Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3165 E. 2026/1866 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3165
- Karar No
- 2026/1866
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3286 E., 2025/1195 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/87 E., 2022/125 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/538 Esas, 2019/444 Karar sayılı ilâmına konu muris ...'ın mirasçılık belgesinde müvekkilinin mirasçı olarak yer almadığını, mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin annesi ... nüfus kayıtlarında ...'ın hanesinde kayıtlı değilse de onun kızı ve mirasçısı olduğunu, iddialarının köy kütükleri ile sabit olup tanık beyanlarıyla da doğrulanacağını ileri sürerek mirasçılık belgesinin iptalini, yeniden mirasçılık belgesi düzenlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Miras bırakan ...'ın nüfus kayıtları ve dayanağı belgeler incelendiğinde, ... (...) ... isminde tek çocuğu olduğu, davacının annesi olan ... ile aralarında bağ bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tanıklarının beyanı değerlendirildiğinde; bizzat görgüye veya miras bırakanın beyanına dayalı bir bilgi aktaramamışlardır. Davacı tanıklarının beyanları davacı tarafın iddiasını aydınlatacak nitelikte ispat gücüne haiz değildir. Dolayısıyla; davacı yan, idiasını tanık beyanı ile ispat edememiştir. Aralarında soy bağı bağlantısının bulunmaması nedeniyle, kamu düzenine ilişkin resmi kayıtların salt iddia ve tanık beyanları esas alınarak aksinin ispatı mümkün değildir.” gerekçesiyle davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “Miras bırakan ...'ın nüfus kayıtları ve dayanağı belgeler incelendiğinde, ... (...) ... isminde tek çocuğu olduğu, davacının annesi olan ... ile aralarında bağ bulunmadığı, bu hususun nüfus müdürlüğüne yazılan müzekkere ile de anlaşıldığı, her ne kadar davacı tanıkları davacının annesi ...'in muris ...'nin kızı olduğuna dair beyanda bulunmuş iseler de, tanık beyanlarını destekleyen başkaca delilin dosyada bulunmadığı, mahkemece ispatlanmayan davanın reddine karar vermesinin yerinde olduğu” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesinin çıkarılması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.