Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2228 E. 2025/3085 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2228
- Karar No
- 2025/3085
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/322 E., 2025/16 K. Mahkemenin direnme kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisinden intikal eden dava konusu taşınmazın tamamının davalı kurum tarafından kullanıldığını ileri sürerek ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak kamu görevi yaptıklarını, istenilen ecrimisil miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin kararının Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine bozmaya uyularak verdiği 27.12.2022 tarihli ve 2019/528 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararı ile müdahalenin keşfen sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 15.162,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizin 24.04.2024 tarihli ve 2024/1340 Esas, 2024/2173 Karar sayılı ilâmı ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; dava konusu taşınmazda davacıların murisi ...’ın 11914636/31850496 hissesi bulunduğu, 07.07.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda dava konusu taşınmazda üzerindeki yapılar hariç olmak üzere, taraflar arasında önceki döneme ilişkin kesinleşmiş aylık kira bedeli üzerinden yapılan hesaplamaya göre taşınmazın toplam kirasının 15.162,40 TL, davacıların murisine düşen payın ise 5.668,59 TL olduğu belirlenmesine rağmen Mahkemece davacıların payını aşar şekilde tüm ecrimisil bedeline hükmedilmesinin doğru görülmediği; ayrıca 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi ve 5018 sayılı Kanun'a ekli II sayılı cetvelin B fıkrası uyarınca özel bütçeli idare olan davalı Kurum, 6001 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan davalı ... Müdürlüğünden harç alınmaması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/7568 Esas, 2019/2005 Karar sayılı ilâmı dikkate alınarak kesinleşen önceki dönem ecrimisil miktarına ÜFE’nin tamamının yansıtılması suretiyle hesaplama yapılması için bilirkişiden rapor aldırıldığı, önceki döneme ilişkin esas alınan bilirkişi raporunda 2010 dönemi için taşınmazın tamamı için değil sadece davacıların payı dikkate alınarak aylık 500,00 TL ecrimisil bedeli belirlendiği, bu bedel üzerinden ÜFE artırımı yapılması gerektiği, bir önceki kararda yapılan ecrimisil hesabının doğru olduğu gerekçesiyle davalıdan harç alınmasına ilişkin kısım hariç bozma konusu yapılan "ecrimisil bedeli" yönünden bozma ilâmına karşı direnilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kök bilirkişi raporuna itirazlarının nazara alınmadığını, somut emsale dayanmayan ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu, bilirkişi heyetinin usule uygun oluşturulmadığını, parsel üzerinde bulunan tamir ve bakım atölyesi, su deposu ile lojmanın davalı kurum tarafından tesis edildiğini, bu tesislerin ecrimisil hesabına dahil edilmemesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2.Katılma yolu ile davacı vekili temyiz dilekçesinde; ecrimisil bedelinin 2010 yılı Aralık ayı ile 2013 yılı Şubat ayı arasındaki dönemlere ilişkin talep edilmesine rağmen eksik ve hatalı olarak 31.01.2013 tarihine kadar ecrimisil bedeline ilişkin hüküm kurulduğunu, her bir ay için hesaplanan ecrimisil bedeline o ayın sonundan itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, ecrimisil bedelinin düşük hesaplandığını İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/285 Esas, 2011/262 Karar sayılı ilâmı ile hesaplanan ecrimisilin 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarını kapsadığını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 344. madde hükümleri çerçevesinde hükme esas alınan 2006 yılı rayici ile dava konusu dönemin arasındaki sürecin beş yılı aşması sebebi ile emsal bedeller nazara alınarak yeniden tespit yapılması gerektiğini Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2020/2855 Esas, 2020/6040 Karar sayılı ilâmının bu yönde olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ecrimisil istemine ilişkindir. 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Direnilen kısım yönünden yapılan incelemede; 6100 sayılı Kanun’un 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/285 Esas, 2011/262 Karar sayılı ilâmında 2010 dönemi için hesaplanan ecrimisil bedelinin davacıya düşen pay üzerinden hesap edildiği ve direnme kararında belirtildiği şekilde 500,00 TL ecrimisil bedeli üzerinden ÜFE artışı yapılmasının doğru olduğu anlaşılmakla; mahkemece bu gerekçe ile direnilmiş olması yerinde görülmüştür. 3. Diğer taraftan bozma ilâmına uyulan kısımlar yönünden yapılan incelemede ise; Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkemece verilen direnme hükmünün yerinde bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacı tarafa yükletilmesine, Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı karar düzeltme yolu 15 günlük süre içerisinde açık olmak üzere, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.