Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1034 E. 2024/5711 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1034
- Karar No
- 2024/5711
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3148 E., 2023/2578 K. ASIL DAVADA DAVACILAR : ... vd. BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVACILAR : ... vekilleri Avukat ... vd., ... ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALI : ... vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 22.05.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/239 E., 2021/146 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; murisleri ... ...'un 08.03.2018 tarihinde öldüğünü, murisin ...8. Noterliğinin 25.07.1996 tarihli ve 23232 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesini düzenlettiğini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin 71 yaşında olduğunu, dava konusu vasiyetnamenin kanuni şekil şartlarını taşımadığını, aynı zamanda vasiyetnamenin aldatma, korkutma ve zorlama sonucunda düzenlendiğini ileri sürerek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin müvekkilinin öz halası olduğunu, murisin çocuğunun bulunmadığını, kardeşlerinin çocuklarından başkaca mirasçısı da bulunmadığını, müvekkili ile muris arasında müvekkilinin çocukluğundan itibaren manevi açıdan evlat ilişkisi kurulduğunu, ölünceye kadar murisin tüm bakımını müvekkilinin üstlendiğini, muris tarafından minnet borcunun bir ifadesi olarak sahip olduğu taşınmazlardan birisini vasiyetname ile müvekkiline bağışladığını, vasiyetnamenin aldatma, korkutma ve zorlama sonucunda düzenlendiği iddialarının da doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve 2018/239 Esas, 2021/2578 Karar sayılı kararı ile "...vasiyetnamenin resmi yolla noter tarafından düzenleme şeklinde hazırlandığı, vasiyetnamenin düzenleme şeklinin TMK'nın 532 ve devam eden maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde şekil şartlarına uygun olduğu, davacı yanın dayanak yaptığı TMK'nın 557. maddesinin 2. bendi açısından, davalı tanıklarının birbirleriyle bütünlüklü beyanına göre murisin ölünceye kadar davalı yeğeni ile birlikte yaşadığı, vasiyetnamenin düzenlenme süreci ve sonrasında yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama koşullarının da somut olayda oluşmadığı..." gerekçesiyle "...asıl davada davacılarından ... açısından HMK 150/5. maddesi gereği davanın açılamış sayılmasına...asıl ve birleştirilen dosyada vasiyetnamenin iptali isteminin yasal koşulları oluşmadığından davanın ayrı ayrı esastan reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli ve 2021/348 Esas, 2023/2578 Karar sayılı kararı ile "vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun düzenlendiği...yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususlarda istinaf incelemesi de yapılamayacağı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 1. Birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Mahkemece gerekli ve yeterli incelemenin yapılmadığı, b. Dava konusu vasiyetnamenin yasal şekil şartlarını taşımadığı, c. Murisin yaşı nedeniyle vasiyetname tanziminde özel nitelikli raporun alınmasının gerekli olduğunu, d. Dosyada Adli Tıp Kurumuna gönderilmeden karar verildiğini, e. Davacıların yemin deliline dayandığını, Mahkemenin bu delili hatırlatmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleştirilen davada davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.