Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5715 E. 2024/5216 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5715
Karar No
2024/5216
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/224 E., 2022/1420 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 19.11.2014 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/931 E., 2021/67 K. Taraflar arasındaki TMK'nın 713/2 nci maddesinde belirtilen ölüm hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde, müvekkilinin murisi ...nin davalıların murisi Guğa'nın mirasçılarından dava konusu 302 ve 481 numaralı parsel sayılı taşınmazları 22.07.1966 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, zilyetliğin teslim edildiğini, tapuda devir işlemlerinin yapılabilmesi için çoğu mirasçı tarafından 1986 yılında ...'e vekaletnameler verildiğini, 1966 yılından itibaren ihtilafsız şekilde malik sıfatı ile ...’in zilyet olduğunu, ölümünden sonra da müvekkilinin zilyet olduğunu, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğunu, 1966 yılından itibaren 2014 yılına kadar tapuda intikal işlemi yapılmadığını, zamanaşımı süresinin dolmasından sonra yapılan intikallerin hukuki geçerliliği bulunmadığını, davalı mirasçıların 1966 yılından itibaren dava konusu taşınmazlarda mülkiyet iddiasında bulunmadıklarını, zilyet olan ...nin ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan taksime göre dava konusu taşınmazların müvekkiline isabet ettiğini, bu nedenle müvekkili adına tescil davası açıldığını belirterek, TMK'nın 713/2 nci maddesine göre davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı talep yönünden zamanaşımı def'i olduğunu, davanın dayanaksız olduğunu belirterek ... yönünden davanın reddini savunmuş, ..., ......ve ... yönünden ise davanın getireceği külfet ile ilgilenmek istememeleri gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. 2. Davalılardan ...,...,..., ..., ..., ... ve...vekili cevap dilekçesinde, davacı murisi ...’e verilen vekaletnamelerin yalnızca intikal işlemlerinin yapılması amaçlı olduğunu, sonrasında bir kısım davalının ...’i azlettiğini, ...’in ölümü ile vekaletname geçerliliğini yitirdiği için müvekkillerinin azil gereği duymadığını, kayıt maliki ... kimlik bilgileri hatalı olduğu için verasetteki sorunların çözülmesinden sonra intikal işlemlerinin yapıldığını, ...’e zilyetliğin devredilmediğini, davacı yönünden kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Davacı murisi ...nin diğer mirasçıları olan ve davalı olarak gösterilen ... ve ... beyanlarında, muris babaları ...nin sağlığında mirasını taksim ettiğini, taksim sonucunda dava konusu taşınmazların davacıya isabet ettiğini, dolayısıyla açılan davayı kabul ettiklerini belirtmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, dinlenen tanıkların ifadeleri davalı ... ve ...'nin beyanları ve kabulleri birlikte değerlendirildiğinde davaya konu taşınmazların mülkiyetini olağanüstü zamanaşımına dayalı olarak kazanan muris ...nin ölmeden önce çocukları arasında miras paylaşımı yaptığı, davaya konu taşınmazların ...'ye verildiği ve ...nin 08.02.2007 tarihinde ölümünden sonra bu taşınmazların davacı tarafından kullanıldığı ayrıca açılan davanın bir kısım davalılar tarafından da kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda, taraf teşkilinin sağlanmadığını, mahkemece olağanüstü kazandırıcı zamanaşımının oluştuğu tarih aralığının 22.07.1966–22.07.1986 şeklinde kabul edildiğini, zilyetliğin başlangıç tarihinin ispatlanmadığını, ayrıca davacının malik sıfatı ile zilyet olması için başkasının üstün hakkını tanımaması gerektiğini, davacı murisi ...’in 22.07.1986 tarihinde aldığı vekaletnameler ile vekaletname veren davalıların mülkiyet hakkını tanımış olduğunu, ayrıca 23.07.1986 tarihinde dolması gereken 20 yıllık sürenin de 22.07.1986 tarihinde kesildiğini, davanın ispatlanmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kayıt maliki...nın 1934 tarihinde öldüğü, davacı ve mirasbırakanı ...'in 19.11.2014 dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğu, dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kaydının 13.08.2014 tarihine kadar intikal görmediği ve kayıt malikinin ölüm tarihinden dava tarihine kadar kanunda belirtilen 20 yıllık kazanma süresi ve koşullarının davacı lehine oluştuğu, davalıların taşınmazlarda bir kullanımının da olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle bir kısım davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf başvurusunda ileri sürmüş olduğu sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK'nın 713/2 nci maddesinde belirtilen ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Davacı 19.11.2014 tarihinde açtığı davanın dava dilekçesiyle; dava konusu Kocaeli İli,... İlçesi,... Köyünde bulunan eski 481, yeni 302 parsel sayılı taşınmazın zilyedi bulunduğunu belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713 ve devamı maddeleri uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adına tescilini talep etmiştir. Dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre; taşınmazın 1437.m2 miktarlı, bahçe niteliğinde olduğu, 31.12.1954 tarihinde tapulama işlemiyle ... kızı ... adına tescil edildiği, 6.1.2014 tarihinde isim tashihi yapıldığı, 13.8.2014 tarihinde ise intikal gördüğü anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmaz kadastrosu yapılmış, sınırları ve malikleri belirlenerek çapa bağlanmış tapulu bir taşınmazdır. Kadastrosu yapılmış ve çapa bağlanmış tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlikle edinilmesi mümkün değildir. Kural bu olmakla birlikte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/2. maddesi, mülkiyet hakkını ihlal edecek şekilde yanlış yorumlanarak, tapulu taşınmazların bazı hallerde zilyetlikle kazanılabileceği yönünde mahkemelerce kararlar verilmesi üzerine, ilgili hüküm Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanacağı güne kadar yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir. Dairemizin bu tür davalarla ilgili verdiği 30.03.2022 tarihli Esas 2021/6908, Karar 2022/2465 sayılı kararında yer alan çoğunluk görüşündeki gerekçeler nazara alınarak, davanın esastan reddedilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının bozulması görüşünü savunduğumdan, sayın çoğunluğun hükmün onanması kararına katılamıyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5715, K. 2024/5216, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5715-e-2024-5216-k-5f36fda9ba1f