Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1110 E. 2025/5275 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1110
Karar No
2025/5275
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/880 E., 2025/302 K. DAVACILAR KARŞI DAVADA DAVALI KARŞI DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ: Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/174 E., 2021/546 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar karşı davalılar vekili ile davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar-karşı davalılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 2 47... parsel sayılı taşınmaza ait kooperatif ödemelerinin murisleri ... tarafından yapıldığını, arsa üzerine inşa edilen binanın masraflarının ... tarafından karşılanmasına rağmen yerin dedeleri ... adına tescil edildiğini, ...'nın ölümüyle taşınmazın ½ hissesinin kızı ve aynı zamanda murislerinin kardeşi olan davalı adına kayıt gördüğünü ve taşınmazın vekil edenlerine ait olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın davalı adına olan hissesinin iptali ile veraset ilamındaki hisseler oranında davacılar adına tescilini, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde ... ... taşınmaza kattığı değerler baz alınarak tarafların hisselerinin belirlenmesi ve bina onarımı için harcanan bedelin davalının hissesine isabet eden kısmının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl davanın reddini, karşı dava yönünden ise dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın davacılar tarafından tasarruf edildiğini belirterek ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacılar-karşı davalıların tapu iptali ve tescil iddialarını ispatlayamadığı, hissesine düşen tadilat masrafının 300.000,00 TL olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zemin ve 1. katının işyeri olarak kullanıldığı, en üst katta ise davacılar-karşı davalıların oturduğu, en üst kat yönünden intifadan men şartının sağlanmadığı, zemin kat ve 1. kat yönünden ise davalı-karşı davacı hissesine 78.379,50 TL ecrimisil bedeli düştüğü belirtilerek asıl davadaki tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli alacak davasının kabulüne, toplam 300.000,00 TL’nin davalı-karşı davacıdan tahsiline; davalı-karşı davacının karşı davasının kısmen kabulüne, 78.379,50 TL'nin davacılar-karşı davalılardan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar-karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ...'nın kooperatif üyesi olup ödemeleri kendisinin yaptığını, buna yönelik kesin delillerin dosya kapsamına sunulduğunu, karara esas alınan delillerin hatalı olduğunu, ...'nın gayrimenkulü üzerine geçirerek vekalet yetkisini kötüye kullandığını, kooperatife öğretim görevlileri ve üniversite mensuplarının üye olma hakkı bulunduğunu, kök muris ...'nın üye olma hakkı olmadığını, yurt dışına gidene kadar kooperatifin aidatlarını bizzat ...'nın ödediğini, Amerika'da bulunduğu süre zarfında da ...’nın maaşını alması, kooperatifin aylık taksitleri ve diğer ödemeleri yapması için babasına vekaletname verdiğini, arsa bedelinin ... tarafından ödendiğine dair belgelerin yok sayıldığını, kooperatif yazılarının dikkate alınmadığını, kök muris ...'nın evin yapımında katkısı olduğunu inkar etmediklerini, buna karşılık davalıya ...’daki taşınmaz hissesinin devredildiğini, emekli ikramiyeleri ve taşınmaz satışından gelen paralarla tadilat yapıldığını, ilave olarak banka kredisi çekildiğini, davalının gerek evin yapımında gerekse onarımında hiçbir katkısının olmadığını, evin yapıldığı arsayı ...'nın aldığını, evin yapımına harcanan ev ve tarla satış bedelinin 1/3’ünün zaten ...’e ait olup anne ve babasından intikal eden 2/3 paydada ½ oranında miras hakkı bulunduğunu, kendi hissesine düşen bedelin taşınmaz üzerindeki binanın yapımında harcandığını, davalının ½’sine isabet eden 300.000,00 TL tadilat bedelinden sorumlu olduğunu, imar affından yararlanarak (kullanım hakkı kendilerine ait olan) üçüncü katı yaptıklarını, bu katın tapu kaydına dahil olmadığını, karşı davacının tapuya dahil olmayan yerden kira bedeli talep edemeyeceğini, ...'nın dava konusu evin babası tarafından kendi adına kayıt edildiğini çok sonra öğrendiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, keşif anında dahi evin kullanıma hazır olmadığının tespit edildiğini, bilirkişi heyetinin son katın kira getirisine yönelik değerlendirmesini kabul etmediklerini, müvekkilinin zorunlu ve faydalı masraflar ödenmedikçe hapis hakkı bulunduğunu, beyan etmektedir.

2. Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen 300.000,00 TL tadilat bedelinin fahiş ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, vekile edeni tarafından ödenen 13.000,00 TL’nin mahsup edilmediğini, belirlenen toplam tadilat tutarının afaki düzeyde olup 2013-2014 döneminde 600.000,00 TL tadilat masrafı yapılmasının hayatın olaşan akışına aykırılık teşkil ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, ilim ve fen kurallarına aykırı düzenlendiğini, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 464.500,00 TL olduğu belirtilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince 600.000,00 TL üzerinden karar verildiğini, imzasız ek listenin hesaba dahil edilemeyeceğini, neden dâhil edildiği hususunun açıklanmadığını, 23.07.2013 tarihli sözleşmede bir bedel gösterilmediğini, 10.02.2015 tarihli sözleşmede ise toplam 235.000,00 TL ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, 23.07.2013 tarihli sözleşmedeki müteahhitlik payıda dahil ediğinde toplam rakamın 464.500,00 TL çıktığını, davacılar tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası ile yerin tamamında hak iddia edildiğini, bu durumda intifadan men şartının aranamayacağını ve reddedilen bölüm yönünden de ecrimisile karar verilmesi gerektiğini, beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede alacak, karşı davada ise ecrimisil istemine ilişkindir. a. Davacılar-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hükmolunan ecrimisil tutarı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

b. Davacılar-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davacılar karşı davalılardan onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 2 Davacılar-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1110, K. 2025/5275, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-1110-e-2025-5275-k-e209a30179bd