Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2277 E. 2026/1205 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2277
- Karar No
- 2026/1205
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1782 E., 2025/142 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/396 E., 2023/220 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 3 26... , 3 26... , 3 79... , 3 82... , 3 84... , 3 85... , 3 88... , 3 93... ve 3 97... parsel sayılı taşınmazların tamamının 65-70 yıl gibi uzunca bir süre malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak 1/4 pay sahibi davacıların murisi ...tarafından kullanıldığını, muris ...'nın ölümünden sonra ise mirasçıları olan davacıların kullanmaya devam ettiğini, tapu maliki ...'ın 01.07.1948 tarihinde, ...'ın ise 10.09.1953 tarihinde öldüğünü, TMK 713/2’de düzenlenen "ölmüş" nedenine dayalı kazandırıcı zamanaşımı şartlarının muris ...lehine gerçekleştiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazlardaki ... ve ...'dan intikalen gelen payların tapu kayıtlarının iptali ile miras hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçelerinde; mirasçılar arasında zamanaşımı işlemesinin söz konusu olmadığını, kaldı ki davacıların zilyetlik iddialarının da gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasçılar arasında zilyetlikle kazanmaya ilişkin zamanaşımının işlemeyeceği, ayrıca taşınmazlarda fiili taksim bulunmadığı, hissedar ...yönünden mirasçıları adına sicil oluşturulduğu, bu mirasçılar yönünden süre şartının sağlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dip muris ... adına kayıtlı 1/4 pay yönünden yapılan değerlendirmede, mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme hükümlerinin uygulanamayacağı, dolayısıyla TMK'nın 713/2 maddesi uyarınca iktisap koşullarının oluşmadığı, davalıların murisi ... adına kayıtlı 1/4 pay yönünden yapılan incelemede ise, iş bu payın kadastro çalışmalarında ... kızı ... mirasçıları adına tespit edildiği, mirasçıların ölüm tarihleri ve aralarındaki elbirliği mülkiyeti ilişkisi dikkate alındığında da TMK'nın 713/2 maddesinde yazılı iktisap süre ve koşullarının oluşmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; Dava konusu taşınmazların tamamının davacıların murisi ...tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız şekilde ölümüne kadar kullanıldığını, ölümünden sonra da mirasçıları olan davacıların kullandığını, TMK'nın 713/2. maddesinde yazılı yirmi yıl önce ölmüş olmak koşulunun fazlasıyla gerçekleştiğini, mülkiyet hakkını kazanmaya ilişkin koşulların iptal kararından önce gerçekleştiğini, dinlenen tanık beyanlarının da iddialarını doğruladığını belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, TMK'nın 713/2. maddesinde düzenlenen “ölüm” nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.