Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/774 E. 2024/2296 K. – Tenkis

Konu: Tenkis

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/774
Karar No
2024/2296
Karar Tarihi
Konu
Tenkis

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/112 E., 2022/389 K. DAVA TARİHİ: 25.09.2012 KARAR: Asıl davanın kısmen kabulü, karşı davanın reddi Taraflar arasındaki tenkis davasında yapılan yargılama sonucunda; Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar-karşı davalılar vekili tarafından duruşmasız olarak ve davalı ... ve davalı-karşı davacı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı ... ve davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar-karşı davalılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'in, 556, 566 ve 617 parsel sayılı taşınmazlardaki payını oğulları olan davalılar ... ve ...'ya, 555 parsel sayılı taşınmazını ise gelini olan davalı ...'ya bağış suretiyle temlik ettiğini, yapılan işlem sonucunda saklı paylarının zedelendiğini ileri sürerek tenkise karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalı-karşı davacı ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; temlikler bağış suretiyle gerçekleşmiş ise de aslında 01.07.1999 tarihli harici satış sözleşmesi ile bedelini ödeyerek satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlar, davalı ... karşı davasında mirasbırakanın 571 parsel sayılı taşınmazı davacıların mirasbırakanı ...'a bedelsiz temlik ettiğini, saklı payının zedelendiğini ileri sürerek tenkis istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; mirasbırakan ... tarafından temliklerin mal kaçırma kastı ile yapıldığını belirterek davayı kabul etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2011/204 Esas, 2014/592 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın çekişme konusu temliklerin TMK.'nun 565 maddelerinde belirtilen tenkise tabi kazandırmalar olduğu gerekçesiyle kabulüne, karşı davanın ise çekişme konusu temlikin terekenin taksimi sureti ile gerçekleştiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 18.11.2015 tarihli ve 2011/204 Esas, 2014/592 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekili, davalı ... ve davalı- karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.10.2019 tarihli ve 2016/6415 Esas, 2019/4915 Karar sayılı ilamında; Mirasbıran ... ile davalılar ... ve ... arasında düzenlenen 01.07.1999 tarihli “satım sözleşmesidir” başlıklı ve sözleşme taraflarınca imzalanan harici satım sözleşmesinden, mirasbırakan ...’ın, asıl dava konusu 555, 556, 566 ve 617 parsel sayılı taşınmazlarını sözleşmede belirtilen bedeller ile davalılar ... ve ...'ya sattığı, satış bedelinin nakit olarak elden şahitler ve davacıların mirasbırakanı ...'ın huzurunda ödendiğinin belirtildiği, devamında davacıların mirasbırakanı ...’ın da “kabul ve beyandır” başlıklı imzalı beyanı ile ...’in taşınmazlarını ihtiyaç sebebi ile sattığını, taşınmazların bedelinin nakit olarak huzurunda ödendiğini belirttiğinin anlaşıldığı, tapuda taşınmazların devri bağış suretiyle gerçekleşmiş ise de 01.07.1999 tarihli “satım sözleşmesidir” başlıklı harici satış sözleşmesi içeriğinden taşınmazların bedeli karşılığında devredildiği sabit olduğu, tenkisi gereken bir bedel de sözkonusu olmadığından, davacıların tenkise yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediği, davalılar ... ve ...'ın davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.10.2019 tarihli ve 2016/6415 Esas, 2019/4915 Karar sayılı ilamına karşı süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekil karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.02.2020 tarihli ve 2019/5019 Esas, 2020/694 Karar sayılı ilamında; 01.07.1999 tarihli ve "Satım Sözleşmesidir" başlıklı belgenin içeriğindeki "Kabul ve Beyandır" başlıklı beyanların altında atılı imzanın davacıların mirasbırakanı ...’a ait olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ("Kabul ve ..." yazısının altında atılı bulunan imza), bu kapsamda bilirkişiden rapor alınması imzanın ...’a ait olması halinde önceki bozmada yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, imzanın ...’a ait olmaması halinde ise; 01.07.1999 tarihli belge haricindeki deliller değerlendirilmek suretiyle mirasbırakan ...’ın saklı payı ihlal etme kastının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 01.10.2019 gün ve 2016/6415 Esas, 2019/4915 Karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılarak yerel mahkeme kararının değişik gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında Yargıtay bozma ilamına göre 01.07.1999 tarihli belge altındaki imzanın ...'a ait olup olmadığı yönünden yapılan araştırmada Adli Tıp Kurumu raporu ve 11.04.2022 tarihli üniversite bilirkişi raporuna göre imzaların ...'a ait olmadığının bildirildiği, bu haliyle 01.07.1999 tarihli belge altındaki imzanın davacıların mirasbırakanı ...’a ait olup olmadığının açıklığa kavuşturulması yönündeki bozma gerekçesinin yerine getirildiği, Yargıtay bozma kararı öncesinde verilen karar doğrultusundaki gerekçeler yönünde asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekili ve davalı ... ile davalı-karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar-karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;tercih hakkının kullanıldığı tarih ile kararı verildiği tarih arasında uzun bir süre geçmesi nedeniyle taşınmaz fiyatlarının davacılar aleyhine yükseldiğini, taşınmazların karar tarihine en yakın bedellerinin tespit edilerek tenkis alacağına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur. 2.Davalı ... ile davalı-karşı davacı ... vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; Mahkemece asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde müvekkilleri lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmediğini, tenkis davası için öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacılar-karşı davalıların mirasbırakanı Hatice'nin 01.07.1999 tarihli belge ile dava hakkından feragat etmesine rağmen belgenin dikkate alınmadığını, mirasbırakan ...'ın davalılara temlik edilen taşınmazların bedelini nakden almasına rağmen tenkis bedeline hükmedilmesinin davacıların sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu, mirasbırakanın mal kaçırma kastının ispatlanmadığını, müvekkilerine devredilen taşınmazlar üzerinde müvekkillerinin yaptıkları muhdesatlar dikkate alınmadan tenkis hesabı yapıldığını, taşınmaz değerlerinin yüksek belirlendiğini, karşı dava yönünden ise dava konusu 571 parselin mirasbırakan ... tarafından Hatice'ye bedel alınmaksızın devredildiğini, taşınmaz devrinin mal taksimi olarak yapılmasının müvekkili ...'ın tenkis hakkını ortadan kaldırmayacağını ileri sürerek kararın müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Tenkis davasının konusunu, miras bırakanın saklı payları ihlâl eden tasarrufları oluşturur. Tenkise tâbi tasarruflar, sağlararası ve ölüme bağlı tasarruflar olarak ikiye ayrılmaktadır. Belirtmek gerekir ki bu ayrımın yapılması tenkis davası bakımından oldukça önemlidir. Zira miras bırakanın tasarruf nisabını aşan tüm ölüme bağlı tasarrufları tenkise tâbi iken, sağlararası tasarrufları ise sadece 4721 sayılı Kanun'un 565 inci maddesinde sayılan gruplardan birine ait olması durumunda tenkise tâbi tutulur. Ayrıca 565 inci maddenin son bendi kapsamında bir sağlararası tasarrufun tenkis edilebilmesi için tasarrufun saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacıyla yapıldığının açık olması gerekmektedir. 2. 4721 sayılı Kanun'un 560 ıncı maddesine göre, "Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler". Buna göre tenkis davası, mirasçıların saklı paylarını elde edememiş olması hâlinde açılabilir. Saklı payın zedelenip zedelenmediği ise mirasın açıldığı tarihteki terekenin durumuna göre belirlenir. 3. Türk Medeni Kanunu'nun 507 nci maddesinin ikinci fıkrası ile tasarruf nisabının hesaplanması için terekeden çıkarılması gereken değerler düzenleme altına alınmıştır. Hükme göre hesap yapılırken; miras bırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri, miras bırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri, terekeden indirilir. 4. Miras bırakanın mevcut mal ve haklarına, yukarıda belirtilen değerlerin eklenip çıkarılması sonucunda farazi bir tereke değeri elde edilmiş olur ve ortaya çıkan bu değere tenkise esas tereke adı verilir. Belirtmek gerekir ki; tereke değerinin hesaplanmasında yapılan bu eklemeler ve çıkarmalar varsayımsaldır, yani kâğıt üzerinde yapılan bir hesap işlemidir. Gerçek anlamda terekeye fiilen bir değerin dahil olması veya terekeden çıkması söz konusu değildir. 5. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılıp parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. Tasarrufun saklı payı ihlal edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Ayrıca sabit tenkis oranı hesaplanırken de bu rakam esas alınır. 6. Uygulamada mirasbırakanın ölüm gününe göre bulunan tenkis oranına, sabit tenkis oranı denilmektedir. Özellikle tenkis konusu kazandırma bölünemeyecek bir mal ise, tenkisin aynen yapılması mümkün değildir. Bu durumlarda tenkis, kazandırmanın parasal değerine göre hesaplanır. Burada mirasbırakanın ölüm gününe göre tenkis edilecek miktarın, taşınmazın o günkü değerine oranı esas alınarak, bu oranın aynısının karar tarihine en yakın andaki taşınmazın değerine uygulanması suretiyle ödenecek miktar tespit edilir. 7. Sabit tenkis oranı hesaplanırken ayrıca 4721 sayılı TMK'nın 570 inci maddesindeki sıralamaya dikkat etmek, davalı saklı paylı mirasçılardan ise aynı Kanun'un 561 inci maddesinde yer alan saklı paydan fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan kazandırma tenkise tâbi olursa 563 üncü maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir. 8. Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (Sabit Tenkis Oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (TMK.564) araştırılmalıdır. 9. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm hâlinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir. 10. Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde, sözü geçen 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmayacağından davalının tercihini kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse de sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin ödetilmesine karar verilmelidir. 3. Değerlendirme 1. Davalı ... ve davalı ...'ın asıl davada kendilerine bağış suretiyle temlik edilen taşınmazlar üzerinde bağış tarihinden sonra muhdesatlar oluşturduklarını, dosya kapsamında dinlenen tanıkların da davalıların temlik konusu taşınmazlar üzerinde muhdesat inşaa ederek, taşınmaz üzerindeki yapılarda tadilatlar gerçekleştirdiklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır. 2. Hal böyle olunca; davalılar ... ve ... tarafından aidiyet iddiası ileri sürülen dava konusu taşınmazlar üzerindeki muhdesatlara ilişkin tarafların beyanlarının alınması, muhdesatların davalılar tarafından yapıldığının anlaşılması halinde değer tespitinin bu doğrultuda yaptırılması, tenkise ilişkin olarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu alınması gerekirken davalıların muhdesata yönelik iddialarına yönelik bir araştırma yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Diğer yandan, sabit tenkis oranının her bir davalı yönünden yapılan kazandırmalar için ayrı ayrı hesap edilmesi, bununla birlikte saklı paylı mirasçıların ise saklı paylarının düşülmesi gerekirken bu hususa dikkat edilmeksizin düzenlenen bilirkişi raporunun da hükme esas alınması doğru görülmediği gibi mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle 4721 sayılı Kanun'un 564 üncü maddesi gereğince tenkis alacağına karar tarihine en yakın bedeller üzerinden hesaplanması ve faize de karar tarihi itibariyle hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesi de doğru değildir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti olan 17.100 TL'nin davacılar-karşı davalılardan alınarak davalı ... ve davalı-karşı davacı ...'e verilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/774, K. 2024/2296, T. 30.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-774-e-2024-2296-k-54a6fcd4f63e