Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/195 E. 2024/5689 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/195
- Karar No
- 2024/5689
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3043 E., 2023/3447 K. DAVA TARİHİ : 04.02.2021 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/54 E., 2023/500 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in kardeşi ...ile davalının evli olduklarını, davacının fiziksel engelli olduğunu, olduğunu, devletten aldığı engelli maaşı ile geçimini idame ettirdiğini, o zaman sağ olan anne ve babasının desteği, kendi biriktirdiği paralar ve bozdurduğu altınlar ile bir daire alarak kira geliri temin etmek ve yatırım yapmak amacıyla, tapunun ... ili,... ilçesi, ... Mah. 7608 ada 4 parsel, Kat:3 ve 7 numaralı bağımsız bölüm daireyi satın almak istediğini, 2016 yılı Kasım ayında dairenin maliki ve aynı zamanda apartmanın müteahhidi olan ...'den daireyi satın alma konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin 2016 yılında yatalak olan anne ve babasına baktığından ve ayrıca yürüme engelli bulunduğundan yani bedensel durumu müsait olmadığından ve bakım görevi olduğundan söz konusu daireyi çok sevdiği ve güvendiği gelini davalının devralmasını istediğini, davacının satın aldığı dairenin bedelini evde daireyi satan müteahhit ...'e elden nakit olarak verdiğini, 17.11.2016 tarihinde tapuda ... tarafından satılarak davalı adına tescil edildiğini, davacının daireyi 18.08.2017 tarihli kira sözleşmesi ile ... ...'a kiraya verdiğini, halen dairenin kiralarının davacıya ödendiğini, davacının, davalının kardeşinin eşi, gelini olması nedeniyle kendisinden yazılı bir belge alma gereği görmediğini, ... 4. Aile Mahkemesinin 2020/796 Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından 21.12.2020 tarihinde ...aleyhine boşanma davası açıldığını, boşanma davası devam ederken davacı müvekkili davalıdan üzerine tescilli daireyi kendisine temlik etmesini istediğini ancak davalının vermekten kaçındığını, davacının erkek kardeşi ... ...'in davalıdan daireyi davacıya iade etmesini istediğini, davalının bu isteği de geri çevirdiğini, davalının müvekkilinin kardeşi ... ile aralarındaki boşanma davasından dolayı bu daireyi devretmeyerek bir tehdit, şantaj aracı olarak kullandığını, aile ve çevredeki herkesin dava konusu dairenin davacının mülkü olduğunu, davalnın daireyi her zaman temlike hazır olduğunu bildiğini, dinlenecek tanıklar ile inanç sözleşmesini ispatlayacaklarını, davacının daireyi geri istediğine dair watsap yazışmaları ile de sabit olduğunu, mail ve mesaj kayıtlarının belge olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek ... ili,... ilçesi, ...Mahallesi 7608 ada 4 parsel K:3/7 No.lu bağımsız bölüm sayılı dairenin davalı üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, davalının, davacının erkek kardeşi ...aleyhine boşanma davası açtığını, davacının ve kardeşi ... ...'in boşanma davası açan davalıyı cezalandırmak ve zarara uğratmak amacıyla tamamen kötü niyetli ve hukuka aykırı olarak davanın açıldığını, davacı ve diğer kardeşleri ... ...'in zulmüne katlanması ve boşanma davasından vazgeçmesi için müvekkiline whatsap ve telefonlarla baskı yaparak davalıyı boşanmaktan vazgeçmediğinde beş kuruş alamayacağı şekilde tehdit ettiklerini, davacının kardeşi ... ...'in davalıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı iş ve işlemler yaptığını, davalının evlilik birliği içerisinde yapmış oldukları tüm birikimleri, taşınmazları, taşınır araçları davalıdan kaçırdıklarını, dava konusu taşınmazın davacı tarafından alındığını doğru olmadığını, davacının hayatı boyunca ev alacak yüksek bir geliri veya maaşının olmadığını, davacının engelinin yürüyemeyecek halde olduğunun doğru olmadığını, daire satış bedelinin müteahhide elde verildiği iddiasının gerçek olmadığını, tarihsiz taşınma alım-satım sözleşmesinin gerçeğe aykırı bir belge olduğunu, davacının kardeşi olan ...le davalının yazışma tarihinin 01.03.2020 olduğunu, müvekkilin davanın kardeşine gönderdiği mesajın ise 02.03.2020 tarihli olduğunu, zamanı gelince vereceğim şeklindeki yanıtının kişisel eşyalarını ve çocukları almak istemesine verilen yanıt olduğunu, davacının dava konusu taşınmazdan kira geliri elde ettiğinin doğru olmadığını, kira gelirlerinin yıllarca dava dışı ... tarafından alınarak Ziraat Bankasında bulunan ortak hesaba yatırıldığını, davacı veya kardeşiyle yapılmış bir inanç sözleşmesinin bulunmadığını, inanç sözleşmesini yapmayı gerektirir haklı bir gerekçe bulunmadığını, davacının davasında kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "inanç sözleşmesinden bahsedilebilmesi için yazılı sözleşme şartının varlığının gerektiği ancak davacı vekili tarafından davasını dayandırmış olduğu yazılı inanç sözleşmesini ve davalı tarafın elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı niteliği taşıyan belgenin dosyaya ibraz edilmediği, tanık beyanlarının da tek başına ispata yeterli olmadığı, sunulan whatsapp yazışmalarının davalının elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı, herkes iddiasını ispatla yükümlü bulunduğundan ve öncelikli olarak ispat yükü davacı tarafta olup, davacının dosya kapsamında toplanan delillerden bu iddiasını kesin delillerle ispatlayamadığı, yemin delili hatırlatılmasına rağmen davacının yemin de teklif etmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davalı ve davacının kardeşi arasında geçen 02.12.2020-03.12.2020 tarihli mesajlaşmaların ekran görüntülerini dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunduklarını, davalı taraf, davacının kardeşi ... ile davalı arasında bu mesajlaşmanın gerçek olduğunu kabul ettiğini, arada başka bir konu veya yazışma/mesajlaşma olmadığını, taraflar arasında konu doğrudan dava konusu dairenin devri mevzu olduğunu, bu görüşme ve mesajlaşmada çocuk ve eşya mevzu söz konusu olmadığını, davalının açık ve net bir biçimde zamanı gelince tapuyu devredeceğini beyan ettiğini, davacının delil olarak davalının eşi ile karşılıklı olarak birbirlerine gönderdikleri mesajlara dayandığından, davacının bu delilleri az yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konu gerekçeli kararda hiçbir şekilde tartışılmadığını, söz konusu belgelerde borçlunun mesajların kendisine ait olduğunu kabul etmesi ve borç ikrarı niteliği taşıyan ifadeleri bulunduğu takdirde alacağın bu yolla ispatının mümkün olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bilindiği üzere HMK'nın 199. maddesi uyarınca "Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir." 2. Aynı Kanun'un 202. maddesinin 2. fıkrası uyarınca "Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir." 3. Somut olayda davacı tarafından sunulan mesaj kayıtları incelendiğinde, davacının kardeşinin davalıya hitaben "ablam tapusunu istiyor müsait olduğunda ya sen gel yada ben geleyim devrini yapalım", "ablamın adına" mesajlarını gönderdiği, davalının cevaben "zamanı gelince vericem merak etme" mesajını gönderdiği görülmüştür. 4. Davacı, mesajlaşmanın muhatabı olan davalının kocasının kız kardeşi olduğuna göre mesajın içeriği itibariyle bu dava yönünden mesaj kayıtlarının HMK'nın 202. maddesi uyarınca delil başlangıcı sayılacağında kuşku yoktur. 5. Aynı Kanun'un 202. maddesinin 1. fıkrası uyarınca böyle bir durumda tanık dinlenmesi caizdir. 6. Mahkemece dinlenen tanıklardan dava konusu taşınmazı satan ... beyanında açıkça; " 7 No.lu bağımsız bölümü davacıya bizzat sattım, dava konusu taşınmazı 120.000,00 TL'ye sattım, ...bu paranın 55.000,00 TL'sini nakit olarak bana ödedi, geri kalan kısmını da 7-8 adet bileziğim var, bunlar kardeşimde emanet duruyor, bunları alıp bozdurup sana vereceğim diyerek aynı gün bilezikleri bozdurmak suretiyle bana ödedi, sonrasında tapuyu ben ...ye devredecekken tapunun ...nin kardeşi ...'in eşine devredileceğini öğrendim, hatta ben ...ablanın kardeşi...'yi çay ocağında gördüğümde ... "bu evi ...gelinin üzerine devrediyor, haberiniz var mı, sonra sıkıntı olmasın, dünyanın binbir türlü hali var " dedim,... de bana "bizim aramızda öyle sorunlar olmaz, farketmez alsın, ...nin hakkını kimse yemez " dedi, bunun üzerine ...ile görüştüğümde ...bana "sakatlık maaşını aldığını, mahalleden kadınların üzerine ev alması halinde maaşının kesileceğini söylediğini bu nedenle maaşım kesilir korkusuyla ve tapuya da sakat olduğum için gidemeyceğim diyerek taşınmazı üzerime almadım" dedi. Sonrasında tapuya giderek taşınmazı davalıya devrettik, davalıyı ben ilk kez tapuda gördüm, davalıdan herhangi bir para almadım, hatta dairenin fiyatının daha yüksek olmasına rağmen davacının sakat olması nedeni ile kendisine indirim yapmıştım." dediğine göre, taraflar arasında inançlı işlemin varlığının ispat edildiğinde kuşku bulunmamaktadır. 7. Hâl böyle olunca, dava dosyasında mevcut elektronik yazışmalarda davacının bedelini ödediği taşınmazın davalı adına kaydının yapıldığı ve davalının da tapuyu devretme konusunda kabulünün olduğu, Whatsapp mesaj konuşmalarının HMK'nın 199. ve 202. maddeleri uyarınca delil başlangıcı olduğu, bu delinin tanık beyanları ile doğrulandığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi ve Whatsapp mesaj konuşmalarının da delil başlangıcı kabul edilmemesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.