Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/51 E. 2024/5407 K. – Mirasın Reddinin

Konu: Mirasın Reddinin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/51
Karar No
2024/5407
Karar Tarihi
Konu
Mirasın Reddinin İptali

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1681 E., 2023/2135 K. DAVA TARİHİ : 25.11.2019 KARAR : Başvurunun kamu düzeni gereği kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/241 E., 2021/238 K. Taraflar arasındaki mirasın reddinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kamu düzeni gereği kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan alacaklı olup, bu alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, davalıya babası ...'dan miras kaldığını, ancak davalının borçlarını ödememek için bu mirası reddettiğini, mirasın aktifinin pasifinden fazla olduğunu, davalının borçlarına karşılık hiçbir güvence vermediğini, buna rağmen mirası reddetmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek mirası reddinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili tarafından yapılan mirasın reddi işlemi diğer mirasçılar lehine yapılan bir işlem olup alacaklıları zarara uğratma maksadını içermediğini, miras bırakanın ölmeden kısa bir süre önce müvekkilinin borçlarını ödemesi için gayrimenkul satımı gerçekleştiğini, taşınmazı satan miras bırakanın elde ettiği gelirin tamamını müvekkiline verdiğini, babasından aldığı parayla bir kısım borçlarını ve davacının yaptığı karşılıksız çek şikâyetlerinden dolayı aldığı para cezalarını ödediğini, bunun karşılığında kalan miras payından vazgeçtiğini, ödediği borç ve karşılıksız çek miktarlarının yüksekliği nedeniyle babasından kalacak olan mirasın tamamından vazgeçmeyi kabul eden müvekkilinin diğer mirasçılar lehine mirastan feragat sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini, murisin zamansız ve beklenmedik ani ölümü nedeniyle tarafların bu sözleşmeyi yapamadığını, müvekkilinin de mirası reddetmek zorunda kaldığını, müvekkilinin karşılıksız çek şikâyetine ilişkin para cezalarını ödemeden önce davacıya 200.000,00 TL ödeme teklifinde bulunduğunu, davacının bu teklifi kabul etmediğini, müvekkilinin mal kaçırma amacında olmadığını, davacıya olan borcunu en azından bir miktarını ödeyerek iyi niyetini gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ...'ın ölüm tarihi itibariyle, davalı ...'ın ise mirası red tarihi itibariyle malvarlığı araştırmalarının yapıldığı, davalı adına kayıtlı araç veya taşınmaz bulunmadığı gibi herhangi bir alacağının da olmadığı, aksine bankalara, Belediyeye ve Vergi Dairesine borçlarının bulunduğu, muris ...'ın ise işyeri ve mesken nitelikli taşınmazlarının bulunduğu, murisin Belediyeye olan 922,02 TL borcu dışında herhangi bir borcunun bulunmadığı, murisin borç miktarının azlığı karşısında adına kayıtlı taşınmazların değerlerinin tespiti için keşif yapılmasına gerek olmadığı, davalı tanıklarının beyanlarının duyuma dayalı ve soyut beyanlardan ibaret olması nedeniyle savunmalarını ispata yeterli olmadığı, davalının annesi adına kayıtlı Antalya ilinde bulunan taşınmazın satışından elde edilen paranın davalının borçlarını ödemesi ve mirastan vazgeçmesi için davalıya verildiği hususunun usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, eldeki davanın 6 aylık yasal süre içerisinde açıldığı, davalının borçlarını ödeyebilecek malvarlığının bulunmadığı ve davalı tarafından davacı alacaklıya borçlarına karşılık herhangi bir güvence de verilmediği, davalının alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddettiğinin dosya kapsamındaki delillere göre sabit olduğu gerekçesiyle mirasının reddinin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; muris ... ile müvekkili arasında yapılan sözlü anlaşmada müvekkilinin annesi adına kayıtlı olan taşınmaz karşılığında babasından kalacak olan mirastan feragat edeceğinin taahhüdünü verdiğini, bu süre içerisinde müvekkilinin babasının vefat etmesi nedeniyle feragat sözleşmesinin yazılı olarak düzenlenemediğini, müvekkilinin ilgili taşınmazın satışından sonra bir kısım borçlarını ödediğini, müvekkilinin mal kaçırmaya yönelik bir kastının bulunmadığını, davacının açmış olduğu bu dava ile muris ...'ın diğer mirasçılarının hakkına da müdahale edilmiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin tereke aktifinin pasifinden fazla olduğu, davalının borçlarını ödeyebilecek malvarlığının bulunmadığı ve davalı tarafından davalı alacaklıya borçlarına karşılık herhangi bir güvence verilmediği, davalının alacaklılarına zarar vermek amacıyla murisinin mirasını reddettiği, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği ancak, TMK'nın 617/2 nci maddesi gereğince murisin terekesinin resmen tasfiyesine dair hüküm kurulmamış olması doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kamu düzeni nedeniyle re'sen kaldırılarak, davanın kabulüne, davalının muris ...'ın mirasının reddinin iptaline, TMK'nın 617/2 nci maddesi gereğince muris ...'ın mirasının resmen tasfiye edilmesine ve bu yönde Uşak Sulh Hukuk Mahkemesi (Tereke Hakimliğine) ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 617 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/51, K. 2024/5407, T. 03.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-51-e-2024-5407-k-16442f06d18c