Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3016 E. 2024/4889 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3016
Karar No
2024/4889
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/22 E., 2024/67 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 28.12.2015 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda; Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen ve miktar veya değeri 28.250,00 Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Somut uyuşmazlıkta hükmü temyiz eden bir kısım davalılar aleyhine hüküm altına alınan ecrimisil alacağının her bir davalı bakımından karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmakla; bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 140 ada 262 parsel sayılı taşınmazın öncesinde davacılardan ... ile ...’ın annesi ...ve kardeşi ... adına kayıtlı olduğunu, annesine ait payın da müvekkili ile birlikte kardeşi ...’e intikal ettiğini, davalıların 1960 yılından 2013 yılının ortalarına kadar müvekkilli ...'nın kendisine ait ve annesi ...'ten intikal eden payını işgal ettiklerini, haksız işgal ile başa çıkamayan davacı ...’nın payını 2013 yılında oğlu diğer davacı ...'a satmak zorunda kaldığını, davalıların 2013 yılının ortalarından bu yana da davacı ...'a ait olan payı işgal etmeye devam ettiklerini belirterek 2011 yılından 2013 yılının ortasına kadar olan dönem için 43.500,00 TL ecrimisilin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya, 2013 yılının ortasından dava tarihi arası dönem için ise 53.500,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalı ... dışındaki davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesini istemiş, 31.10.2017 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 202.073,50 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin dava konusu taşınmazın tamamını haricen satın aldığını, taşınmazın 40-50 yıldır müvekkilleri ve murisleri tarafından nizasız-fasılasız kullanıldığını, 2013 yılında dava dışı paydaş ...'in harici satış uyarınca payını devrettiğini, davacıların ise haksız ek bedel istemeleri nedeni ile anlaşmaya varılamadığını, 2013 yılı Ağustos ayına kadar taraflar arasında kullanım yönünden niza olmadığını, harici satın alanların bedel ödenmedikçe taşınmazdan çıkarılamayacağını, aleyhlerine ecrimisil davası açılamayacağını, taşınmaz üzerindeki 30-50 yaş arası zeytinlerin davalılar tarafından dikildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2017 tarihli ve 2015/218 Esas, 2017/166 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 28.02.2018 tarihli ve 2018/130 Esas, 2018/322 Karar sayılı kararıyla; davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarihli ve 2018/11519 Esas, 2021/3068 Karar sayılı ilamında; davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı ... mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, “...Her ne kadar Mahkemece harici satış nedeni ile davalıların iyiniyetli oldukları, ecrimisil ile sorumlu tutulamayacakları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, davalılarca, davacı ... ile harici satış sözleşmesi yapıldığının iddia edilmediği gibi davacı ...’ın pay satın aldığı tarih ile davalılar aleyhine keşide ettiği ihtarnamenin tarihi nazara alındığında kullanımın muvafakate dayalı olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. O halde Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan zeytin ağaçlarının davalılara ait olduğu hususunda taraflar arasında çekişme olmaması nedeni ile dava konusu taşınmazın “tarla” niteliği ve davacının pay satın alma tarihleri göz önünde bulundurularak, her bir davalının işgal ettiği yer belirlenip, kullandıkları yere göre belirlenen ecrimisile ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır...” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli ve 2021/109 Esas, 2022/10 Karar sayılı kararı ile; davalı ... yününden husumet nedeniyle davanın reddine, davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 14.12.2022 tarihli ve 2022/3581 Esas, 2022/7797 Karar sayılı ilamıyla; davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, “...bozma ilamında dava konusu taşınmazın tarla vasfı niteliği gözetilmek suretiyle davacılardan Ramazan yönünden hesaplanacak ecrimisile karar verilmesi gerekliliğine değinilmesine karşın mahkemece zeytinlik vasfı üzerinden hesaplanan ecrimisil miktarı baz alınarak eksik araştırma ve incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Davacı ... yönünden, davalıların uzun süreli kullanımın muvafakate dayandığı ve bu nedenle kötüniyetli sayılamayacakları, 2. Davacı ... yönünden ise, a. Taşınmazı 29.07.2013 tarihinde satın aldığı, b. Davalılara 14.08.2013 tarihinde ihtar çekerek haksız olarak kullanılan taşınmazı terk etmeleri aksi takdirde dava açılacağını bildirdiği, c. Davalıların kullanımın muvafakate dayanmadığı, d. Ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın tarla niteliği göz önünde bulundurularak davalıların ayrı ayrı ödemeleri gereken ecrimisil miktarlarının belirlendiği ve davacının taşınmazı 2013 temmuz ayında aldığı göz önünde bulundurularak 2013 yılının ikinci yarısından 2015 yılına kadar davacının ½ payına isabet eden ecrimisilin hesaplandığı, e. Davalı ...'in taşınmazın ½ hisseni 2013 yılında satın alması sonucu davalılardan 2 pay sahibi ...’in 1 payını ...'e ait hissesinden kullandığı ve yine...Kaklık'ın da taksim sözleşmesine göre ...'in hissesini tasarruf ettiği, bu sebeple ecrimisilden sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... ve...Kaklık yününden davanın husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Dava konusu taşınmazın davacı ... ile davalı ... arasında bölünmediğini, b. Davalı Zerrin’in tamamen diğer davalı ...’in ise kısmen davalı ...’ın payını kullandıkları gerekçesiyle ecrimisilden sorumlu tutulamayacaklarına dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, c. Davalılar arasında yapılan taksim sözleşmesine hukuki değer verilemeyeceğini, d. Davalılar...ve ...’in cevap dilekçelerinde dava konusu taşınmazda davacının payını kullanmadıklarını iddia etmediklerini, e. Her iki davalının da dava konusu taşınmazı tasarruf ettiğini, f. Davalıların 21.08.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda tespit edilen kullanım alanlarına itiraz etmediğini, g. Davalıların kullandıkları yerlerin kesinleştiğini, h. Bilirkişi raporunda davalılar ..., ...,...ve ...’ın kullandığı alan ve ödemekle sorumlu olduğu ecrimisil miktarı eksik ve yanlış hesaplandığını, ı. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi itirazları değerlendirilmeden sonuca gidildiğini, i. Davalılar lehine usul ve yasaya aykırı şekilde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiğini, j. Reddedilen ecrimisil bedeli baz alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek ve nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Dava konusu taşınmazın murisleri tarafından haricen satın alınarak kullanılması nedeniyle ecrimisil talebinin tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini, b. Harici satım sonrası davalılar arasında fiili ve yazılı taksim yapıldığını, c. Davacı ...’nın kendi payını davalılara devretmesi gerekirken (oğlu olan) diğer davacı ...’a devrettiğini, d. Davacı ...’ın payı üzeriden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, e. Davalıların edimleri iade edilmediği sürece ecrimisilden sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mülkiyete dayalı ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 995 inci maddesi, 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bir kısım davalılar vekilinin temyizi yönünden, bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Davacılar vekilinin temyizi yönünden, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3016, K. 2024/4889, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-3016-e-2024-4889-k-ca4307320c75