazının satıldığını ve zarara uğradığını, 4. İlk Derece Mahkemesince ihalenin kesinleşmesinden bahisle ipoteğin kaldırılmayacağının kabul edilmesi durumunda ise ilgili kanun maddeleri doğrultusunda davanın istirdat davasına dönüştüğünü ve Mahkemece zararlarının tespit edilmesi gerektiğini, dava tarihi itibarıyla haklılıklarının tespit edilmesine, ipoteğin yolsuz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekmekte iken hukuka aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, 5. Bankanın kötüniyetli olarak taşınmazı satışa çıkardığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.