Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4691 E. 2024/6024 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4691
- Karar No
- 2024/6024
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3295 E., 2024/720 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/609 E., 2019/62 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkillerinin müştereken malik oldukları dava konusu 43... parsel sayılı taşınmazların davacıların izni dışında, haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın davalılar tarafından uzun yıllardır otopark olarak kiraya verilerek kira bedelinin tahsil edildiğini, davacılar tarafından defalarca sözlü uyarılarda bulunulduğu halde kira gelirinden davalılar tarafından bir ödeme yapılmadığını, ayrıca dava konusu taşınmazların 2002-2008 yılları arası ... Mağazaları tarafından kiralandığını, tüm hissedarlara verilmek üzere davalılardan ... ve ... adına açılan bir hesaba kira bedelinin yatırıldığını, ecrimisil taleplerine ek olarak bahsi geçen ... bankasında bulunan ... ve ... adına açılan ortak hesaptaki bütün hissedarlar için yatan paranın hisseleri oranında davacılara verilmesini talep ettiklerini, daha önce davalılar aleyhine ecrimisil talepli açılan davanın Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/765 Esas, 2015/488 Karar sayılı kararıyla kabul edildiğini ve temyiz edilmeksizin kesinleştiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazlara davalıların el atmasının önlenmesine, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 27.11.2013 tarihinden dava tarihine kadar şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ... ve ... adına ... bankasına yatırılan paranın davacıların hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davaya konu taşınmazlardan 43 sayılı parselin tamamı, 8 sayılı parselin ise 228,85 m²'lik kısmının otopark olarak kullanıldığı, her ne kadar davacı tarafça ... aleyhine ecrimisil ve el atmanın önlenmesi davası ikame edilmiş ise de dosya kapsamında ... tarafından davaya konu taşınmazların kullanıldığına ilişkin bilgi-belge mevcut olmadığı, davaya konu taşınmazlar üzerinde bulunan otoparkın davalılardan ... tarafından işletildiği, dava sırasında davalılardan ... hakkında açılan davadan vazgeçildiği, ... açısından da ... bankasına yatırılan kira bedellerinin ödenmesi yönündeki taleplerden vazgeçildiği, vazgeçmelerin davalılarca/vekillerince kabul edildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu yerin iş yeri olarak kullanılması ve daha önce taraflar arasında görülerek karara bağlanmış ecrimisil davasının mevcut olduğu, intifadan men koşulunun gerçekleştiği, dava konusu taşınmazlardan 43 sayılı parselin tamamının davalının kullanımında olduğu, 8 sayılı parselin ise 228,85 metrekarelik kısmının davalı kullanımında olduğu, dolayısı ile 8 sayılı parsel için tam kullanım olmadığı, davalı tarafın kullanımında olmayan alan mevcut olduğu gerekçesiyle bu parsel yönünden el atmanın önlenmesi davasının reddine, davalının tam kullanımında olan ve davacıların kullanımına alan bırakılmamış parsel olan 43 parsel içinse el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, her iki taşınmaz açısından ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kararı ile; mahkemenin 2013/765 Esas, 2015/488 Karar sayılı dosyasında davalıların ..., ..., ... olduğu, eldeki davaya konu taşınmazlar yönünden el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli olarak açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, kararın 09.09.2015 tarihinde kesinleştiği, anılan davada davacıların el atmanın önlenmesi talepleri yönünden davayı atiye bıraktıkları, bu durumda eldeki davanın açıldığı tarihe kadar dava konusu taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığına zımnen muvafakat edildiğinin kabulü ile davalı ... hakkındaki ecrimisil istemi yönünden davanın reddine, davaya konu 43 parselin tamamı, 8 parselin ise 228,85 m² kısmının otopark olarak kullanan davalı ... yönünden taşınmazlarda paydaşlığı devam eden davacıların payına el atmasının önlenmesine, davacılardan ..., ..., ... tarafından davalıya yapılan satış nedeniyle davacı ve davalı sıfatlarının birleştiğinden bu davacıların konusuz kalan talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... ... tarafından davaya konu taşınmazların kullanıldığına ilişkin bilgi-belge mevcut olmadığından araştırma sonucunda davaya konu taşınmazlar üzerinde bulunan otoparkın davalılardan ... tarafından işletildiği gözetilerek, davalı ... hakkındaki ecrimisil ve el atmanın önlenmesi istemli davanın reddine, davalılardan ... ve ... hakkında ... bankasına yatırılan kira bedellerinin ödenmesi yönündeki taleplerinden vazgeçildiği gözetilerek, bu talep yönünden ... ve ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin, davalılar ... ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).b.2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin kararı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli olarak 27.11.2013 tarihinde açılan diğer davada el atmanın önlenmesi talebinin atiye terk olunması nedeniyle, davacıların taşınmazın kullanımına zımnen muvafakat ettiği gerekçesiyle ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş ise el atma olgusu süregelen bir eylem olup davacılar bahsi geçen davada el atmanın önlenmesi talebinden feragat etmediği, söz konusu davada ecrimisil taleplerinin de kabulüne karar verilmiş olduğundan, davacının ecrimisil talebiyle ilgili işin esası hakkında hüküm tesis edilmesi gerekirken kullanıma zımni muvafakat olduğundan bahisle ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının ve davacı vekilinin ecrimisil dışındaki temyiz itirazlarının reddine, davacılar vekilinin ecrimisille ilgili temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, bozmadan önceki gibi yeniden hüküm kurulmasına, ayrıca davalı ... ... hakkında ecrimisil istemiyle açılan davanın kısmen kabulü ile; 14.787,31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'dan alınarak davacılara (..., ... ve ... hariç olmak üzere) tapu kaydındaki payları oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; el atmanın önlenmesi ve ecrimisilin iki ayrı talep olduğunu, lehlerine tek değil ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, davalı ...'e yönelik taleplerden ıslahtan önce vazgeçildiğinden, 54.436,94 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların paylarına el atmanın önlenmesine karar verildiğini, ancak hisselerinin açıkça belirtilmediğini, 8 parselde davacıların kullanabileceği alan bulunduğunu, el atmanın önlenmesi talebinden daha önce vazgeçildiğinden ecrimisilin reddi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı davacılardan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.