Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/432 E. 2024/920 K. – Tenkis

Konu: Tenkis

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/432
Karar No
2024/920
Karar Tarihi
Konu
Tenkis

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/203 E., 2023/776 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/692 E., 2020/534 K. Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kök muris ...'nın vefatından sonra geriye mirasçısı olarak eşi ... Küçükodabaşı ve oğlu 'nın kaldığını, ...'nın vefatından sonra ise geriye müvekkil ... ile ...'nın mirasçı olduğunu, murisin tüm mal varlığını ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gelini ...'na devrettiğini, bu sözleşmenin muvazaa nedeni ile iptali için Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/240 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan davanın reddine karar verilerek kesinleştiğini, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile müvekkilinin saklı payının ihlal edildiğini belirterek, müvekkilinin miras bırakanı annesinin hissesi oranında tenkis ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya devredilen taşınmazlar yönünden müvekkilinin ihlal edilen saklı payı nispetinde tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kök murisin yasal mirasçısı olmadığını ve dava açma yetkisinin bulunmadığını, dava açmak için gerekli olan hak düşürücü sürenin de geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli ve 2019/692 Esas, 2020/534 Karar sayılı kararı ile "...murisin 2007 yılında vefat ettiği ve TMK'nın 571. maddesi uyarınca davacının bir yıllık dava açma süresinin geçtiği..." gerekçesiyle "...davanın usulden reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin annesi ...'ın kök muristen gelen saklı payını taşınmazların davalıya devri nedeniyle alamadığını, dolayısıyla müvekkilinin de annesinin mirasından pay alamadığını, TMK'nın 571. maddesindeki hak düşürücü sürenin dolmadığını, müvekkilinin annesinin saklı payının zedelendiğini öğrendiği anda yasal mirasçı olarak ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali için dava açtığını, muvazaa davası ile tenkis davasının ayrı davalar olup terditli olarak açılabileceğini, öğrenme tarihinin tanık ile ispat edileceğini ancak mahkemece yasal ispat hakkı verilmeden davanın reddedildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2023/203 Esas, 2023/776 Karar sayılı kararı ile "... davacı tarafından ... annesi ...'nın saklı payının ihlal edildiği iddiasıyla tenkis davası açılmış ise de ...'nın muris ile davalı arasındaki sözleşme ile yapılan tapu devrinin iptali için Urla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/240 Esas sayılı davasının 25.06.2007 tarihinde açtığı, ...'ın saklı payının zedelendiğini bu tarih itibariyle öğrenmiş sayılması gerektiği, dosya kapsamına uygun olmamakla birlikte ...'ın saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihin Urla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/240 Esas sayılı dosyasının kesinleşme tarihi olan 26.04.2010 kabul edilse dahi, ...'ın vefat ettiği 20.06.2016 tarihine kadar herhangi bir dava açmadığı, davacının kök muris ...'in saklı paylı mirasçısı olmadığı, davacının, annesi ...'tan gelecek pay sebebiyle kök murisin mirasçısı olabileceği, davacının annesi ...'a halef olarak dava açtığı, ...'ın dava açması için gerekli 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, mahkemenin kararının yerinde olduğu ..." gerekçeleriyle "...davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 inci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 571 inci maddesi, 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/432, K. 2024/920, T. 19.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-432-e-2024-920-k-0d619d089558