Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2622 E. 2024/3620 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2622
Karar No
2024/3620
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/186 E., 2023/560 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil, terditli olarak alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...’nin kardeş olduğunu, taraflar arasında noterlikçe düzenlenen 07.04.1987 tarihli miras hak ve temlik sözleşmesi ile davalı ...’nin dava konusu taşınmazlardaki hisselerini müvekkiline devrettiğini, satış bedelinin aynı gün davalıya ödendiğini, ancak tapu kayıtlarının müvekkili adına tescil edilmediğini, dava konusu taşınmazlarda müvekkiline babasından kalan hisseleri de davalının muvazaalı olarak kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalının noter satışı ile müvekkiline satmış olduğu hisseler ile müvekkiline babasından kalan ancak muvazaalı olarak davalı adına tescil edilen hisselerin iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini, aksi halde hisse bedellerinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının daha önce de aynı konuda dava açtığını, ancak davayı takip etmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, tarafların kardeş olduğunu, davacının dava konusu sözleşmede belirtilen bedeli ödemediğini, davacının sözleşme tarihinde 20 yaşında olup, sözleşme bedelini ödeyecek mali gücü bulunmadığını, bu işlemin inançlı işlem olduğunu, sözleşme tarihinden bu yana taşınmazların vekil edeni tarafından kullanıldığını, davalının sözleşme tarihinde eşi ile devam eden boşanma davası nedeniyle bu sözleşmeyi yapmış gibi gösterdiğini, 1144, 1205 ve 1831 parsel sayılı taşınmazların muristen kalmadığını, davalı tarafından satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.02.2016 tarihli ve 2014/175 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 359, 439, 547, 594, 823, 1117, 1303, 1378, 1764, 1784, 1861, 1863, 1876, 1998, 1999, 2015, 2016, 2090 ve 2091 sayılı parsellerdeki davalı ...'nin hissesinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 1144, 1205 ve 1831 parsel sayılı taşınmazlar için açılan davanın reddine, 941 parsel sayılı taşınmaz için açılan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/1870 Esas, 2020/4205 Karar sayılı kararı ve davacının karar düzeltme istemi üzerine 23.03.2021 tarihli ve 2020/3888 Esas, 2021/2680 Karar sayılı kararıyla; "davanın dayanağı 07.04.1987 tarihli miras payının devrine ilişkin sözleşmenin TMK nin 677. maddesine uygun olarak düzenlendiği, ancak temyize konu taşınmazların tedavüllü tapu kayıtları ile resmi senetler incelendiğinde elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tapuya kayıtlı olan taşınmazların bir kısım hisselerinin davalı ... tarafından, miras payının devri sözleşmesi yapılmasından önce, 05.12.1986 tarihinde satın alındığı, davalının 359, 439, 547, 594, 823, 1117, 1303, 1378, 1764, 1784, 1861, 1863, 1876, (173 No.lu parselden ifrazen oluşan) 1998 ve 1999, (287 No.lu parselden ifrazen oluşan) 2015 ve 2016, (1900 No.lu parselden ifrazen oluşan) 2090 ve 2091 No.lu parsellerde 05.12.1986 tarihinde satın aldığı hisselerin miras payının devri sözleşmesinin kapsamı içinde bulunmadığı dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde 07.04.1987 tarihli sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil isteğinin yanında, dava konusu taşınmazlardaki hisselerinin davalı tarafından muvazaalı şekilde kendi adına tescil ettirildiği iddiası ile hile hukuksal nedenine dayalı olarak da tapu iptali ve tescil olmaz ise alacak isteğinde bulunduğu, ancak davacı tarafın hile hukuksal nedenine dayalı talebi değerlendirme yapılmadığı gibi olumlu olumsuz bir karar da verilmediği" gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın hile iddiasını ispat edemediği, dava konusu 1144, 1205 ve 1831 parsel sayılı taşınmazların davalıya muristen kalan taşınmazlar olmayıp davalının başka kişilerden satın almış olduğu taşınmazlar olduğundan sözleşmenin bu parselleri kapsamına almadığı, davalının 359, 439, 547, 594, 823, 1117, 1303, 1378, 1764, 1784, 1861, 1863, 1876, (173 No.lu parselden ifrazen oluşan) 1998 ve 1999, (287 No.lu parselden ifrazen oluşan) 2015 ve 2016, (1900 No.lu parselden ifrazen oluşan) 2090 ve 2091 No.lu parsellerde 05.12.1986 tarihinde satın aldığı hisselerin miras payının devri sözleşmesinin kapsamı içinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvurusunda, hile iddiasının tanık beyanları ile ispat edilmiş olduğunu, 07.04.1987 tarihli sözleşme kapsamında olan paylar yönünden ret kararı verilmesinin dosya kapsamı ile uyumsuz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, miras payı devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (4721 sayılı Kanun) 677 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bilindiği üzere Mahkemece bozma kararına uyulduğunda lehine uyulan kişi yönünden usulî kazanılmış hak oluşur ve mahkemece ilamda belirtilen hususlarda araştırma yapma zorunluluğu doğar. Ne var ki, işlem mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğini söylemek imkanı yoktur. Şöyle ki; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamında davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 07.04.1987 tarihli miras payı devir sözleşmesinin TMK 677 nci maddesine uygun olarak düzenlendiği, ancak davalının sözleşmenin düzenlenmesinden önceki tarihte (1986 yılında) davacı ve bir kısım diğer paydaştan satın aldığı paylar bulunduğu, satın alınmak suretiyle edinilen bu payların sözleşme kapsamında olmadığının dikkate alınması gerektiği ifade edilmesine rağmen Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davalı adına kayıtlı olan tüm pay satış ile edinilmiş gibi davanın tümden reddine karar verilmesi hatalıdır. O hâlde Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak, davalı ...'ye miras payı devir sözleşmesinde belirtilen muristen intikal eden payların belirlenmesi, sözleşme tarihinden önce satış sureti ile edindiği paylar hariç tutularak yalnızca sözleşme kapsamında paylar yönünden, miras payının devri sözleşmesine dayalı olan iptal tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Davacının sair temyiz itirazlarının reddine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2622, K. 2024/3620, T. 09.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2622-e-2024-3620-k-24d644b92532