Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1144 E. 2026/2470 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1144
- Karar No
- 2026/2470
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/163 E., 2024/414 K.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 95... parsel üzerindeki 4 No.lu bağımsız bölümün 1992 yılında ölen ortak miras bırakan ... 'dan kaldığını, mirasçıların 1997 yılında taşınmazı taksim ettiklerini, taksim neticesinde taşınmaz üzerindeki dava dışı 3 No.lu bağımsız bölüm ile dava konusu 4 No.lu bağımsız bölümün vekil edenine düştüğünü, 1998 yılında dairenin iyileştirilmesi için yüklü masraf yapıldığını, davalıların tapuda devir yapmaya yanaşmadıklarını ileri sürerek davalılar adına kayıtlı payların iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davalılara ödenmiş 296.050,00 TL ile 254.050 Amerikan Doları tutarındaki paranın davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan ... 18.04.2013 tarihli oturumda, davayı kabul ettiğini, ortak muristen kalan taşınmazlardan 1997 yılında mirasçılar arasında yapılan taksim neticesinde 3 ve 4 No.lu bağımsız bölümün davacıya düştüğünü, taşınmaz üzerinde kendisi ve kız kardeşinin hakkı bulunmadığını, karşılıklı güven nedeniyle yazılı bir belge düzenlenmediğini, taşınmaz arasındaki farklar karşılığında davalı ...'e 77.000 Dolar, kendisine ise 64.000 Dolar ödendiğini bildirmiştir. 2. Davalı ... vekili, davanın yersiz açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki payın satılmadığını, satış bedelinin alınmadığını, dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin geçtiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.12.2013 tarihli ve 2012/654 Esas, 2013/556 Karar sayılı kararıyla; davalı ... hakkındaki davanın vaki kabul, davalı ... hakkındaki davanın kanıtlanması nedeniyle kabulüne, dava konusu 95... parsel, 4 No.lu bağımsız bölüm üzerindeki davalılara ait 1/3'er payın iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 19.12.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılardan Ferihan Seden vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.01.2015 tarihli ve 2014/23094 Esas, 2015/1608 Karar sayılı ilâmıyla; davacı tarafın dava konusu taşınmazın 1997 yılında mirasçılar arasında yapılan sözlü taksim sonunda vekil edenine kaldığını ileri sürdüğünü, mirasbırakan ... 'ın, 1992 yılında öldüğünü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 676. hükmüne göre paylaşım sözleşmeleri yazılı yapılması koşuluyla geçerli olması nedeniyle miras taksiminin yazılı belgeyle kanıtlanmadığını, davalı ... payına yönelik olarak açılan pay iptali ve tescil talebine ilişkin davanın reddi ile alacak isteği yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 03.12.2015 tarihli ve 2015/190 Esas, 2015/478 Karar sayılı kararı ile; davalı ... hakkındaki davanın vaki kabul nedeniyle kabulüne, dava konusu 95... parsel, 4 No.lu bağımsız bölüm üzerindeki davalıya ait 1/3 payın iptaliyle davacı adına tapuya tesciline, diğer davalı ... hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 03.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılardan ... ve davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.11.2017 tarihli ve 2016/9989 Esas, 2017/15644 Karar sayılı ilâmıyla; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalı ...’na mirasbırakandan intikal eden taşınmazdaki bağımsız bölümlerin paylaşımı konusunda ödeme yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığını, davacı vekilinin, davalı ...’na 84.734,00 USD ve 148.025,00 TL ödeme yapıldığını bildirdiği, davalı ... vekilinin ise ödemelerin davalı ...’in, davacıya bağımsız bölümdeki hissesini satması nedeniyle değil, davacıyı evlat edinen ve sonrasında vefat eden tarafların teyzeleri ...’dan kalma taşınmazların satımından elde edilen paranın paylaşımı nedeniyle yapıldığını savunduğunu, davalılardan ... ise, mirasbırakanın ölümü ile davacı ve diğer davalı ile birlikte aralarında yaptıkları anlaşma neticesinde eksperin belirlediği 570.000,00 USD üzerinden taşınmazı paylaştıklarını, davalı ...’in 2 numaralı, kendisinin ise 1 numaralı daireyi aldıklarını, davacının aradaki fark olan 64.000,00 USD'yi kendisine, 77.000,00 USD'yi ise ....’e ödediğini, daha sonra teyzeleri ...’ın ölümü ile taşınmazlarının satımından elde edilen paradan da talepleri üzerine davacının kendilerine para gönderdiğini, ne kendisinin ne de diğer davalının dava konusu taşınmazda hakkının olmadığını belirterek açılan davayı kabul ettiğini bildirdiğini, yargılama sırasında dinlenen davalı ... tanıkları beyanlarında, mirasbırakanın ölünce davacı ve davalıların aralarında taşınmazı paylaştıklarını, taşınmazların değerini tespit için getirilen eksperin belirlediği fiyat üzerinden davacının her iki davalıya ödemeler yaptığını beyan ettikleri, Mahkemece adı geçen tanık ifadelerinin yeniden ayrıntılı olarak tespiti ile davacının davalı ...'na yapılan ödeme miktarının belirlenmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın davalı ... bakımından reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabule göre de; davalı ... bakımından kabul nedeniyle kabul kararı verilen hükmün incelenmesinde; dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazın 95... parsel olmasına rağmen hükümde ".. 95... parselde..." bulunan denilerek infazda tereddüde yol açacak şekilde yanılgıya düşülerek hatalı parsel üzerinden hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 01.11.2022 tarih ve 2019/278 Esas, 2022/361 Karar sayılı kararı ile; davalı ... hakkındaki davanın vaki kabul, davalı ... hakkındaki davanın kanıtlanması nedeniyle kabulüne, dava konusu 95... parsel, 4 No.lu bağımsız bölüm üzerindeki davalılara ait 1/3'er payın iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 01.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 31.10.2023 tarihli ve 2023/1531 Esas, 2023/5202 Karar sayılı ilâmıyla; Mahkemece verilen ilk kararda davalılardan ... hakkındaki tapu iptali ve tescil talebinin kabul edildiği, hükmün ilgili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.01.2015 tarihli ve 2014/23094 Esas, 2015/1608 Karar sayılı ilâmıyla “.... Taksim hususu yazılı belgeyle kanıtlanmadığına göre, davalı ... payına yönelik olarak açılan pay iptali ve tescil talebine ilişkin davanın reddi ile alacak isteği yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulduğunu, Mahkemece, bozma ilâmına uyulmasına rağmen son kararda, davalılardan ... hakkında yeniden tapu iptali ve tescil kararı verildiğini, üçüncü bozma ilâmına uyulmasına dair karardan sonra davalılardan ... lehine usulü kazanılmış hak doğması nedeniyle ilgili davalı hakkında verilen tapu iptali ve tescil kararı doğru görülmediği, Mahkemece, uyma kararı verilen bozma ilâmları doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... hakkında açılan davanın vaki kabul nedeniyle kabulüne, dava konusu 95... parsel, 4 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki davalıya ait 1/3 payın iptaliyle davacı adına tapuya tesciline, diğer davalı ... hakkında açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine, terditli açılan tazminat davasının kabulü ile 151.945,00 TL'nin 12.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; ödeme dekontları ve tanık beyanları dikkate alınmadan sadece İstanbul'daki dairenin satışından gelen para hakkında karar verildiğini, İzmir'deki dairelerin satışından gelen bedelin ödenmesine yönelik bir karar verilmediğini, müvekkilinin İzmir'deki dairelerin satışından gelen parayı davalı ...'nin hesabına gönderdiğini, davalı ...'nin ise 2 gün sonra parayı davalı ...'ın hesabına aktardığını, seçimlik haklarını kullanmadıkları hâlde Mahkemece sanki TL üzerinden ödeme talep etmişler gibi TL üzerinden alacağa hükmedilmesinin hatalı olduğunu, denkleştirici adalet ilkesine göre paranın satın alma gücüne göre yeniden hesap edilmesi yönünden Mahkemece talep olmadığından uygulanmadığına yönelik gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim bozma kararı sonrası Mahkemece aynı celsede bozmaya uyup dosya hakkında karar verdiğinden denkleştirici adalet kapsamında hesap yapılması talebinde bulunamadıklarını, dava tarihinin 2012 olduğunu ve yargılamanın çok uzun sürdüğünü, hakkaniyet çerçevesinde talebin bugüne uyarlanması gerektiğini, alacak taleplerinin enflasyon karşısında eridiğini, paranın bugünkü alım gücüne göre bir hesap yapılarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur. 2. Davalı ... vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; ıslah dilekçesi ile tanıklarının dinlenmesinin talep edilmesine rağmen savunma hakkını kısıtlar suretle tanıklarının dinlenmediğini, dava konusu yapılan ödemelerin hisse satışı nedeniyle değil insani vazifenin ifasına yönelik olduğunu, Mahkemece 30.01.2020 tarihli celsede dinlenen tanıkların da bu hususu doğruladığını ileri sürerek Mahkeme kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.