Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2630 E. 2024/3865 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2630
- Karar No
- 2024/3865
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/23 E., 2023/875 K. KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında görülen temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat ile geçit hakkı tesisi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, davalı adına kayıtlı 219 No.lu parseli davalı ile birlikte dava dışı üçüncü kişiden satın aldıklarını ve üzerinde ikiz villa yaptıklarını, inşaat bedelini birlikte karşıladıklarını beyanla kendi kullanımında olan villanın bulunduğu alanın ifraz edilerek TMK’nın 724 üncü maddesi uyarınca temliken tescile, olmadığı takdirde bina ve zorunlu kullanım alanındaki ağaçların dava tarihindeki değerin üzerinden tazminat olarak davalıdan tahsiline, ayrıca davalıya ait 219 sayılı parselden adına kayıtlı 217 ve 218 parsel sayılı taşınmazlar yararına geçit hakkı kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddinin savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI 1. Mahkemenin 22.03.2016 tarihli ve 2013/595 Esas, 2016/947 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine hükmedilmiş, kararın temyizi üzerine; 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarihli ve 2016/16294 Esas, 2019/2672 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 15.09.2020 tarihli ve 2019/3239 Esas, 2020/4958 Karar sayılı ilamında; davacının dava dilekçesinde, ikiz villanın kapsadığı yerin temliken tescilini talep ettiği celsede taşınmazın tamamının 1/2 pay olarak adına tescilini istemesi davasını açıklamak/aydınlatmak olarak değerlendirilmesi gerekirken ıslah olarak nitelendirilmenin doğru olmadığı açıklanmıştır. Kararda davacının taleplerinden açıkça feragat edip etmediğini sorması ve beyanlarının sarih bir şekilde tutanağa yazılması gerektiği izah edilerek, gerekçesi ile hüküm fıkrasının da çelişkili olduğu belirtilmiştir. Daire; Mahkemece, davacının talebine konu yerin ifraz kabiliyetini, ilgili idari birimlerden sormak yerine fen bilirkişisinden görüş alması ve bu görüşe itibarla da hüküm kurmasını ayrıca hatalı bulmuştur. 3. Kararda davacının dayandığı temliken tescil koşullarının gerçekleştiği Mahkemenin de kabulünde iken usulen ilgili idari birimden ifraz edilip edilemeyeceği de sorulmalı, ifrazın mümkün olmaması halinde ise tazminat ve davanın diğer bir talebi olan geçit tesisi talepleri hakkında karar vermesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulduğu izah edilmiştir. 4. Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarihli ve 2016/16294 Esas, 2019/2672 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 28.12.2021 tarihli ve 2020/709 Esas, 2021/831 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 28.12.2021 tarihli ve 2020/709 Esas, 2021/831 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizin 20.10.2022 tarihli ve 2022/1889 Esas, 2022/6089 Karar sayılı ilamında; davacı vekilinin temyiz itirazının yerinde olmadığından bahisle reddine, davalı vekilinin temyiz itirazının ise kabulü ile Mahkemece 217 ve 218 parseller lehine 219 numaralı parsel üzerinden geçit irtifakı tesis edilmişse de 217 numaralı parsel lehine 218 parsel üzerinden akdi irtifak kurulmadan kesintisizlik ilkesine aykırı hüküm kurulması ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği yüzölçümü daha büyük taşınmazdan geçit irtifakı tesis edilmesi gerekirken, çevrede yola ulaşımı sağlayacak daha büyük taşınmazlar bulunduğu halde alternatifler değerlendirilmeden 219 numaralı parsel üzerinden geçit hakkı kurulması uygun görülmediği açıklanarak karar bozulmuştur. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; geçit irtifakı tesisine yönelik yapılan incelemede bilirkişiler ile birlikte keşfe gidildiği, keşif mahallinde görüldüğü ve 22.06.2023 tarihli harita bilirkişisi raporunda belirttiği üzere dava konusu yerde yapılan 16.09.2022 tarihli toplulaştırma çalışmaları neticesinde keşif tarihinde zeminde mevcut yol sayesinde dava konusu (dava tarihinde 219 ve 218 parsel sayılı taşınmazlar olan ve 23.09.2022 tarihli 2077 yevmiye numaralı birleştirme işlemi ile birleşerek 1216 parsel sayısını alan) taşınmazın geçit imkânına sahip olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma öncesi lehimize hükmedilen tazminat talebi hakkında bozma ilamında bir hüküm olmadığı halde son verilen kararda tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmadığını, ayrıca tazminat miktarına ilişkin itirazlarının İlk Derece Mahkemesinde de, temyizde de değerlendirilmediğini, geçit hakkı tesisine ilişkin verilen kararın da hatalı olduğunu, her davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerektiğini, dava açıldığı zaman toplulaştırma işlemi olmadığını, bunun öngörülebilir de olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat ile geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK’nun 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. 2. Bu durum yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. 3. Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, son bozma ilamının yalnızca geçit irtifakına ilişkin olduğunu ve Mahkemece sadece bu yönde bir inceleme yapılarak karar verildiği, diğer hususlarda bir araştırma yapılmadığı, hüküm de kurulmadığı yönündeki açıklaması ve gerekçesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.