Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1254 E. 2026/1756 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1254
- Karar No
- 2026/1756
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2717 E., 2025/132 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/431 E., 2022/208 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekilleri Avukat ..., Avukat ... ve Avukat ... ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.11.2001 tarihli muvafakatname ile ortak mirasbırakandan kalan taşınmazların taksim edildiğini, buna göre müvekkilinin başka taşınmazlardaki hisselerini devretmesi karşılığında davalının da 144 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini davacıya devredeceğinin kararlaştırıldığını, davacının yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen davalının payını devretmediğini belirterek; dava konusu 144 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/3 payın müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması hâlinde bedelinin tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süreleri içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın taksim sözleşmesine konu olmadığını, davacının dayandığı muvafakatnamenin satış vaadi sözleşmesi niteliğinde olmadığını, davacı tarafından davalıya ödenmiş bir bedel de bulunmadığını, diğer kardeşlerden ...'nin payını davacıya bedeli karşılığında devrettiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tespit tutanağı henüz kesinleşmeyen taşınmazların devrinin her türlü delille kanıtlanabileceği, davalının, miras taksim sözleşmesindeki başkaca taşınmazlar mukabilinde dava konusu taşınmazı davacıya devretmeyi kabul ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne; dava konusu 144 parsel sayılı taşınmazda 1/3 payın davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya dayanak muvafakatnamenin geçerli olduğu, davacının bu taşınmaza karşılık başka taşınmaz verdiğini beyan ettiği, davalının aksini savunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya dayanak taahhütnamenin geçersiz olduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süreleri içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın mirasbırakanın sağlığında hibe edildiğinden taksim sözleşmesinde yer almadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin hatalı olduğunu, olmayan iddianın ispatının da olmayacağını, muhalefet şerhindeki görüşlerin dikkate alınması gerektiğini ifade ederek kararın bozulması isteğinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.