Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3002 E. 2026/1676 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3002
- Karar No
- 2026/1676
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1504 E., 2025/502 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/158 E., 2021/766 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...ispat yükü üzerinde olan davacının uzun yıllardır paylı mülkiyetteki taşınmazları davalının çekişmesiz ve aralıksız vaziyette kullandığını tanık anlatımları ve dosya kapsamıyla ispat etmesi, mülkiyet hakkı sahibi ve paydaş olan davacı tarafından, davalının taşınmazların tamamının kullandığı bu süre zarfında, taşınmazın terk edilmesi bakımından davalar açılması, davalının ikaz edilmesi, ecrimisil tazminatı talep edilebilmesi için malik olmayan zilyetin kötü niyetli olmasının gerekmesi, taşınmazlarda davacının kullanabileceği hiçbir yerin bırakılmamış olması, dosya kapsamında malikinin rızası bulunmadan taşınmazın tamamını kullanan davalının kötü niyetli kabul edilmesi, bu durumda davalının taşınmazda hakkından fazla olacak şekilde paylı olarak tapuda kayıtlı taşınmazlara tecavüz ederek davacının kullanımına engel olması nedenleriyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerinin kabulüne" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “El atmanın önlenmesi istemi yönünden; çekişme konusu 1 01... , 1 06... parsel, 1 16... parsel ve 1 66... parsel sayılı taşınmazların tam hisse olarak davacı adına, 1 02... parselin ise elbirliği mülkiyeti şeklinde davacı ve davalı ile dava dışı kardeşleri ... kayıtlı olduğundan davacının ayni hakkının bulunduğu, davalının ise bu kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, süresinde cevap vermeyen davalının sadece taşınmazları işgal etmediğini savunabileceği, kaldı ki davalının istinafının da bu yönde olduğu, ancak dosyada dinlenen tanık anlatımlarından bu taşınmazların davalının kullanımında bulunduğu anlaşıldığına göre bu taşınmazlar yönünden el atmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın bu yönden yasal düzenlemelere uygun olduğu anlaşılmıştır. Ancak 1 02... parsel yönünden sadece davacı payına vaki el atmanın önlenmesine karar verilmek gerekirken taşınmazda elbirliği maliki olan davalının taşınmazın tamamından el atmasının önlenmesine karar verilmesi; 1 02... parsel dışındaki davaya konu diğer taşınmazlar tam pay olarak davacı adına kayıtlı, 1 02... parsel ise elbirliği şeklinde taraflar ile dava dışı ... adına kayıtlı bulunduğuna göre dava değeri davacının tam maliki olduğu taşınmazların tamamının dava tarihindeki değeri ile 1 02... parseldeki davacının elbirliği payı 1/3 olmakla bu kısma isabet eden değerlerin toplamı olan (297.619,65+ 323.929,50+ 296.389,80+ 605.574,60+ 233.802,25+ (211.164,60/3)= 1.827.704,00 TL) üzerinden harca hükmetmek gerekirken, peşin harç da bu dava değerine göre alındığı halde mahkemece hatalı hesaplanan dava değeri üzerinden eksik harca hükmedilmesi yasaya aykırı olmuştur. Ecrimisil istemi yönünden; 1 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden dava, paydaşlar arası ecrimisil talebine, diğer taşınmazlar yönünden ise mülkiyet hakkına dayalı ve tam mülkiyetine sahip olduğu taşınmazlarla ilgili ecrimisil talebine ilişkindir. 1 02... parsel sayılı taşınmazda tarafların elbirliği maliki olarak dava dışı ...'la birlikte paydaş oldukları, tapuda arsa olarak geçen bu taşınmaz üzerinde bir ev ile muhtelif başka yapılar bulunduğu, davalının kullanımında bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı paydaş taşınmazı kiraya vermeyip kendisi kullandığına göre somut olayda intifadan men koşulu aranacaktır. Davalı vekili cevap vermeyerek davayı inkar etmiş sayılmış, dinlenen tanıklar davacının elbirliği mülkiyeti paydaşı olduğu bu taşınmazdaki payını kullanmasının davalı tarafından engellendiğine (intifadan men edildiğine) dair hiç bir beyanda bulunmamışlar hatta davacı tanıklarından ... davacının yurt dışından izne geldiğinde bu taşınmazdaki evde kaldığını söylemiştir. Bu duruma göre davalının davacıyı intifadan men ettiği davacı yanca kanıtlanmamış, davacı yan yemin deliline de dayanmamıştır. Hal böyleyken, 1 02... parsel yönünden ecrimisil isteğinin reddi gerekirken kabulü isabetsizdir. 1 02... parsel sayılı taşınmaz dışındaki diğer taşınmazlar tam paylı olarak davacı adına kayıtlı olup ecrimisil isteğine konu dönem içerisinde davalının kullanımında olduğu dosya arasına toplanan delillerle ve özellikle tanık anlatımları ile kanıtlanmış olup, taşınmazların ÇKS kayıtlarının başka kişi adına olması, yahut başka kişi tarafından bu taşınmazlarla ilgili ... sigortası yaptırılmasının sonuca etkisi bulunmadığından ecrimisile hükmedilmesinde kaide olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davacı vekili, dava dilekçesi ile ecrimisil tutarına dönem sonlarından itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiş olup yerel mahkemenin her bir tahakkuk dönemi ve dönem sonları belirtilmeksizin infazda tereddüt yaratacak şekilde toplam alacağın dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline şeklinde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu yönden kaldırılması gerekir.” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile karar kaldırılarak el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.