Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4 E. 2024/5193 K. – Paylı Mülkiyet
Konu: Paylı Mülkiyet Hükümlerine Tabi Taşınmazda Sınır Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4
- Karar No
- 2024/5193
- Karar Tarihi
- Konu
- Paylı Mülkiyet Hükümlerine Tabi Taşınmazda Sınır Tespiti
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1917 E., 2023/1251 K. DAVALILAR : ... vd. DAVA TARİHİ : 17.04.2023 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/132 E., 2023/146 K. Taraflar arasındaki paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda sınır tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili, Talas ilçesi,... Mahallesi, 2728 ada, 5 parselin (eski 409) 1/2 hissesinin müvekkilinin murisi Şahin Kurtula ait olduğunu, geriye kalan 1/2 hissesinin ise davalıların murisi Hamza Demirel adına kayıtlı olduğunu, davaya konu edilen taşınmazda her iki taraf arasında fiilen taksim edilmiş ev ve bahçe alanı olarak kullanılan yerler bulunduğunu, her iki hissedarın kullandıkları bölümler tespit ve tescilli olmasına rağmen, çit ile çevrili alanların dışında kalan bölümlerin kullanımı hakkında ihtilaf yaşandığını, davalıların bir kısım hisselerini dava dışı Zeki Demirel’e sattıklarını söyledikleri, iddia edilen bu satış nedeniyle müvekkillerinin sınırına giren bölümü nizalı ve ihtilaflı olarak kullandığını, taşınmazın 1230 m2'lik kısmının müvekkili tarafından çit ile çevrilmek suretiyle, 1024 m2'lik kısmının ise davalılar tarafından bahçe alanı şeklinde kullanıldığını, arazinin bakiye kalan kısmının ise sürülü alan olarak yer aldığını, ancak bu bölümde her iki hissedarın sınırlarının belli olmadığını, taşınmazın ihtilaf yaşanan 1544 m2'lik kısmının sınırlarının tam olarak belirli olmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile Kayseri İli, Talas İlçesi,... Mahallesi, 2728 ada, 5 parselde taraflarca sürüm alanı olarak kullanılan 1544 m2'lik bölümün hisse miktarlarına göre sınırının tespit ve tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar dosyaya herhangi bir cevap sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; usul hukukunda tespit davaları müstakilen düzenlenmemiş ise de; uygulama ve doktrinde dava açan kişinin korunması gereken mevcut bir hakkı varsa bu hakkın himayesi için mahkemeden tespit hükmü talep edebileceğinin düzenlendiği, özel bir hukuki yarar ortaya konulmadıkça bağımsız tespit davasının dinlenemeyeceği, somut olayda; taraflara ait taşınmazların ortak sınırının tespiti ve hisseye göre tescilinin, ilgili idari kurumlarca belirlenebileceği, bu hususun tek başına dava konusu yapılarak yargı yerinden tespit isteminde bulunulamayacağı gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle, dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu edilen taşınmaz her iki taraf arasında fiilen taksim edilmesine rağmen, her iki tarafın çit ile çevrili alanlar dışında kalan bölümlerin kullanımı hakkında ihtilaf yaşadığını, bu ihtilafın çözümlenmesi için dava açtıklarını bu sebeple hukuki yararları bulunduğunu, parsel içi sınır belirlenmesinin idari değil hukuki yöntemle oluştuğunu, taşınmaza el atan dava dışı ...aleyhine Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/348 E. 2022/363 K. sayılı dosyası üzerinden müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açıldığını, ancak davanın reddine karar verildiğini, bu haliyle zilyetlik iddiasına dayalı olan iş bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu, Kayseri ili, Talas ilçesi,... Mahallesi, 2728 ada, 5 parselin 1/2 hissesinin davacıların murisi ... adına, 1/2 hissenin ise; davalıların murisi Hamza Demirel adına kayıtlı olduğu, somut olayda; Taraflara ait taşınmazların ortak sınırının tespiti, ilgili idari kurumlarca belirlenebileceğinden, tek başına dava konusu yapılarak yargı yerinden tespit isteminde bulunulamayacağı, ancak yetkili kurumlarca belirlenen duruma göre el atmanın varlığı tespit edilirse hukuki koruma istenebileceği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2010/7468 E., 2010/8109 K. sayılı ilamında da belirtilmiş olduğu üzere; davacının ortada henüz tecavüze uğrayan bir hakkı, korunması gereken bir hukuki menfaatinin olmadığı, hakkın saldırıya uğraması olasılığının ise, kural olarak hak sahibine erken dava açma hakkı tanımayacağı, davacının ileride hakkının tecavüze uğraması halinde eda davası açılabileceği bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri : Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Davaya konu edilen taşınmaz her iki taraf arasında fiilen taksim edilmesine rağmen, her iki tarafın çit ile çevrili alanları dışında kalan bölümlerin kullanımı hakkında ihtilaf yaşadığını, bu ihtilafın çözümlenmesi için dava açtıklarını bu sebeple hukuki yararları bulunduğunu, 2. Parsel içi sınır belirlenmesinin idari değil hukuki yöntemle oluştuğunu, 3. Taşınmaza el atan dava dışı ...aleyhine Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/348 E. 2022/363 K. sayılı dosyası üzerinden müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açıldığını, ancak davanın reddine karar verildiğini, bu haliyle zilyetlik iddiasına dayalı olan iş bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, paylı mülkiyete tabi taşınmazda sınır tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6100 sayılı Kanunun dava şartlarını düzenleyen 114 ve 115 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.