Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/336 E. 2024/6023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/336
- Karar No
- 2024/6023
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1627 E., 2023/2049 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/833 E., 2021/721 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davanın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili; müvekkili aleyhine İdarece .. ilçesi, ... Mahallesi, 9 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 40 00... ’sinin işgal edildiği iddiasıyla düzenlenen 18.11.2019 tarih ve ... no.lu, 106.000,00 TL bedelli işgal tazminatı ihbarnamesi ile 18.11.2019 tarih ve ... no.lu 326.310,00 TL bedelli işgal tazminatı ihbarnamesi düzenlendiğini, davalının 3561 sayılı Kanun gereğince dava konusu taşınmazın yönetimi için kayyım olarak tayin edildiğini, müvekkili adi ortaklığın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan ihale neticesinde davaya konu yerde içme suyu ve atık su yapım bakım ve onarım projesini yürüttüğü, buna ilişkin İSKİ ile şirketler arasında 02.11.2017 tarihli sözleşme imzalandığı,“2017 Yılı Avrupa 1. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı İçmesuyu ve Atıksu Yapım Bakım ve Onarım İşi (2)” projesini yürütmekte olup, kamusal bir hizmetin ifası amacıyla bulunduğunu, fahiş, tutarsız ve birbirinden farklı ecrimisil bedelleri tespit edildiğini ileri sürerek, dava konusu ihbarnamelerden dolayı müvekkili şirketlerin toplam 432.310,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen davada davacı İdare vekili; dava konusu taşınmazın malik hanesinin açık olması nedeniyle Eyüp 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.09.1998 tarih ve 1996/1185 Esas, 1998/973 Karar sayılı İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, davacı idarenin kayyım memurlarınca taşınmazın mahallinde düzenlenen taşınmaz tespit tutanakları ile bahse konu taşınmazın bir kısmının davalı adi ortaklıkça işgal edildiğinden davalılara ecrimisil ihbarnamesi gönderildiğini, taraflarınca açılan İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/833 Esas sayılı dosyasıyla birleştirme kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000 m²'lik kısım için 01.07.2018-31.06.2019 tarihleri arası dönem için 326.310,00 TL; 4.240 m²'lik kısım için 01.07.2019-30.11.2019 dönemleri için 106.000,00 TL toplam 432.310,00 TL ecrimisil alacağının dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini ve davalı tarafın taşınmaza el atmasının önlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava tarihi itibariyle dava konusu alanda her türlü faaliyetini sonlandırdığını, davacının tahliye isteminin konusuz kaldığını, ecrimisilin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihale evraklarından şirketlerin hizmet sözleşmesi kapsamında belediyenin yer gösterdiği davaya konu taşınmazda bulunduğu, ancak bakım ve onarım işine yönelik kamusal faaliyet kapsamında taşınmaz kullanılmış ise de haksız kullanımı ortadan kaldırmayacağı, İstanbul Deftardarlığı ile kira sözleşmesinin bulunmadığı, 45.333,97 TL ecrimisil talep edilebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 295.623,40 TL ve 91.352,63 TL borçlu olmadığının tespitine, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 45.333,97 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, konusuz kalan tahliye talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihbarnamelerden dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep etmişse de asıl davaya konu ecrimisil ihbarnamesi başlıklı belgelerin tek başına hukuki yaptırımı ve bağlayıcılığı olmadığından, davacı tarafından rızaen ödenmemesi halinde, tahsil için davalı tarafından dava açılması halinde davacı burada sürdüğü savları ileri sürme olanağına kavuşacağından, tespit amacıyla açılan davanın, dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan dolayı usulden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulü doğru görülmediği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın hukuki yarar şartı yokluğundan usulden reddine, birleştirilen davada kısmen kabule karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; ecrimisilin düşük belirlendiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada ecrimisil ihbarnamelerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti, birleştirilen davada ihbarnameye konu yere el atmanın önlenmesi ve aynı ihbarnamelere konu ecrimisil talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.