Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4927 E. 2025/5004 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4927
Karar No
2025/5004
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/177 E., 2024/315 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat .... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisinin ....... parsel sayılı taşımazın 5.000,00 m²’lik kısmını....Noterliğine ait 29.05.2008 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davacıya 50.000,00 TL bedelle satarak zilyetliğini devrettiğini, davalıların kayden devir yükümlülüğünü yerine getirmediklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalılar adına kayıtlı 5.000,00 m²’ye denk gelen hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların murisi .... ile davacı ... arasında satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, sözleşme ile tarla vasfındaki taşınmazın imar dışında olması nedeniyle bir kısmının satışının vaat edildiğini, vaat edilen yerin dava dilekçesinde tarif edilen kısım olup bedelinin alındığını, aleyhlerine vekâlet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2021/7 Esas, 2021/496 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, dava konusu 4 44... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın yüzölçümü olan 14.229,00 m² toplam hisse kabul edilerek 4176,58/14229,00 hissenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan 10.052,42 m² hissenin ise kayıt maliki davalılar murisi ....'nın üzerinde ipkasına karar vermiştir. IV. İSTİNAF Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/2338 Esas, 2022/2488 Karar sayılı kararında; davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Hükmün davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.02.2024 tarihli ve 2022/7109 Esas, 2024/1106 Karar sayılı ilâmında özetle; dava konusu taşınmazın hâlen tarla vasfını koruduğu, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na ekli 1 sayılı listeye göre .... ili, .... ilçesinde yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğünün (kuru arazide) 150 DA (150.000 m²) olduğu dikkate alınmaksızın dava konusu 4 44... parsel sayılı 14.229,00 m² taşınmazdan 4176,58/14229,00 payın (4.176,58 m²’lik alanın) davalılar murisi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulüne karar verilebilmesi için sözleşmenin ifa olanağının bulunması gerektiği, tam pay maliki olunsa dâhi paydaşın payının bir kısmını hisselendirerek satışının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; sözleşmenin kararda belirtilenin aksine el birliği mülkiyeti anlamında mirasçılar ve müvekkili arasında yapılmadığını, müvekkili ile muris ölmeden önce akdedildiğini, ifa olanağı olmadığından bahsedilemeyeceğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4927, K. 2025/5004, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-4927-e-2025-5004-k-e647a568092d