Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1499 E. 2025/5213 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1499
- Karar No
- 2025/5213
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/4003 E., 2024/2120 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/49 E., 2021/199 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 8 adet bağımsız bölümünün bulunduğu taşınmazın kentsel dönüşüm kapsamında ...Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile 28.11.2011 tarihinde .... Noterliğinde ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözlemesi imzalayarak ...'ya devrettiğini, sözleşme 33 97... parselde taşınmaz üzerinde inşaa edilecek projede kendisine 167, 168, 246, 254, ... numaralı 5 adet bağımsız bölüm verildiğini, davanın ... No.lu bağımsız bölüme ilişkin olduğunu, ... ekonomik olarak zor koşullar geçirdiğinden çevre ve şehircilik bakanlığı tarafından tamamlanmak üzere yüklenici olarak ...'ın görevlendirildiğini, ...'ın projeyi devraldıktan sonra davacının ... No.lu bağımsız bölümü üzerine ön alım hakkı şerhinin konulduğunu, bu şerhin tek taraflı olarak konulduğunu, anlaşma ya da uzlaşmanın söz konusu olmadığını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 01.07.2019 tarihinde altyapı ve kentsel dönüşüm hizmetleri genel müdürülüğüne müzekkere yazılarak şerhlerin terkin edilmesinde sakınca bulunmadığının belirtildiğini ancak buna rağmen tapu müdürlüğünce şerhlerin kaldırılmadığını, altyapı ve kentsel dönüşüm hizmetleri genel müdürlüğü ile yapılan şifaen görülmelerde; teslim edilen dairenin fazla metrekareye sahip olduğu dolayısıyla şerhin kaldırılamayacağının beyan edildiğini, herhangi bir fazlalığın söz konusu olmadığını, ... No.lu bağımsız bölüm üzerindeki hukuka ve usule uygun olmayan ön alım hakkı şerhinin sayın mahkeme tarafından kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; 33 97... parselde ilk olarak inşaat projesi yapımına diğer davalı ...ve Ltd. Şti tarafından başlanmış olup ... inşaata devam edememesi ve vatandaşlar açısından büyük bir mağduriyet oluşması üzerine dava konusu parselde yapım işinin devam etmesi için yapılan protokoller kapsamında 33 97... parsel sayılı taşınmaz ile işlerin ... tarafından yürütüldüğünü, dava konusu taşınmazda uygulama sorunlarının önüne geçilebilmesi adına 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 13.6 maddesi hükmü uyarınca şehircilik il müdürlüğünün 19.04.2019 tarihli ve 444200 sayılı yazısı ile bakanlık lehine ön alım hakkı konulduğunu, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 13.6 maddesinde göre müvekkiline ön alım hakkı kullanma yetkisi tanındığını, dava konusu edilen ön alım hakkı şerhinin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında sözleşmesel bir ilişkinin bulunmadığı, dava konusu edilen ön alım hakkı şerhi ile müvekkilinin bir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek pasif husumet nedeniyle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada davacının dava konusu taşınmazdaki ön alım şerhinin kaldırıldırılmasını talep ettiğini, davalıların ise ön alım hakkı şerhinin kanunen verilen bir yetkiye istinaden ve hak sahiplerinin hisselerinin bir kısmının satışı ve devrine ilişkin hisse bölünmesinden kaynaklı uygulama sorunlarının önüne geçilebilmesi için konulduğunu, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 13.6 maddesinde Bakanlığa ön alım hakkı kullanma yetkisi tanındığını, dava konusu edilen ön alım hakkı şerhi koyma işlemi usul ve yasaya uygun olduğunu beyan etseler de, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nde ön alım hakkının kullanılmasına yönelik hükme yer verildiği, malikin rızası ve talebi dışında tek taraflı olarak konulan ön alım hakkı şerhinin mülkiyet hakkının kullanılmasını önler mahiyette bulunduğu, şerhin koyan kurum tarafından kaldırılabileceği gerekçesiyle davalılar... .... A.Ş. ve ...San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında davanın 6306 sayılı Kanun ve Kanunu Uygulama Yönetmeliği kapsamında dava konusu taşınmaz üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından işlenmiş olan ön alım hakkı şerhinin terkini istemine ilişkin olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Alt Yapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yazıları kapsamında dava konusu ... ilçesi, ... Mah. 33 97... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ekli listede yazılı bulunan bağımsız bölümler üzerindeki şerhin terkin edilmesine karar verildiği, listede dava konusu ... No.lu bağımsız bölümün bulunmadığı, idarenin zımnen terkin işlemini yerine getirmemesi nedeniyle davacı vekili tarafından idari yargıda işlemin iptaline yönelik dava açılması gerektiği, yine aynı parsele ilişkin başka bağımsız bölümler hakkında İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2020/1448 sayılı karar örneğinin mevcut olduğu bulunduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı açılan tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklara ilişkin davalar olarak gösterildiği, yargı yetkisinin ise idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu belirtilmiş yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayarak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar vereceğine ilişkin bir düzenleme getirilmediği, idari bir işlem ve kararın iptali istendiğinden uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile idari yargı görevli olduğundan yargı yolu bakımından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın idari eylem işlemden kaynaklanmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin TBK hükümleri gereğince inşaat sözleşmesinden kaynaklandığını, davaya bakmakla yetkili Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu kaydındaki ön alım hakkı şerhinin terkini istemine ilişkindir.
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre idari yargı yerinde görülecek davalar idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalardan ibarettir. 2. Türk Medeni Kanunu'nun 9 97... . maddelerindeki hükümler, tapu siciline ilişkin bulunmaktadır. Tapu sicilinin tutulması ile ilgili işlemlerden doğan davalar bakımından adli yargı yerleri görevlidir.
3. Somut olayda, dava konusu ön alım şerhi 6036 sayılı Kanun'un 13/6 maddesi gereğince İdarenin tek taraflı beyanı ile tapu siciline işlenmiştir. Eldeki dava, tapu sicil kaydına yönelik olduğundan şerhin terkini isteminin adli yargıda çözülmesi gerekir. O halde şerhin yasal dayanığı ve süreç içerisinde davalının şerhe ilişkin korunması gereken hukuki yararının kalıp kalmadığını araştırılması gerekir. 4. Bu durumda, istem şerhin tapu sicilinden terkini olduğu halde, Bölge Adliye Mahkemesince, istemin idari işlemin iptaline ilişkin olduğu, idari yargı makamlarının görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 kesin olmak üzere tarihinde oy birliğiyle karar verildi.