Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4717 E. 2024/6051 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4717
- Karar No
- 2024/6051
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1207 E., 2022/1101 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/356 E., 2022/25 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde; ...'in çocuğu olmaması üzerine kardeşi ... oğlu ... kızı yani davalıların murisi olan .. .. .. evlat edinerek kendi çocuklarıymış gibi nüfusa kaydettirdiklerini, ancak gerçek baba ... 'un da kızı ... nüfusuna kaydettirdiğini, böylece ... hakkında mükerrer kayıt olduğunu, ...'in çocuğu olmadığı anlaşıldığından murisin hane kaydındaki tescilin mahkeme kararıyla iptal edildiğini, ... .. ve ... çocuğu olduğunu bu nedenle ...'in ve birinci eşi ..........'in veraset ilâmlarının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; murisleri ...' in Giresun Asliye Hukuk Mahkemesinin 1945/409 Esas ve 488 Karar sayılı ilâmı ile ... ve ... tarafından evlat edinilerek nüfusa kayıt edildiğini, ...'in müteveffa anneleri ...'in biyolojik babası olup ...'in ise kanuni babası olduğunu, kendisinin hem evlat edinenden hem de biyolojik ailesinden mirasçı olmasının yasa gereği olduğunu, davacıların ileri sürdüğü Giresun Asliye Hukuk Mahkemesinin 401 Esas ve 375 Karar sayılı kararının mükerrer kaydın düzeltilmesine yönelik kayıt tashihi davası olduğunu, evlat edinme kararını ortadan kaldırmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...'in gerçek babasının ... olduğu, evlat edinen ...'in nüfus kayıtlarında ise Giresun Asliye Hukuk Mahkemesinin 409 Esas ve 488 Karar sayılı 23.06.1945 kesinleşme tarihli kararına istinaden evlat edinildiğinin sabit olduğu, dolayısıyla mükerrer kayıt olmadığı, Türk Medeni Kanununun 500. maddesi gereğince evlatlık ve altsoyunun evlat edinene kan hısmı gibi mirasçı olacağı, evlatlığın mirasçılığının aynı zamanda kendi anne ve babasından da devam edeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; 1. Eksik inceleme ile karar verildiğini, ...’nin nüfus kayıtlarında ... kızı olarak görüldüğünü, hiçbir zaman evlatlık olmadığını, ... ve ....’nin gerçek evlatları gibi olan kaydı da iptal ettirdiklerini, evliliği esnasında mükerrer kaydın sorun oluşturduğunu, Giresun Asliye Hukuk Mahkemesinin 401 Esas ve 375 Karar sayılı kararında kaydın iptaline karar verildiğini, ..’nin ... kızı olduğunu, iptale ilişkin mahkeme kararının dikkate alınmadığını, 2. Giresun Asliye Hukuk Mahkemesinin 1951 tarihli ve 401 Esas, 375 Karar sayılı iptal kararının ... tarafından resmî evraklarda hiçbir zaman kullanılmadığını, yapmak istediği işlemlerde hükümsüz olan 1945 tarihindeki mahkeme kararının kullanıldığını, ancak evlat edinmeye ilişkin bu karar dosya içine alınmadan ona dayanarak hüküm kurulduğunu, 3. TMK'nın 500. maddesinin manevi evlat edinenler için geçerli olduğunu, ...’in hiçbir zaman manevi evlat olmadığını, buradaki sorunun ... ... (...)'in hiçbir nüfus kaydında evlatlık olarak geçmediği hususu olduğunu, bütün kayıtlarda ...'in çocuğu gözüktüğünü, ... ve ...'in de gerçek evlatları gibi olan nüfus kayıtlarını iptal ettirdiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılık belgelerinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle ... (...0118 T.C.)’in murisler ... ile ...’in evlatlığı olarak nüfus kayıtlarında gösterilmesine göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.