Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2153 E. 2025/5598 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2153
Karar No
2025/5598
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/512 E., 2025/502 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/379 E., 2024/313 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri tarafından Pendik ilçesi, ... Mahallesi, 45 18... parselde bulunan apartmanın otopark alanının haksız işgali üzerine davalı ...'e .... Noterliği ... yevmiye numaralı fuzuli işgal nedeniyle taşınmazın boşaltılması ve ecrimisil bedelinin 30 gün içinde ödenmesi talepli ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 12.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, apartmanda bulunan kat maliklerinin kullanımına özgülenmesi gereken ve taşınmaza ait belediye projesinde otopark alanı olarak görünen yerin davalı tarafından 2021 Ağustos ayından bu yana işgal edildiğini, otopark alanının söz konusu taşınmazdaki bağımsız bölümlere ait tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde ifade edildiği üzere taşınmazda bulunan her bir kat malikine özgülendiği, davalının işgalinin haksız ve kötü niyetli olup bugüne kadar davalı tarafından kira-ecrimisil bedeli olarak hiçbir ödemede bulunulmadığını, davalının söz konusu taşınmazı hukuki bir nedene dayalı olmaksızın kullanmakta olduğundan fuzuli şagil durumunda olduğunu, işbu sebeple dava tarihinden geriye dönük 2021 Ağustos ayına kadar olan süreye ilişkin müvekkillerin payları oranında ecrimisil bedelinin ödenmesi gerektiğini belirterek, 45 18... parsel numaralı tapuya kayıtlı ana taşınmaz üzerindeki otopark alanının haksız işgalinin önlenmesine, şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil alacağının davacılara payları oranında düşen kısmın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kira sözleşmesine dayalı kullanımda bulunduğunu, davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını, tüm maliklerin dava açması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile müdahalenin men’i talebi yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulü ile, ... lehine 4.585,76 TL, ... lehine 3.439,32 TL, ... lehine 6.878,64 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin, dava değerinin karar tarihi itibarıyla 28.250,00 TL miktarındaki kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili duruşma talepli temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizce duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. İstinaf dilekçelerinin 2. maddesinin son paragrafında açıkça davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yasaya ve dosya kapsamına aykırı olduğunun belirtildiğini, hâl böyle olunca, istinaf itirazlarının sadece ecrimisil talebine ilişkin olmadığını, davanın el atmanın önlenmesi yönünden de tümden reddedilmesi gerektiğinin dilekçelerinde vurgulandığını,

b. Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf sebeplerimiz bakımından esasa girilmeden, dava değeri hatalı değerlendirilerek istinaf başvurumuzun miktar itibari ile usulden reddedilmiş olmasının dilekçe içeriğine, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, c. Dosyaya sunulan cevap dilekçesi ve deliller incelenmeden keşif yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının kiracı olduğunu ve ecrimisil şartlarının oluşmadığını, davalının kira sözleşmesi kapsamında kullanımının haklı sebebe dayandığını, yönetim planı dikkate alınmadan hatalı hesaplamaya dayalı hüküm kurulduğunu, ecrimisilin fahiş hesaplandığını, dilekçelerindeki tüm usuli ve esasa yönelik itirazları dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2025 tarihli kararı ile; istinaf başvurusunun sadece ecrimisil bedeline yönelik olduğu ve hükmedilen ecrimisil miktarının toplam değerinin karar tarihi itibarıyla 28.250,00 TL miktarındaki kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı Kanun'un 341/1 hükmü istinaf olunabilecek kararları açıkça belirtmiştir. Aynı Kanun'un 341/2 hükmüne göre, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 24.09.2024 itibari ile miktar veya değeri 28.250,00 Türk Lirasını geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar ise kesindir. Kesinlik sınırı belirlenirken, yalnızca dava konusu edilen mal varlığının değeri dikkate alınır. Harç, vekâlet ücreti veya yargılama giderleri hesaba katılmaz. Eldeki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası yönünden yapılan değerlendirmede; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 16.maddesi uyarınca dava değeri el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibarettir. Dava bir bütün olup, ecrimisil talebi el atmanın önlenmesi talebinden ayrı olarak değerlendirilemez. Somut olayda, dosya arasında bulunan bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazda el atılan yerin dava tarihi değerinin 1.500.000,00 TL, davacılara hükmedilmesi gereken toplam ecrimisil bedelinin ise 14.093,72 TL olarak belirlenmesine göre, dava değeri toplamı 6100 sayılı HMK’nin 341. maddesine göre istinaf kesinlik sınırının üzerinde olduğundan, ve davalıların, tüm talepler bakımından davanın reddinin gerektiğine dair istinaf itirazları bulunduğundan, el atmanın önlenmesi talebi hakkında verilen İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf isteğinin de Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi gerekmektedir.

Bu sebeple; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin tüm istinaf itirazları incelenerek esasa yönelik bir karar verilmesi gerekirken, miktar nedeni ile istinaf edilemeyecek bir karar olduğundan bahisle istinaf itirazlarının usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2153, K. 2025/5598, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2153-e-2025-5598-k-d940dee4d34d