Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2803 E. 2025/1121 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2803
- Karar No
- 2025/1121
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/369 E., 2024/833 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çumra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/550 E., 2023/854 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, İçeri ... Mahallesi, 212 ada 3 parselde bulunan arsa niteliğindeki taşınmaz ve üzerinde bulunan iki katlı ev, çardak, sondaj kuyusu, samanlık, küçükbaş hayvan kümesi bulunan taşınmazları 08.08.2022 tarihinde Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'den satın aldığını, davalının ilgili taşınmazı uzun zamandır haksız işgalci olarak kullandığını, davalı tarafa taşınmazı öncelikle tahliye etmesi ya da kullanmaya devam etmesi hâlinde yapılacak bir kira sözleşmesi ile 10.000,00 TL kira bedeli karşılığı kullanmaya devam etmesine ilişkin Konya 16. Noterliği kanalıyla ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnameye davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediğini ileri sürerek, davalının dava konusu taşınmaz üzerindeki haksız ve kötü niyetli işgalinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olan, davalının babası ... ... tarafından yapılan mesken niteliğindeki evde, babası ... ...'un yaşının ilerlemiş olması ve bakıma muhtaç olması sebebiyle babasına bakmak ve babasının ihtiyaçlarını gidermek maksadıyla bulunduğunu, davalının bu davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını ve dava konusu edilen arsa üzerindeki mesken niteliğindeki evin bizzat davalının babası ... ... tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı ve davalı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı, davalının dava konusu taşınmazı haksız bir şekilde kullandığı ve davacının kullanmasına engel olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne; davacıya ait taşınmaza davalı tarafından yapılan haksız müdahalenin men'i ile davalının taşınmazdan tahliyesine, 1.666,67 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi tarafından yazılı şekilde mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde olduğundan davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin babasının dava konusu arsa üzerindeki evin maliki olduğunu, müvekkilinin bir müddet babasının yanında ikâmet ettiğini ve sonrasında bu evden ayrıldığını, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının babasının Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/342 Esas sayılı dosyası ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724 ve devamı maddelerine dayalı açtığı tapu iptali ve tescil (temliken tescil), mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin davanın bekletici mesele yapılmasını, müvekkilinin herhangi bir haksız işgali söz konusu olmadığı için davacı lehine ecrimisil tazminatına hükmedilmesinin hatalı ve isabetsiz olduğunu, davacı tarafça İlk Derece Mahkemesine sunulan cevaba cevap dilekçesinde sadece lafzen ecrimisilden bahsedildiğini, davacının ecrimisil talebinin bedel olarak ne kadar olduğunu dahi belirtmediğini, cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde yemin deliline dayanmalarına rağmen, İlk Derece Mahkemesince yemin delilinin hatırlatılmamasının usule aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarını yinelediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosyanın incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde sadece el atmanın önlenmesini talep ettiği, cevaba cevap dilekçesinde ayrıca ecrimisil alacağı da talep ederek davayı genişletmek istediği anlaşıldığından ecrimisil istemine ilişkin usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu talebe yönelik karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması ve yargılama giderlerinin de bu duruma göre belirlenmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni yapılmıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.