Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1327 E. 2025/765 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1327
- Karar No
- 2025/765
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/384 E., 2023/337 K. Mahkeme kararı yargılamanın iadesini talep edenler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA ve ASLİ MÜDAHALE 1.Yargılamanın iadesini talep edenler vekili dilekçesinde özetle; yargılamanın iadesi talep edilen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemli Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/173 Esas, 2004/103 Karar sayılı dosyasında dava dilekçesi ve kararın müvekkillerine tebliğ edilmeden karar verildiğini, taraf teşkilinin sağlanmadığını, davaya konu taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin muvazaalı olduğunu, vekaletnamelerin kötüye kullanıldığını, satış vaadi sözleşmesindeki taşınmazların satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında büyük farklar bulunduğunu, taşınmazlarda müvekkillere ait meskenler bulunduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/173 Esas, 2004/103 sayılı kararın ortadan kaldırılması için yargılamanın iadesi ve tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Asli müdahale talep edenler vekili, asıl dava ile aynı istemle yargılamanın iadesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekilleri yargılamanın iadesi isteminin reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI ve TAVZİH KARARI Mahkemenin 28.09.2023 tarihli kararında özetle; davanın yargılamanın iadesi davası olması nedeni ile görevli mahkemenin kararı veren ilk Mahkeme olduğu gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkemenin karşı görevsizliğine, yetkili ve görevli mahkemenin Kumluca Sulh Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş, 30.10.2023 tarihli tavzih şerhi ile 28.09.2023 tarihli kararın hüküm kısmının sehven yeterince açık olmadığı tereddüte mahal verdiği anlaşıldığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305. maddesi gereğince hükme 4 ve 5 numaralı bentler eklenmek suretiyle hükmün tavzihine, "4-Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi durumunda dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 5-Karar süresi içerisinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihte kanun yoluna başvurulmuş ise başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına" şeklinde tavzihine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Yargılamanın iadesini talep edenler vekili karara ve tavzih kararına karşı temyiz dilekçesinde özetle; 1.Kararların usul ve yasaya aykırı ve birbiriyle çelişkili olduğunu, 2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2013/6220 Esas, 2013/8257 Karar sayılı ilâmının dikkate alınması gerektiğini, bu ilâm ile davalıların yargılamanın iadesi şartlarının mevcut olmadığına dair temyiz itirazları reddedildiğini, 3.Görevli mahkemenin dava konusu taşınmazların dava tarihindeki toplam değerine göre belirlenmesi gerektiğini, 4.Yargılamanın iadesi istemli dilekçesindeki esasa ilişkin nedenlerini tekrar ettiğini, 5. Mahkemenin 28.09.2023 günlü kararı ile 30.10.2023 günlü tavzih kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davanın kabulüne dair verilen karara karşı yargılamanın iadesi ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1.Hükümlerin tavzihi, hükmün müphem olması veya birbirine aykırı (çelişik) fıkralar ihtiva etmesi hâlinde, hükmün gerçek anlamının meydana çıkarılması için başvurulan bir yoldur. 6100 sayılı Kanunun “Hükmün Tavzihi” başlıklı 305. maddesinde; hüküm yeterince açık değilse veya yerine getirilmesinde duraksama uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, yerine getirilmesi tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya duraksama ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği açıklanmıştır. 2. Bu düzenleme karşısında görevsizlik hükmünün tavzihine karar verilmesinin yerinde olmadığına karar verilerek tavzih kararının kaldırılmasına ve işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir. 3. Somut uyuşmazlıkta; taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemli Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/173 Esas, 2004/103 Karar sayılı dosyasında davanın bir kısım davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş, karar temyiz edilmediğinden 14.05.2004 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Eldeki davada aleyhine kabul kararı verilen bir kısım davalılar yargılamanın iadesi ile tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmesi üzerine Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.12.2012 günlü 2006/377 Esas, 2012/402 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 4. Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.12.2012 günlü kararının davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 31.05.2013 günlü 2013/6220 Esas, 2013/8257 Karar sayılı ilâmında; "1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/173 Esas, 2004/103 Karar sayılı dosyasında dava dilekçesinin ve kararın davacılara (yenilenmesi istenen davanın davalılarına) usulünce tebliğ edilmediği HUMK'nun 445/7 maddesinde açıklanan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin gerçekleştiğinin ve yargılamanın yenilenmesinin hükmü vermiş mahkemeden istenebileceğinin anlaşılmış olmasına göre, davalı vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davanın esasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Yargılamanın yenilenmesi istenen Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/173 E. 2004/103 K. sayılı dava dosyasında 12.04.1996 tarihli 2914 ve 2915 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine dayanılmıştır. Bu sözleşmelerde satışı vaat edilen dava konusu taşınmazların 150.000.000 (yüzellimilyon ) ETL değerinde olduğu yazılıdır. Dava 22.03.2000 tarihinde açılmış ve mahkemeden hukuki himaye bu tarihte talep edilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi gereğince; müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen usul hükümleri gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Diğer yandan, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran sulh mahkemelerinin görevini tayin eden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 4. maddesi kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değer değil dava konusu taşınmazların davanın açıldığı gündeki değeri esas alınmalıdır. Davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazların dava dilekçesinde açıklanan değerine göre davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesine değil, asliye hukuk mahkemesine aittir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.03.2006 günlü ve 2006/14-91-115 sayılı Kararı da bu doğrultudadır. Kamu düzenine ilişkin olan görev hususunun mahkemece davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerekir. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esastan sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir. 2. bentte açıklanan nedenlerle davanın esasına ilişkin davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına" karar verilmiştir. 5. Mahkemece bozma ilamına uyularak 11.06.2014 günlü ve 2013/207 Esas, 2014/237 sayılı karar ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 6. Dosyanın görevli ve yetkili Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi üzerine temyize konu karar ile davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkemenin karşı görevsizliğine karar verilmiştir. 7.Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.03.2004 günlü 2003/173 Esas, 2004/103 sayılı kararının davalılara usulsüz tebliğ edildiği iddiası ile yargılamanın iadesi adı altında talepte bulunulmuş olup Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 31.05.2013 günlü 2013/6220 Esas, 2013/8257 Karar sayılı ilamında yargılamanın iadesi istemli dilekçenin Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.03.2004 tarihli kararına karşı temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek temyiz incelemesi yapıldığı, dava değeri dikkate alınarak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır. 8.Mahkemece bozmaya uyularak 11.06.2014 günlü ve 2013/207 Esas, 2014/237 sayılı karar ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 9.Dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi üzerine temyize konu karar ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir. 10.Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 31.05.2013 günlü bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesi gerekirken bozma ilamının sehven yanlış değerlendirilmek suretiyle yeniden bir görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiş, Kumluca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/384 Esas, 2023/337 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yargılamanın iadesini talep edenler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 30.10.2023 günlü tavzih kararının KALDIRILMASINA, 2.Mahkemenin 28.09.2023 tarihli kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.