Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/5194 E. 2025/3036 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5194
Karar No
2025/3036
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2240 E., 2024/2482 K. BİRLEŞTİRİLEN 2011/122 ESAS SAYILI DOSYADA İLK DERECE MAHKEMESİ : Almus Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/44 E., 2024/46 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... vekili Almus Kadastro Mahkemesinin 2008/154 Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... Köyünde yapılan tespitlerde 105 ada 137, 138, 139 parsel, 108 ada 2, 3 parsel, 107 ada 2, 3 parsel, 106 ada 2, 3, 5 parsel, 117 ada 157, 158, 159 parsel, 115 ada 2, 4 parsel, 114 ada 2 parsel, 113 ada 1 parsel, 112 ada 2 parsel, 111 ada 1 parsel, 110 ada 2, 3 parsel, 109 ada 2, 3, 4 parsel, 153 ada 1 parsel, 154 ada 1 parsel, 155 ada 1 parsel, 158 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalı adına orta malı olarak tespit edildiğini, taşınmazların müvekkil Köyün kadimden beri yayla olarak istifade ettiği yerler olduğunu, yaylaların kamu malı niteliğinde olup zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, tespitin iptali ile anılan gayrimenkulün müvekkil Köyün kadim yaylası olduğunun tespiti ve yayla vasfı ile özel sicile müvekkil Köyün üstün kadim istifade hakkının belirtilerek tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi .... yaylası dâhilinde ... mevkiinde bulunan 4209 m² alanın davacı Köyün kadim yaylası olduğunu, davalı Köyün davacı kullanımına müdahale ettiğini, Almus Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/116 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile davacı Köyün kullanım hakkının tespit edildiğini, davalı Köyün 4209 m² alana müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kadimlik iddiasına dayalı açıldığı, davacı Köyün 1986 yılından önce kurulduğu, keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi beyanlarında dava konusu yerlerin evveliyatından beri ... Köyü köylüleri tarafından kullanıldığı, dava konusu yerlerin güney, güney batı tarafındaki tepelerde davacı Köyün ... ve ... yaylalarının bulunduğu, davalı Köyün 1980'li yıllarda bir dönem terör yüzünden boşaldığı, terör tehlikesinden sonra yaylacılığın azaldığı ve sonrasında davacı Köy köylülerinin dava konusu edilen yerlere kadar yayıldıklarının belirtildiği, davalı tanıklarının beyanlarının yerel bilirkişilerin beyanları ile örtüştüğü, davacı tanıklarının dava konusu yerlerin davacı Köy köylüleri tarafından kadimden beri hayvan yaymak suretiyle kullanıldığına ilişkin beyanlarının tarafsız yerel bilirkişi beyanları ile örtüşmediği, nitekim Tokat Kadastro Mahkemesinin 2013/15 Esas, 2017/630 Karar sayılı dosyasından icra edilen keşifte dinlenilen yerel bilirkişi beyanlarından da dava konusu yerlerin kadimden beri davacı Köyün kullanımında olduğunun anlaşılamadığı, Almus Kaymakamlığı İdare Kurulu tarafından verilen 2003/08-19 sayılı men kararının dava konusu yerleri kapsamadığı, Almus Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/116 Esas, 1987/82 Karar sayılı dosyasında yer alan 28/08/1958 tarih ve 25 No.lu mera tahsis kararının da dava konusu yerleri kapsamadığının fen bilirkişi raporunda belirtildiği, davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından deliller arasında dosyaya sunulan Almus Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/47 Esas 2009/45 Karar sayılı davanın davacı ... tarafından açılan müdahalenin meni istemli dava olduğu, yapılan yargılama sonunda davacının dava konusu yerlerde istifade hakkı bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, bu karara konu taşınmazların dava konusu 105 ada 137 ve 106 ada 2 No.lu parsellere ait olduğu fen bilirkişi raporunda belirtildiği, dava konusu yerlerden krokide yeşil renk ile belirtilen parsellerden 155 ada 1 parsel, 154 ada 1 parsel, 153 ada 1 parsel 110 ada 3 parsel, 116 ada 2 parsel, 115 ada 2 parsel ve 117 ada 157 parsellerin tamamının, 115 ada 4 parsel, 110 ada 2 parsel,109 ada 2 parsel ve 109 ada 3 numaralı parsellerin bir kısmının Almus Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/116 Esas, 1987/82 Karar sayılı sayılı dosyasının karar krokisi içerisinde kaldığı, bu davanın meraya vaki el atmanın önlenmesi istemiyle ... Köyü tarafından açılan dava olduğu, yapılan yargılama sonunda "davacının dava konusu yerleri kadimden beri kullandığını ispatlayamadığı ve davacı lehine tahsis kararı bulunmadığı" gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği, bu kararda ... Köy Tüzel kişiliğinin kadim kullanım hakkına dayalı yapılmış bir tespit bulunmadığı, sonuç olarak davacının kadim kullanım iddiasını ispatlayamadığı, birleştirilen Almus Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/121 Esas, 2023/19 Karar sayılı dosyasında; eldeki asıl davaya konu taşınmazların davacı Köyün kadim kullanımında olduğu belirtilerek haksız el atmanın önlenmesi talep edilmiş ise de davacının kadim kullanım iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşifte dinlenen tanık beyanları doğrultusunda iddialarını ispat ettiklerini, müvekkil Köyün hayvan sayısı vs dikkate alındığında yaylaya daha fazla ihtiyaçları olduğunu, dava konusu yere ilişkin yaylaya konut yapımına ilişkin davalar müvekkil Köyün kadimden beri zilyet olduğunu gösterdiğini, yaylacılığın azalması nedeniyle seçilen mahalli bilirkişilerin hatalı olduğunu, komşu köyler yerine dışarıdan gelen ve yaylacılık yapan kişilerin seçilmesi gerektiğini, davacı Köy tarafından ödenen vergi kayıtlarının değerlendirilmediğini, hükmedilen vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadimlik iddiasına dayalı yaylanın aidiyetinin tespiti, birleştirilen dava ise haksız el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5194, K. 2025/3036, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-5194-e-2025-3036-k-19b5d2035e2f