Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/385 E. 2025/4105 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/385
- Karar No
- 2025/4105
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1983 E., 2024/2278 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/190 E., 2021/384 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın 01.12.2013 tarihli ve 20 yıl süreli sözleşme ile davalıya kiralandığını, ödenmeyen kira ve kira farkları nedeniyle aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; sözleşmede belirlenen kira bedellerinin ödendiğini, kira artırımına ilişkin maddenin yanlış yorumlandığını, kiralananın hukuki ayıplı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi ek raporuna göre, davalının aralarındaki sözleşme gereği 01.12.2014 tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesine göre yapılacak artışlar sonucu bulunan kira bedellerinin bir kısmını hiç ödemediği, bir kısmını ise eksik ödediği, davalının davacıya verdiği teminat mektubunun mevcut borçtan mahsubu sonucunda aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazların haksız olduğu, alacağın hesaplamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, fazlaya dair istemin reddine, icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından davacıya gönderilen 12.11.2015 tarihli ihtarname içeriği, yine taraflar arasında İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülerek kesinleşen 2016/621 E., 2017/807 K. sayılı dosyasında da davalı vekilinin cevap dilekçesinde; taşınmazların otel olarak işletilmesi halinde kiraların 3 kat artırılacağını beyan ettiği, dolayısı ile artış formülü olarak kabul edilen (2. yıl kira bedeli+(tefe+tüfe artırım oranı 1/2)*3 olmak üzere) formülde Tefe-Tüfe 1/2 oranı bulunup 2. yıl kira bedeline eklendikten sonra 3 ile çarpılması gerektiği, esasen taraf iradelerinin de bu yönde olduğu, bu nedenle ek rapordaki hesaplama uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunduğu, davalı kiracının kira bedelini ödediğini ispat edemediği, gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; kira sözleşmesinde belirlenen kira bedellerinin davacı yana ödendiğini, ancak ihale şartnamesinde kararlaştırılan hükümlerin davacı tarafından yerine getirilmediğini, kira artışına ilişkin hükmün yanlış yorumlandığını, sözleşme gerekleri yerine getirilmediğinden davacının temerrüde düşürüldüğünü, davacı tarafça istinaf konusu yapılmayan bir hususun Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesinin doğru olmadığını, ihale tutanağı ve sözleşme içeriğinin esas alınması gerektiğini, davacının temerrüt halinin araştırılmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, ödenmeyen kira ve fark kira alacağının tahsiline ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçede yer verilen ifadelerin İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçenin kuvvetlendirilmesi niteliğinde bulunmasına, taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/621 E., 2017/807 K. sayılı kararının eldeki dava dosyası yönünden güçlü delil niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.