Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/300 E. 2024/5380 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/300
- Karar No
- 2024/5380
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3250 E., 2023/1509 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 10.01.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/13 E., 2022/160 K. Taraflar arasındaki hak sahipliği sıfatıyla sözleşme ilişkisinin tarafı olduklarının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tarafların müşterek miras bırakanı...ın mülkiyeti kamuya ait İstanbul ili,... ilçesi,...Mah., ... Mevkii, 2 ada 52 parselde kain ... Sok., No:20 D:1 adresindeki taşınmaz üzerinde yaklaşık 40 yıl önce gecekondu inşa ederek işgalci olduğunu, 1999 yılında murisin vefat etmesi sonrasında ihtiyacı olan ... tarafından gecekondunun kullanılmış olup sonrasında kardeşler tarafından gecekondunun daha ihtiyaç halindeki kardeşleri ...'a tahsis ettiklerini, ancak müvekkillerinin mirasçılıktan doğan haklarının devrinin söz konusu olmadığını, zilyetlikten doğan haklara bütün mirasçıların miras payları miktarınca ve ... da kendi miras payı miktarınca sahip olduğunu, 2014 yılında taşınmazda fiilen işgalci bulunanların tespiti amacıyla yapılan çalışmada ...'ın işgalci olarak tespit edilmesi sebebiyle, 5....Kentsel Dönüşüm Projesi ile işgalci durumundaki gecekondu sahiplerine "2+1 100 m²'lik, bir adet daire" vermek vaadiyle imzalanan sözleşmenin dava dışı...ile davalıların murisi ... arasında akdedildiğini, müvekkillerinin sözleşmeye taraf olarak kabulleri için işlem yapmaları davalılardan istemiş ise de davalılarca bu isteklerine müspet yanıt verilmediğini ileri sürerek; müvekkillerinin hak sahipliğinin tespiti ve davalıların murisi ile dava dışı...arasında imzalanmış olan Gecekondu Sahiplerine Gecekondularına Karşılık Daire Verilmesine dair Sözleşme'de hak sahibi oldukları ve bu sıfatla sözleşme ilişkisine taraf olduklarının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Gecekondunun asıl sahibinin muris ... olup ...'ın ise miras bırakanlarının tahsisi ile ve kardeşlerinin izin vermesiyle burayı kullandığı, kullanım ... yönünden diğer mirasçıların bir feragatının söz konusu olmadığı, dolayısıyla hak sahipliğinin tüm mirasçılara ait olduğu, buna karşılık gecekondularla ilgili...ile yapılan sözleşmelerde davacıların hak sahibi değilmiş gibi işlem yapıldığı,...ile yapılan sözleşmeden kaynaklanan hakları diğer hissedarlarla yani davacılarla paylaşmak durumunda oldukları, davalıların annesi olan ...'ın diğer mirasçı kardeşlerinin izniyle kullanmakta olduğu ancak gecekondudaki hak sahipliğinin diğer mirasçılar yönünden de devam ettiği, bu sırada kentsel dönüşüm kapsamında...ile gecekonduda hak sahibi olan kişiler arasında sözleşmeler akdedilip 5....Projesi kapsamında hak sahipliğine karşılık olarak...tarafından yapılacak binadan daire verilmek üzere ...'ın...ile sözleşme imzaladığı; ...'ın gecekonduyu kullanmasının tek başına hak sahibi olduğu anlamına gelmediği, davacıların da miras payları oranında hak sahibi oldukları ve...ile ... arasında akdedilen sözleşmenin tarafı olduklarının tespitine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacıların miras payı oranında davalıların murisi ile...arasında akdedilen Beyoğlu 27. Noterliğinin 29.06.2015 tarih ve 26398 No.lu sözleşmenin tarafı olduklarının tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili; akdedilen sözleşmenin meydana gelmesinde ...'ın yere sahip olup olmamasının bir ehemmiyeti olmadığından taşınmazın miras kalıp kalmadığı hususunun tartışmaya açılmasının dahi mevcut durum ile uyuşmadığını, davacıların murisi tarafından yapılan bu seçimin sorumlusunun müvekkilleri olmadığı gibi bu seçimin yarattığı zararın müvekkillerine atfedilmesinin mümkün olmadığını,...ile şahsi haklarından dolayı sözleşme ilişkisi kurulduğunu, sadece fiili kullanımın esas alındığını, sözleşmenin mirasçı sıfatıyla değil kullanan sıfatıyla imzaladığını, dava konusu taşınmazın olduğu yerde herhangi bir fiili kullanımı olmayan davacıların burada hak sahibi olması ve sözleşmenin tarafı sayılmasının usule hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacıların bu taşınmaza ilişkin diğer işlemler devam ederken hiçbir hak sahipliği iddiası olmadığını, müvekkillerinin...ile sözleşmenin kurulabilmesi için bir çok masrafa katladıklarını ve bir çok borç ödediklerini, iş bu taşınmazda ortaklık iddia eden davacıların da tüm bu masraflara katlanması gerekmekteyken masraf yapılacağı zaman 3. bir şahıs gibi davranıp, iş hak sahipliğine geldiğinde pay iddia etmelerinin kötüniyetli olduğunu, ileri sürerek; kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/141 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu,... Belediye Başkanlığından gelen yazı cevapları,...a ait davacılar tarafından sunulan Emlak Beyannamesi örneği, duruşmada dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde gecekondunun asıl sahibinin ... olduğu, davalıların murisi Kadime'nin söz konusu gecekonduyu İlhame'nin diğer mirasçılarının onayıyla kullandığı,...ile yapılan sözleşmenin başlığı dahi Gece Kondu Hak Sahiplerine yönelik olduğu, salt zilliyetliği kapsamadığı..." gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebeplerle hükmü temyiz etmiş ve ilave olarak; gecekondunun iki adet girişi olup birbirine bitişik iki ayrı gecekondu olduğunu, burada iki ayrı hak sahipliği söz konusu olduğunu, davanın ispatlanamadığını ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hak sahipliği sıfatıyla sözleşme ilişkisinin tarafı olduklarının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 370/2 nci maddeleri. 2. Bilindiği üzere ve kural olarak tespit davalarında; tespit davası açanın hukuki yararının varlığı gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında “tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.” denilmektedir. 3. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin (h) bendine göre davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115 inci maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verir. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olaya gelince her ne kadar mahkemece; davalıların murisiyle davadışı...Konut A.Ş. arasında düzenlenen sözleşme ile ilgili hüküm kurulmuşsa da, sözleşmeler iki taraflı olup taraflarını bağlayacağında kuşku yoktur. Ne var ki eldeki davada, miras bırakan İlhame'ye ait gecekonduda kendilerinin de miras payının bulunması nedeniyle hak sahibi olduklarını ileri sürdüklerine ve bu sözleşmede yer alan şirkete de husumet yöneltmediklerine göre davacıların davalılarla birlikte söz konusu gecekonduda İlhame'nin mirasçısı sıfatıyla miras payları oranında hak sahibi olduklarının tespiti ile yetinilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmişir. 3. Ne var ki; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 28.04.2022 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile 28.04.2022 tarihli kararının hüküm fıkrasının (2.) bendinde; "davacıların" ibaresinden sonra gelen "miras payı" ibaresinin çıkartılarak yerine "miras bırakanı...dan intikal eden miras payları" ibarelerinin yazılması; yine hükmün aynı bendinde yer alan "arasında" ibaresinden sonra gelmek üzere "06.08.2014 tarihinde" ibarelerinin yazılması; yine hükmün aynı bendinde yer alan "No.lu" ibaresinin hükümden çıkartılarak "no ile tasdik edilen" ibarelerinin yazılması; devamında hükmün yine aynı bendinde yer alan "tarafı" ibaresinin çıkartılarak yerine "konusu olan gecekondu üzerinde hak sahibi" ibarelerinin yazılması suretiyle; hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.