Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/3448 E. 2026/3662 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3448
Karar No
2026/3662
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/509 E., 2026/679 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çine 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/486 E., 2024/517 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; paydaş olduğu 5 13... parsel sayılı taşınmazda davalının 1/3 payı 29.04.2022 tarihinde 31.000,00 TL bedel ile satın aldığını, satış işleminin kendisine bildirilmediğini, davalıya payını satan ... ...’in taşınmazda kullandığı bir yer olmadığını, kendisinin ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, taşınmazda davalı adına kayıtlı payın iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazdaki payı 200.000,00 TL bedel ile satın aldığını, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, etrafının tel, çit ve taş duvarla çevrili olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazda fiili taksim bulunduğu, ön alım hakkının kullanılmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemece fiili taksim bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, tamamını müvekkilinin kullandığını, davalının pay satın almasından sonra müvekkilinin taşınmazı kullanmasına engel olduğunu, davalıya pay satan ... ...’in engelli ve bakıma muhtaç olduğunu, taşınmazda hiçbir zaman bir yer kullanmadığını, ortaklığın giderilmesi davasında davalının taşınmazı taksim edemediklerini söylediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/3448, K. 2026/3662, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-3448-e-2026-3662-k-9862cd0ba4ce